Gözlerimizin Gördüğünden Ötesi…

Gözlerimizin gördüklerinden ötesi, ruhumuzun yeniden doğmasına neden olan derin duygular ve yaşanmışlıklar… Neden mi bahsediyorum, günümüzde birçok sinema filmine, tiyatro oyununa, reklam filmine, afişlere, gazetedeki haberlere sinmiş olan ‘’Katarsis Etkisinden’’ bahsediyorum. Aristoteles’in ‘’Poetica’’ eserinde bahsi geçen bu arınma etkinliği günümüzde hayatımızın her alanında karşımıza çıkmaktadır. Bu ruhsal arınma duygusu bizi eylemlere yöneltirken aynı zamanda da kendi hayal ettiği dünyayı bize ferahlatıcı olarak göstererek arzularımız doğrultusunda bizi bu arınma havuzunun içine çekmektedir.

Bu düşünce psikolojinin etkin bir biçimde sanata yönlendirilmesi ile ortaya çıkmıştır. Antik Yunan’da tragedya oyunlarında sıkça bu etki kullanılmıştır. İzleyici üzüntü verici durumlar karşısında kendisini oyuncunun yerine koyarak ya da duygusal olarak; ağlayarak veya gülerek bu arınma ve rahatlama durumuna bürünmüştür. Bu katarsis etkisi daha sonra özellikle savaş ve seçim dönemlerinde kullanılmıştır. İlk zamanlar tiyatro ve afişlerde kullanılan katharsis etkisini 2.Dünya Savaşı döneminde Nazi Almanya’sında etkin olarak kullanılmıştır. A. Hitler’in yardımcılarından J. Goebbels tarafından propaganda unsuru içeren kısa filmler, afişler ve toplantılar yapılmıştır. Bu süreç zamanla etkin hale gelerek zamanla sinema filmlerine yansımaya başlamıştır. ‘’Ölü Ozanlar Derneği’’, ‘’ V For Vendetta’’, ‘’Esaretin Bedeli’’ gibi sinema filmlerinde katharsis etkisi sıkça filmin senaryosuna dokunmuştur. Biz bunu nereden mi anlayacağız ya da nereden mi anlıyoruz? Bir sinema filmini izledikten sonra , ‘’zaman nasıl geçti anlamadım’’, ‘’çok sürükleyici bir filmdi, hiç sıkılmadım’’, ‘’film resmen beni anlatıyordu’’ gibi buna benzer cümleler kullanabiliyor ve bu durumda bulunabiliyorsak; işte o filmlerde katharsis etkisi vardır. Hadi bu cümleleri geçtim hiç yokmuşlar gibi davranalım. Filmde kişiyi en iyi özetleyen bir sahne dahi varsa dahi işte bu durumda da katarsis etkisine maruz kalmış oluyoruz.

İnsan her zaman görme ihtiyacını gözleriyle giderecek diye kesin bir kural yoktur tabiatta. Yaygın teknolojinin ve katarsis gibi birçok psikolojik ve felsefi düşüncelerin bilinçaltımıza kazındığı günümüzde nerde ne zaman ne hissedeceğimiz elimizden alınıyor olsa da bu psikolojik ve felsefi düşüncelerin sinemaya renk kattığı kesin bir bulgudur. Sözlerimi gözlerimizin gördüğünden ötesi, ruhumuzun yeniden doğmasına neden olan derin duygular ve yaşanmışlıklar diyerek açmıştık. Kapanışımızı da, arınmak sadece kalıplara ve bilgilerin arasına sıkıştırılarak gerçekleşmez, unutmayalım insanda birikim yoksa arınmada gerçekleşmez…

Gökhan Kuloğlu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir