İçimizden Biri ”Sinema”

Kimi zaman uykumuzun gelmediği geceler de yanımızda oldu, kimi zamansa bir salonda çıkıverdi karşımıza. Aslında hep hayatın içindeydi o. Bir şerit gibi akıp geçti gözümüzün önünden. Teknik ekipmanlar kullanılarak önümüze sunulmasına gerek dahi yoktu.
Patlamış mısırın sıcaklığı değildi, o içimizdeki derinlere saklanmış hislerin, düşüncelerin haykırışıydı aslına bakarsak. Kimi zaman yüzyıllardır var olan düzeni eleştirdi, bizim için savaştı, yeri geldi bizim savunamadığımız haklarımızı savunmak isterken mahkum düştü. Ama hep yanımızda olmak, varlığını bize hissettirmek, hayatımıza bir şeyler katmak istedi. Evet sinema, düşüncelerin haykırılmış hali. Bastırılmış duyguların, üzeri kapatılmış gerçeklerin, dünyadaki sırların yansıdığı ayna… Kim bilir yaşadığımız süre boyunca gözümüzün önünden kaç sinema filmi geldi geçti. Kaç filmde duygusallığa kapıldık, kaçında ‘’ben bu düşünceye katılmıyorum bence abartmışlar’’ dedik, kim bilir kaçında gülerken ruhen yenilendik kim bilir…
Gölge gibi karşımıza dikilen hayatları cızırtılar içinde bize sunmaktan kaçınmadı. Kimi zaman ‘’beni anlatıyor, benim hayatım ‘’ diye haykırmak geldi içimizden; çünkü bizim hayatımız kesit olarak karşımızdaydı. Tabi ki de film dedik tabi. Sonra ufak bir tebessüm ile geçiştiriverdik. Kimi zaman yeni aşklara tanıklık etti film bantları arasına sıkıştırılmış hayatlar. Belki ön sıralarda belki arka sıralarda… Belki de ilk öpüşmelere, ilk aşk sözlerine, belki ilk kez el ele tutuşmalara şahitlik etti. O kadar sıcak ve yakındı bize… Belki biz fark edemedik; belki de fark etmek istemedik. Ta ki sevdiğin varlıktan koptuğun zaman o film sahnesini görüp sevdiğini hatırlayana dek fark edemedik sadık dostumuzu…
Mutlu sonlar ya da mutsuz sonlar tayin etmedi kaderini yıllarca. Aksine onun uğrunda ona değer gösteren seyircileri tayin etti kaderini… Bazen karakter isminin önüne geçti, bazense ismi yuttu karakterleri. Sadece ismini hatırlayabildik. Karakterlere ya da yönetmene saygısızlığımızdan değil, kapıldığımız büyüden dolayı.
Evet şimdi yine film bandı gözümün önünden geçiyor. Düşünüyorum çok zaman geçmesine rağmen ölümsüz kılmak istediğim düşüncelerim olsun isterdim diye kanaate vardım. İşte bir sinema filmi kocaman bir hayat, kocaman bir yaşanmışlık…
Gökhan Kuloğlu
