Yüzüklerin Efendisi / Lord Of The Rings Serisi


Yüzüklerin Efendisi / Lord Of The Rings

Yüzüklerin Efendisi:Yüzük Kardeşliği, Peter Jackson’un yönettiği Yüzüklerin Efendisi üçlemesinin birinci filmidir ve 2001 yılında gösterime girmiştir. J. R. R. Tolkien’in aynı adlı fantezi roman üçlemesinin birinci kitabından uyarlanmış olan film, üçlemenin sırasıyla diğer iki filmi olan İki Kule ve Kralın Dönüşü filmleri ile eş zamanlı olarak, Yeni Zelanda’da çekilmiştir. Birleşik bütçeleri yaklaşık 270 milyon $ olan filmlerin çekimleri 15 ay, çekim sonrası aşamaları da yaklaşık bir yıl sürmüştür. Kitapta çok sevilen Tom Bombadil karakterinin Yüzük Kardeşliği filmine aktarılmayışı Yüzüklerin Efendisi hayranlarını üzmüştür. Yüzük Kardeşliği Filminin toplam uzunluğu 178 dk (208 dk.lık özel gösterimde vardır) Film 93 milyon $ a bütçe ile çekilmiştir ve tüm dünyada 870,761,744 $ doları gişe hasılatı yakalamıştır.
Yüzüklerin Efendisi: İki Kule
, Çok iyi eleştiriler almış olan Yüzüklerin Efendisi: İki Kule, dünya çapında 900 milyon $ gibi olağanüstü bir gişe hasılatıyla, gösterime girdiği zamana göre tarihin dördüncü en başarılı filmi olmuştur. Filmde çok güzel sahneler var.Orta Dünya’nın kaderini belirleyecek savaşların ilki olan Miğfer Dibi Savaşı bu filmde. Film ilk filmden kaldığı yerden devam ediyor. Frodo ve Sam Mordor’un Kara Kapılarına ulaşmaya çalışırken yeni bir yol arkadaşı ediniyorlar. Saruman daha da güçleniyor. Diğer iki minik Hobbit Saruman’ın Uruk-Hai’lerinin elinden kurtulabilecek mi? Kardeşik bozuldu ve kalanlar Gandalf’sız ne yapacak?Karanlık yana geçmiş Ak Saruman’ın yaptıkları yanına mı kalacak? Miğferdibi savaşını Rohan mı yenecek? Saruman mı? Film 179 dk. uzunluğundadır (223 dk.lık özel gösterim filmide vardır).

Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü, Üçlemenin son filmidir. 2003 yılında gösterime girmiştir. Film ilk iki film gibi büyük başarı yakalamıştır ve 1,119,110,941 Amerikan doları gişe hasılatı yapmayı başarmıştır. Filmin uzunluğu 201 dk.dır(252 dk.lık özel gösterimde mevcuttur…

Yüzüklerin Efendisi Oyuncuları

Elijah Woo- Frodo Baggins
Sean Astin-Sam Gamgee
Ian McKellen-Gandalf – Gri
Orlando Bloom-Legolas
Billy Boyd Peregrin-‘Pippin’ Took
Dominic Monaghan-Meriadoc “Merry” Brendibadesi
Sean Bean-Boromir
John Rhys-Davies Gimli
Viggo Mortensen-aragorn
Christopher Lee-Saruman
Lawrence Makoare-Sauron
Hugo Weaving-Elrond
Cate Blanchett-Galadriel
Liv Tyler-Arwen
Ian Holm-Bilbo Baggins
Lawrence Makoare-Lurtz

Karekterler :

Frodo Baggins : Frodo Baggins, Shirelı bir hobbit ve “Yüzük Taşıyıcısı”dır. Üçüncü Çağ 2968’de doğan Frodo, Drogo Baggins ile Primula Brandybuck’ın oğludur. Çocukluğunda yetim kalan Frodo, kuzeni Çıkın Çıkmazı’nda yaşayan Bilbo Baggins tarafından evlat edinilmiştir. Bir Hobbit için pek maceracı olan Frodo, aynı zamanda çok iyi bir eğitim almıştı ve hem bir şarkı yazarı hem de Elf gelenekleri ile dili konusunda uzman sayılırdı. 3001 yılında Bilbo gizemli bir biçimde Shire’ı terk ettiğinde, Çıkın Çıkmazı ile birlikte Tek Yüzük de Frodo’ya miras kaldı. 3018 yılında Büyücü Gandalf yeniden ortaya çıkarak Frodo’yu Yüzük Seferi’ne yolladı; Gandalf önce Frodoyu Sıçrayan Midilli Han’ında bekliyordu ancak Gandalf Saruman tarafından alıkoyuldu Frodo hana varınca Gandalf’ı orada bulamadı. Orada onları Gandalf’ın dostu olan Yolgezer yani Aragorn buldu ve onları Ayrıkvadi’ye götürmek için yola çıktı.Frodo ona güvendi ve Ayrıkvadi’ye doğru yola çıktılar.Bir hayli yol kat ettikten sonra Aragorn Frodo ve diğerlerini dinlenmek için Amon Sul Kulesi’ne götürdü.Aragorn etrafı kollamaya gittiğinde Frodo uyumuştu, Sam, Merry, Pippin yemek yemek için ateş yakmışlardı ki Frodo birden uynanıp ateşi söndürdü tam o anda Kara Süvari’ler onları farketti ve Nazgûl ‘lerin lideri Angmarlı Cadı Kral onu zehirli Minas Morgul hançeriyle bıçakladı.Tam o sırada Aragorn 9 süvariyle baş edip , Frodo ve diğerlerini kurtardı. Elf Prensi Glorfindel ve elf yardımcıları yetişip Frodo’yu iyileştirmesi için babası Elrond’a götürdüler. Ayrıkvadi deki yüce divana Frodo da katıldı ve yüzük kardeşliğinin bir üyesi oldu. Daha sonra yolculuğa devam ettiler Moria Madenleri’nden geçerken büyücü Gandalf’ı kaybettiler daha sonra da Boromir’i…Merry ile Pippin kaçırıldı,Aragorn,Legolas ve Gimli onları takip ettiler.Sam ise onu hiç yalnız bırakmadı. Tam Mordor’a gidecekken Faramir,Frodo,Gollum ve Sam’i esir alınca bile…Frodo Mordor yolunda devasa bir örümcek tarafından zehirlendi ve Sam,Frodo öldü sanıp yüzüğü ondan aldı.Ama orklar onları esir aldı.Frodo yüzüğü yok ettikten sonra Shire’a geri döndü. Sonra da ölümsüz diyar Aman’a yelken açtı.

Gandalf: Gandalf, bir İstari ya da Orta Dünya Büyücüsüdür. Ölümsüz Topraklarda Gandalf, Olórin adlı bir Maia ruhuydu ve Rüyaların Efendisi Namo’nun bahçelerinde yaşıyor ve sık sık Merhametli Nienna’yı ziyaret ediyordu.

Güneşin Üçüncü Çağının 1000. yılında Istari ya da Orta Dünya’ya gönderilen 5 Büyücüden biri olmak üzere seçildi. Batı dillerinde Gri Gandalf, Elf dilinde Mithrandir ya da “gri gezgin”, Cüce dilinde Tharkûn ve Harad dilinde de Incánus adıyla tanınıyordu. Dış görünüşü, büyük bir pelerin ile sivri uçlu bir şapka giymiş ve elinde bir asa taşıyan, sakallı yaşlı bir adam biçimindeydi.

Gri Limana vardığında Círdan ona, Narya ya da “ateş yüzüğü”nü verdi. Bu yüzük soğumuş, korkmuş bedenlerin ruhunu tutuşturur ve cesaretlendirirdi. İki bin yıldan uzun bir süre boyunca Gandalf, Orta Dünyada etkisini arttıran kötü güçler ile savaştı.

2941 yılında, Ejderha Smaug’un öldürülmesiyle sonuçlanan Yalnız Dağ Seferinin ilham kaynağı oldu. Bu sefer sırasında Gandalf Glamdring adlı kılıcı, Bilbo Baggins ise Tek Yüzüğü buldu.

3018 yılında Frodo Baggins’in yanına gelen Gandalf, Yüzük Seferini başlattı. Rivendell’de Yüzük Kardeşliğinin lideri olarak seçildi ve Kardeşliği pek çok tehlikeden kurtararak yollarına devam etmelerini sağladı. Bu sırada Khazad-dûm Köprüsü Savaşında, Moria’nın Balrog’u ile yaptığı ölümcül mücadelede kayboldu. Fakat Büyücünün ruhu, hiçbir silahtan zarar görmeyen ve ışık saçan Ak Gandalf olarak dirildi. Böylece Ak Saruman’ın ünvanı elinden alınmış oldu.

Yüzük Savaşında, Gölgeyele (Shadowfax) adlı atını süren Ak Gandalf her yerdeydi: Rohan Kralı Théoden’in ilham kaynağı, Isengard’da Saruman’ın sonunun hazırlayıcısı ve Minas Tirith kapılarında Cadı Kralın durdurucusu hep o oldu. Yüzük Taşıyıcısı Tek Yüzüğü yokederken, Gandalf Mordor’un Kara Kapısı önünde Batı Ordusunun komutanları ile birlikteydi.

Savaştan sonra Gandalf, Arnor ile Gondor’un yeniden birleşmesini sağladı ve 3021 yılında Yüzük Koruyucularının Son Yolculuğuna katılarak Ölümsüz Topraklara döndü.

Aragorn: Aragorn : Aragorn, Üçüncü Çağ 1 Mart 2931’de, Arathorn ve Sarışın Gilraen’nin oğlu olarak doğdu. Henüz iki yaşındayken babası orklar tarafından öldürüldü ve Dunedain reisi ve Isildur’un varisi oldu. O ve annesi Ayrıkvadi’de Elrond’un gözetiminde kaldılar.

Aragorn’un gerçek kimliği öğrenildiği takdirde düşman tarafından hedef haline geleceğini bilen Ayrıkvadi elfleri Dúnedain’in düşmanlarından saklı kalması için kendisine, umut anlamında Estel adını taktılar. Yirmi yaşlarında ve Efendi Elrond’un oğullarıyla çıktığı maceralarda yiğitliğini kanıtladıktan sonra ona gerçek neslini ve ismini açıkladılar. O zaman Elrond ona Isildur’un varislerinin nesilden nesile taşıdığı aile yadigarları olan Barahir’in Yüzüğü’nü ve Elendil’in Kılıcı Narsil’in kırık parçalarını verdi. Ama Annúminas’ın Asası’nı, onu hak edene kadar alıkoydu.

Ertesi gün Aragorn Ayrıkvadi’nin bahçelerinde gezinirken Arwen’le karşılaştı ve onu ilk gördüğünde -hakkında birçok hikâye dinlediği- Lúthien Tinúviel’i gördüğünü sanarak büyülendiğini düşündü. Arwen’in güzelliğine, kadim bilgisine aşık oldu. Ama aşkı uzun süre karşılıksız kaldı. Çünkü Arwen yüzyıllar görmüş bir elf kızı, Aragorn ise henüz daha çok genç bir ölümlü insandı.

Ayrıkvadi’den ayrıldı ve Orta Dünya’nın yabanında otuz uzun yıl süren yolculuğuna başladı. Bu zaman süresince Sauron’un faaliyetlerine karşı mücadele etti.

Bu dönemde Gandalf’la dost oldu. Rohan Hükümdarı ile birlikte Thorongil takma adıyla Gondor’a gizlilik içinde hizmet etti. Görevleri sırasında yolu onu uzak Batı’ya ve Sauron’nun hizmetkarlarının yollarını öğrendiği Doğu’ya sevketti.

Gondor’dayken Umbar’a doğru küçük bir filoya liderlik etti ve orada korsanların birçok gemisini yaktı ve kişisel olarak Liman Kaptanı’nı yıktı.

Kırkdokuz yaşına geldiğinde Aragorn, elf krallığı Lothlórien’de dinlenmek istedi. O bilmemesine rağmen Arwen bir süreliğine Lórien’e gelmişti ve burada tekrar karşılaştılar. Aragorn, geçen uzun yıllar boyunca büyük bir endam ve güce erişmişti ve bir elf beyi gibi görünüyordu. Arwen bu görüşünde Aragorn’a aşık oldu ve Yazortası Arifesi’nde, Cerin Amroth tepesi üzerinde bağlılıklarına dair birbirlerine söz verdiler. Ve aşkının göstergesi olarak, Aragorn Arwen’e Barahir’in Yüzüğü’nü verdi.

Her ne kadar Arwen’in babası ve Ayrıkvadi efendisi Elrond buna çok üzülse de, Aragorn ve kızı arasındaki sözü duyduğunda tepki göstermedi. Bir yarı elf olması ve -ölümlü olmayı seçen- erkek kardeşi Elros’un İkinci Çağ’da ölmesi, Elrond’a Aragorn-Arwen aşkının sadece büyük bir kederi doğuracağını düşündürüyordu.

Kızının bir insanla evlenmesini kabul etmedi, ta ki Aragorn yeniden kurulan Gondor-Arnor Birleşik Krallığı’nın kralı oluncaya kadar. Arwen’in bundan daha azına ölümsüzlükten vazgeçmesini istemiyordu. Bunun üzerine Aragorn yabana döndü ve aslında krallıkta gözü olmamasına rağmen Dúnedain’in bir zamanlar kurmuş olduğu ve Angmarlı Cadı Kral tarafından yıkılan Gondor-Arnor Birleşik Krallığı’nı tekrar kurmak için araştırmalar yaptı.

Onyıllarca dolaştı. Ü.Ç. 3001 yılında Gandalf, Gollum’un aranıp yakalanmasında Aragorn’dan yardım etmesini istedi. Onu arama işi bir süre umutsuz ve sonuçsuz gitti. Üçüncü Çağ 3009 civarında Gollum’u Anduin Vadisi ve Kuyutorman’da arıyordu. İzler Aragorn’u Mordor’a yöneltti ve sonunda Ü.Ç. 3017 yılında Gollum’u Ölü Bataklıklar’da yakaladı. Onu Gandalf’ın sorgulaması için Kuyutorman’daki yeşil elflerin kralı -ve Legolas’ın babası- Thranduil’e götürdü.

Daha sonra Aragorn, Yolgezer olarak bilindiği Eriador’un yabanında, bir kolcu olarak birçok yıl geçirdi. Zamanının en usta avcısı haline geldi ve düşmanların tuzaklarına yakalanmama işinde daha da ustalaştı. Yüzlerce millik alanı ve buralarda yaşayan insanların hemen hepsini çok iyi biliyordu. Yüzük Savaşı’ndan bir yıl önce, zamanının çoğunu -hobbitlerin diyarı- Shire sınırına gözcülük ederek geçirdi.

Gandalf onu Frodo’nun seyahati hakkında bilgilendirmişti, Gildor’dan hobbitlerin Shire’dan ayrıldıklarını öğrendiğinde, Bree’de Sıçrayan Midilli hanında onları bekledi. Onlara Kara Süvarilerin saldırılarından korunmalarında yardım etti. Bunun ardından Bree ve Ayrıkvadi arasında gidecekleri uzun yol boyunca sahip olduğu tüm bilgi ve birikimi tüm zorluklara ve Kara Süvarilere karşı kullandı.

Fırtınabaşı’nda Nazgûl’ün saldırısına uğradılar. Nazgûl Efendisi zehirli Morgul bıçağı ile Frodo’yu yaraladı. Kadim iyileştirme tekniklerindeki engin bilgisini kullanan Aragorn, Athelas’ı buldu ve Frodo’nun yarasının etkinliğini yavaşlattı. Sahip olduğu kolcu özellikleriyle, Ayrıkvadi yolculuğunda hobbitler için ne kadar önemli ve gerekli olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Ayrıkvadi’de Elrond’un Divanı’na katıldı ve Yüzük Kardeşliği’nin bir üyesi seçildi. Ama kardeşliğin diğer üyeleri yolculuk için dinlenip hazırlanırken o, Elrond’un oğullarına katılarak, Tharbad’ın uzak güneyindeki Gri Sel Nehrindeki görevlerine öncülük etti. Döndüğünde, Elendil’in kılıcı Narsil’in kırılmış parçaları tekrar dövüldü ve Aragorn ona Batı’nın Alevi anlamında Anduril adını verdi.

Caradhras’ta, Kızılboynuz Geçidi’nin kullanılması imkânsızlığını kanıtladığında, cüce Gimli Moria’ya girilmesini teklif etti. Aragorn, daha önce oraya girmiş olduğundan, Moria’nın kullanılmasına karşı çıktı. Ama Gandalf’ın liderliğine boyun eğdi. Büyücü Khazad-dum Köprüsü’nden düştüğünde, Aragorn kardeşliğin lideri oldu, onları Galadriel’in ülkesi Lothlorién’e götürdü.

Lorién’den sonra Gandalf’ın ne gibi bir yol izleyeceğini bilmediklerinden, Aragorn grubu botlarla Parth Galen çayırlarına, Amon Hen tepesinin eteklerine getirdi ve burada kısa süreliğine konakladılar. Bu sırada Saruman tarafından gönderilmiş bir uruk birliği onlara saldırdı. Frodo Baggins ve Samwise Gamgee kaçtı ama Merry ve Pippin -Yüzük’ü taşıyan hobbitler oldukları düşünülerek- esir alındılar. İki hobbiti kurtarmaya çalışan Boromir, Uglúk liderliğindeki uruk okçu birliği tarafından katledildi. Aragorn Gondorlu yoldaşını kurtarmak için geç kalmıştı ve bu yüzden kafileyi Amon Hen’e getirmekten büyük bir pişmanlık duydu.

Boromir’in bedenini elf kayıklarından birisiyle Anduin’in sularına bıraktılar ve geriye kalan -kendilerine taktıkları isimle- Üç Avcı (Aragorn, Legolas, Gimli) yakalanmış hobbitleri kurtarmak için Rohan’ın bozkırında urukları takibe başladılar ve Frodo-Sam ikilisini Mordor yolunda kendi çabalarına terketmek zorunda kaldılar. Üç avcı günlerce takip etti ama Isengard’a giden uruklara yetişemediler. Bununla birlikte, uruk birliği Rohanlı Eomer’in komutasındaki Rohirrim birliği ile karşılaştılar ve kuşatıldılar. Hepsi katledildi ve hobbitler çatışma esnasında Fangorn ormanına kaçmayı başardı. Üç Avcı, hobbitlerin Fangorn’a girdiğini anladı ve Fangorn’a daldı. Burada Moria’da kaybettikleri Gri Gandalf’ın Ak Gandalf olarak karşılarına çıkmasıyla şaşkına döndüler. Büyücü onlara hobbitlerin entlerin lideri Ağaçsakal’la birlikte güvende olduklarını söyledi ve kendisiyle birlikte Rohan’ın başkenti Edoras’a gelmelerini istedi.

Aragorn Miğferdibi Savaşı esnasında, surlarda tek başına düşman ordusuyla karşı karşıya gelerek ve birçok uruk öldürerek çok cesur bir savaşçı olduğu kanıtladı. Sonra Orthanc’a giderek buradaki palantiri Saruman’dan aldılar. Geri alınmasından sonra Aragorn Borukent Kalesi’ne geri döndü ve taşın gerçek kullanıcısı olarak onu kendi isteği doğrultusunda kullandı ve kendini Sauron’a gösterdi. Aragorn palantirde, Gondor’un güney sahillerine yaklaşmakta olan Umbarlı korsanların filosunu gördü. Aragorn, düşman ordusunun büyüklüğünü gördüğünde, Ölülerin Yolu’na giderek Ölü Ordu’yu (ya da Ölüler Ordusu) toplamanın gerekliliğini anladı.

Korkusuzca Ölülerin Yolu’ndan geçti ve Erech Taşı’nda daha önce Dúnedain’e verdikleri sözlerinden dönen hainlerin ruhlarını çağırdı. Hayalet Ordu onu Pelargir’e kadar izledi, en sonunda onu geçerek Umbar’ın gemilerini ele geçirdiler ve korsanları def ettiler. Aragorn ve liman halkı gemilere bindiler ve Anduin’in sularında Gondor’un başkenti Minas Tirith’e yöneldiler.

Aragorn Gondor filamalı Umbar gemileriyle savaşın gidişatını değiştirdi ve çayırların ortasında Eomér’le buluşarak, Pelennor Çayırları Savaşı’nı zafere taşıdı. Vekilharç kendisini çağırana kadar Minas Tirith’e kral olarak girmek istemediği için, oraya kolcu şeklinde girdi. İlk iş olarak yaralı haldeki Faramir, Eowyn ve Merry’yi iyileştirmek üzere Ak Şehir Minas Tirith’in Şifa Evlerine yöneldi.

Mordor’un Kara Kapısı’nın önünde Aragorn, Sauron’un Ağzı ile tartıştı ve büyücüyü kısa bir savaşla yendi. Sauron’un Ağzı’nın geriye çekilmesi ve Sauron’un Ordularının Morannon’dan dışarı çıkmasıyla, Aragorn emrindeki orduların sabrı, kartalların yardımı ve Yüzük’ün yok edilmesiyle savaş kazanıldı.

Sonunda Sauron yenilmiş ve Kralın Dönüşü gerçekleşmişti. Aragorn ve galip gelen ordu Minas Tirith’e döndü ve orada ona Kral Elessar olarak Gandalf tarafından taç giydi. Elfçe’de Yolgezer anlamına gelen Telcontarı kendisine soyisim olarak aldı. Ardından Arwen ve Elrond geldiler. Elrond ona verdiği sözü tuttu ve Yazortası Arifesi’nde Üçüncü Çağ 3019’da Aragorn ile Arwen evlendiler. Daha sonra, Arwen’in babası Elrond da dahil bütün elfler Orta Dünya’yı terkettiler.

Elessar olarak Gondor ve Arnor Yeniden Birleşmiş Krallığı’nı uzun süre idare etti. Ve Arwen ona bir Eldarion adını verdikleri bir erkek çocuk verdi.Eldarion aynı zamanda babası Aragorn dan sonra bilinen kaynaklara göre Gondorun son kralı olmuştur ve babasının birçok lakabı ona benzerliğinden dolayı ona geçmiştir.Aragorn bizzat oğlu Eldarion’u,kendi birikimleri ile eğitip gerçek bir kral yapmıştır.Aragorn genç bir karekter gibi görünsede uzun ömür bahşedilenlerden olduğu için Miğfer Dibi muharebesinden önce Rohanlı Teoden’in yeğeni Eowyn’le yaptığı konuşmada 87 yaşında olduğu bilgisi açığa çıkmıştır.

Legolas :  Legolas, Tolkien Evreninde bir hayali kahramandır. Ağaçlık Bölgenin Elf prensidir.

Adı “yeşil yaprak” anlamına gelen Legolas, Kuzey Karanlık Ormanın Ağaçlık Bölgesinin Sindar Elf Kralı Thranduil’in oğludur. Güneşin Üçüncü Çağının 3019. yılında Legolas, Yüzük Kardeşliği’nin bir üyesi haline geldi. Keskin Elf gözleri, ormanlık alanlardan edindiği deneyimleri ve ölümcül yayı,hızı ve zekası ile, Kardeşliğe maceralarında büyük destek oldu. Özellikle yakın dövüş, uzak dövüş arasındaki şaşırtıcı hızlı geçişlerle etkili bir dizi çatışma çıkartmıştır.

Daha sonra Yüzük Kardeşliği’nin üyelerinden biri oldu. Önce Caradras geçidine gittiler. Daha sonra Gandalf’ın liderliğindeki grupla Moria yoluna gitti. Moria’da hızlı ok atışları keskin elf gözleriyle kardeşlik üyelerine büyük yardımı dokundu. Gandalf kaybolduktan sonra Aragorn ve diğerleriyle Lortlorien’e gitti. Orada Galadriel’den kırılmaz elf yayını aldıktan sonra Aragorn’un liderliğinde Amon Hen’e gitti ama onun içinde bir şüphe vardı. Bunu Aragorn’a söyledi ama Aragorn onu dinlemedi. Amon Hen savaşının ardında kardeşlik bozuldu. Boromir öldürüldü. Merry ve Pippin kaçırıldı.Frodo ve Sam onlardan ayrılıp Mordor’a gitti. Merry ve Pippin’i kurtarmak için Urukların peşine düştüler.

Boromir’in ölümü ve Kardeşliğin bozulmasından sonra Legolas, Cüce Gimli ve Aragorn ile birlikte boynuzkenti (Hornburg) Savaşına katıldı. Bu üçlü, Ölülerin Geçitlerinden geçerek Pelargir’deki Korsan gemilerini ele geçirdiler ve gemilerle Pelennor Düzlükleri Savaşına katıldılar.

Savaştan sonra Legolas, Ithilien’de bir Ormanlık Bölge Elfleri kolonisi kurdu. Dördüncü Çağın 120. yılında Aragorn’un ölümünün ardından Legolas, arkadaşı Cüce Gimli ile birlikte Ölümsüz Topraklara doğru yelken açtı. Hiçbir zaman dönmedi.

Boromir : Boromir (3.Çağ 2978-3.çağ 3019) Tolkien Evreninde Hayali Kahraman.

Babası Gondor Vekilharcı Denethor,annesi Dol Amroth’lu prens İmrahil’in kardeşi Finduilasdır.Kendisinden 5 yaş küçük bir erkek kardeşi vardır. (Faramir).Dunedain soyundan geldiği bilinir,isminin anlamı yüksek elfçe de “inançlı mücevher” anlamına gelir. Boromir Minas Tirith’in komutanıdır,şehrini Saruon’un güçlerinden başarıyla korumuştur.Osgiliath zaferinden sonra,bir çok rüya görür,rüyaları yüzük taşıyıcısı,tek yüzük ve isildur’un varisi ile ilgili şifreler içerir.Boromir bu rüyalardan yola çıakrak kafasındaki soruların cevabını bulmak için Minas Tirith’den 3018’in 4 Temmuz günü Ayrık Vadi’ye ,Elrond’u görmek üzere halkı için tüm tehlikeleri göze alarak yola çıkar.Çünkü gördüğü rüyalar halkını tehdit eden tek yüzükle ilgilidir. Gerekirse halkı için tek yüzüğü Minas Tirith’e getirmeye razıdır. Ayrık vadiye vardığında Elrond onu da kurduğu divana çağırır,ve bunun sonucu Yüzük Kardeşliği’ne dahil olur.Yolculuk boyunca gücü,cesurluğu,tecrübesi ile gruba çok yardımı dokunur,yüzük taşıyıcısı ile arası çok iyi olmaz çünkü yüzüğün gücü onu çekmektedir. Ona göre halkının tek kurtuluş yolu tek yüzüğün Minas Tirith’e gelmesidir.Nitekim bu arzusuna yenik düşer; Parth Galen yakınlarında Saruman’ın orclarının saldırısı sırasında,hobbitler;Meriadoc ve Peregrin’i kurtarırken orclar tarafından katledilir.Bu sırada Frodo ve Sam kendilerine farklı bir yol çizmiştir. Legolas,Gimli ve Aragorn Boromir’e kahramanlığı ve şanına yaraşır bi şekilde cenaze töreni düzenlemek isteseler de buna vakitleri yoktur. Bu nedenle onu Lorien’de kendilerine verilen elf kayıklarından birine yatırıp,silahları ve borusu ile 3019’un 26 Şubat’ında Anduin’e emanet ettiler. Daha sonra Faramir aynı ayın 29’unda Boromir’in cenaze kayığını görür.Derler ki Boromir’in cenaze kayığı Anduin’den,denize kavuşmuştur…

Gimli :  Gimli, Erebor’lu bir cücedir. Üçüncü Çağın 2876. yılında Mavi Dağlarda doğan Gimli, Ejderha Smaug’un ölümünen sonra 2941 yılında Erebor’a yerleşti. Gimli’nin babası Glóin, Cüce Thorin’in Yol Arkadaşlarından biriydi. 3018 yılında Gimli babası ile birlikte Rivendell’e gitti ve Yüzük Kardeşliği üyeliğine katıldı. Gimli, Elfler ile dost olan nadir Cücelerdendi. Gerçekten de Lothlórien’e gidişinden sonra Elf Kraliçesi Galadriel’in hatırasına sadık kalarak yanında hep saçından bir tutam taşıdı. En yakın arkadaşı, bir Sindar Elfi olan Legolas idi. Gimli, Boynuz Kalesi (Hornburg) ve Pelennor Düzlükleri savaşlarında ve Mordor’un Kara Kapısında cesurca dövüştü. Savaştan sonra Gimli, Helm’s Deep altında bulunan Parıldayan Mağaraların Lordu oldu. Dördüncü Çağın 120. yılında Aragorn’un ölümüne dek Mağaraların Lordluğunu sürdürdü fakat bu olayın ardından arkadaşı Legolas’a katılarak bir Elf gemisi ile Ölümsüz Topraklara doğru yola çıktı.

Pipin : Peregrin Took, Shire’lı bir Hobbittir . Üçüncü Çağın 2990. yılında doğan Peregrin Took, Shire Şerifinin oğludur. Frodo Baggins’in sadık bir arkadaşı olarak 3019 yılında Yüzük Seferine katıldı. Yüzük Kardeşliği bozulana dek Kardeşlik ile birlikte pek çok macera atlattı ve bu olayın ardından arkadaşı Merry (Meriadoc Brandybuck) ile birlikte Orclar tarafından esir alındı. Şanslı bir biçimde Fangorn Ormanı’na sığınan iki Hobbit, Ent Ağaçsakalı ile karşılaştılar ve Entlerin Isengrad’a saldırmaya ikna edilmesinde önemli rol oynadılar. Daha sonra Gandalf, Pippin’i Gondor’a götürdü ve Pippin burada Gondor’un hizmetine girerek Kale Bekçisi unvanını aldı ve Kral Vekilinin oğlu Faramir’in hayatının kurtarılmasına yardımcı oldu. Mordor’un Kara Kapısı önünde yapılan savaşta Pippin bir Troll öldürerek ün kazandı. Aynı yıl daha sonra Shire’a döndüğünde, Bywater Savaşı’nda dövüştü. Tam tamına yüz otuz beş santimetre boyunda olan Merry ile Pippin tarihteki en uzun Hobbitlerdi; bu boylarını içtikleri Ent İçeceklerine borçluydular. Dördüncü Çağın 14. yılında Pippin, Shire Şerifi oldu ve bu görevini 64 yılına dek sürdürdü. Merry ile birlikte hayatlarının geri kalanını Rohan ve Gondor’da geçirmeye karar verdiler ve burada öldüklerinde büyük bir onurla Kral Mezarlığına gömüldüler.

Merry: Meriadoc Brandybuck, Shire’lı bir Hobbittir (Hobbits). Üçüncü Çağın 2982. yılında doğan Meriadoc Brandybuck, Buck-ülkesinin efendisi Saradoc Brandybuck’ın oğludur. 3018 yılında Merry, Yüzük Kardeşliği’nin dört Hobbit üyesinden biri olarak seçildi. Kardeşlik bozulana dek pek çok macera atlattı ve bu olayın ardından arkadaşı Pippin (Peregrin Took) ile birlikte Isengrad Orclarınca esir alındı. Orc lar Rohirrim’in saldırısına uğradığında iki Hobbit Fangorn Ormanına sığınarak Entlerin Isengrad’a saldırmaya ikna edilmesinde önemli rol oynadılar. Merry daha sonra Rohan Kralı Théoden’in hizmetine girdi. Pelennor Düzlükleri Savaşında kalkan kızı Éowyn ile birlikte Morgul’un Cadı Kralını öldürerek kahraman oldu. Bu olayda neredeyse kendisi de ölen Merry’yi,
Aragorn iyileştirdi. Aynı yıl daha sonra Shire’a geri döndüğünde, Bywater Savaşında dövüştü. Merry daha sonra Estella Bolger ile evlenerek, Buck-ülkesinin efendisi olarak babasının yerini aldı. Tam tamına yüz otuz beş santimetre boyunda olan Merry ile Pippin tarihteki en uzun Hobbitlerdi. Dördüncü Çağın 64. yılında Merry ile Pippin, Shire’dan ayrılarak hayatlarının geri kalanını geçirmek üzere Rohan ve Gondor’a gittiler. Burada öldüklerinde büyük bir onurla Kral Mezarlığına gömüldüler.

Saruman: Güneşin Üçüncü Çağının 1000. yılında Orta Dünyaya beş güçlü Maia geldi. Görevleri Saurona karşı özgür halkları örgütlemek olan bu beş Maia, Orta Dünyaya Valar tarafından gönderilmişti.

İnsan görünümlü bu beş Maiaya Istari adı verilmişti. İkisi mavi elbiseler giymişti, birisi kahverengi pelerine birisi ise gri pelerine bürünmüştü. İçlerinden sadece bir tanesi beyaz giyisiler içindeydi. Bu Istari Undying Landsde (Ölümsüz Topraklar) Demirci Aulenin Maiası olarak bilinen Curinir idi. Sesini büyük bir ustalıkla kullanıyor, Orta Dünyada ki tüm ırklara öğütler veriyor, yardıma muhtaç olanlara yardım ediyordu.

Bilgisinin derinliği yüzünden Elfler (Elves) ona maharetli adam anlamına gelen Curunir ismini vermişti. İnsanlar (Men) ise onu Saruman olarak biliyorlardı. Saruman aynı zamanda Saurona karşı kurulmuş olan Divanın da başı idi. Orta Dünya üzerinde uzun zaman dolaştı, yüzük irfanı hakkında bilgiler topladı ve bu konuda uzmanlaştı. Fakat yüzükler hakkındaki bilgileri arttıkça özgür Orta Dünya halkı ile daha az ilgilenir oldu ve sonunda Isengardda bulunan Orthanc ismiyle bilinen kuleye yerleşti. Saruman Tek Yüzügün yok edilmediğini Orta Dünya üzerinde bir yerler bulunmayı beklediğini biliyordu. Zamanla Tek Yüzüge sahip olma fikri Sarumanda saplantı haline geldi. Gandalf ve Divan üyeleri Sauronun Dol Guldurda tekrar ortaya çıktığından kuşkulandıklarında onları Saruman sakinleştirdi. Dol Guldurdaki kötülüğün Sauron olduğunu biliyordu, fakat Saruman şimdi zorla kendini göstermesine neden olup onun Yüzügü arama sürecini hızlandırmak istemiyordu. Bu nedenle Gandalfa ve Divana engel oldu. Fakat daha sonra Gandalf Dol Guldura tek başına gitti ve bu kötülüğün Sauron olduğu kesinlik kazandı. Aralarında Sarumanın da bulunduğu Divan, Sauronu Dol Guldurdan çıkarttı.

Bundan sonra Saruman daha da içine kapandı. Artık öğüt vermiyor, Divana bile katılmıyordu. Orthancda yüzük ilmini çözmek ve Tek Yüzügü bulmak için var gücüyle çalışıyordu. Fakat tek yaptığı araştırma değildi. Orklardan (Orcs) ve Uruk-Hai ismini verdiği bir ork sınıfından ve Rohanın başına her zaman bela olmuş olan Dunlendingslerden oluşmuş bir ordu kurmuştu. Bu ordudan uzunca bir süre kimsenin haberi olmadı.

Yüzük Savaşı sırasında Saruman kötü niyetini belli etti. Kendisinden tavsiye almak için gelen Gandalfı Ortahanca hapsetti, fakat Gandalf kurtulmayı becerdi. Saruman ordusu Miğferdibi Muharebeside ki Harnburg savaşında yok edilirken Isengardda Entler (Ents) tarafından abluka altına alındı. En nihayetinde Gandalf Orthanca gitti ve Sarumanın gücünü elinden aldı ve hayatını bağışladı. Fakat Sarumanın kötülüğü hala duruyordu. Bu nedenle en nefret ettiği halk olan Hobbitlerin ülkesi Shirea gitti. Bu da onun sonu oldu. Kendisi ve yardımcısı Grima Wormtongue burada öldürüldü.

Elrond: Elrond J.R.R. Tolkien tarafından yaratılmış hayali mekan Orta Dünya’da hayali bir kahramandır. Tam adı Elrond Peredhil’dir. Sindarin’de isminin anlamı yıldız kubbesi’dir. Beren ve Luthien’in torunu, Earendil ve Ak Elwing’in oğludur. Earendil ve Ak Elwing yarı elf olduğu için Elrond’a bir seçim hakkı tanınmıştır. O da kardeşi Elros’un aksine ölümsüz olmayı seçmiştir. Rivendell’in efendisidir. Üç Yüzük’ten biri olan Vilya’nın yani hava yüzüğünün muhafızıdır. Üçüncü çağın sonunda Orta Dünya’dan ayrılarak Deniz’in ötesine geçmiştir.

Arwen : Lady Arwen Undómiel, Tolkien’in yarattığı Orta Dünya’da Rivendell’in Elf prensesi, Yarı-Elf Elrond ile Kraliçe Celebrian’ın kızı olan hayali kişiliktir.

Güneşin Üçüncü Çağının 241. yılında doğan Arwen, döneminin en güzel kızı olarak kabul ediliyordu. Elflerce Akşam Yıldızı olarak biliniyor ve İnsanlar tarafından Undómiel ya da “akşam kızı” adıyla tanınıyordu. Neredeyse üç bin yıl boyunca Rivendell ve Lothlórien’de yaşadı. 2951 yılında Dúnedain krallıklarının veliahtı Aragorn ile karşılaştı ve ona aşık oldu. 2980 yılında sözlendiler fakat Elrond, Aragorn tahta çıkana dek bu evliliği yasakladı. Aragorn’un Yüzük Savaşında yaptıkları, Elrond’un bu şartının yerine getirilmesini sağladı ve Arwen Aragorn’un kraliçesi oldu. Bu Arwen için çok cesur bir seçimdi çünkü evliliği ile tüm ölümlülerin ortak kaderini paylaşmayı da kabul ediyordu. Aragorn’a birkaç kız ile bir oğlu doğurdu ve Aragorn’un Dördüncü Çağın 120. yılındaki ölümüne dek, mutlu ve güzel bir hayat sürdüler. Aragorn’un ölümünü izleyen yıl Arwen, Lothlórien’e giderek, Aragorn ile sözlendikleri Cerin Amroth’da ölmeyi seçti.

Galadriel : Orta Dünya’da bir Elf soylusudur. Lord Celeborn ile beraber Lothlórien’in yöneticisidir. Kendisine Lórien Hanımı, Galadhrim Hanımı veya Ormanın Hanımı olarak hitap edilir. Lothlórien’de ise, sadece GaladrielHanım veya Hanım olarak bilinir. Kraliçe değildir, fakat kraliyet soyundan gelir.

Aslen Artanis(“asil kadın”) ve Nerwen(“erkek-kadın”, gücünden ve yapısından dolayı) olarak adlandırılmıştır. Galadriel, Celeborn tarafından ona verilmiş olan Telerin Quenyası’ndaki adı Alatáriel’in Sindarince’sidir.

Ñoldor ve Eärwen prensi Finarfin’in tek kızı ve en küçük çocuğudur. Valinor’da doğmuştur. Ağabeylerinin adları, Finrod Felagund, Angrod ve Aegnor’dur.

Eregion’a saldırı sırasında, Galadriel’e Üç Elf Yüzüğü’nden Nenya, Su Yüzüğü verilmiştir. Sauron’un gücünün farkında olan Galadriel, Tek Yüzük Sauron’da olduğu sürece Nenya’yı kullanmamıştır. Fakat Üçüncü Çağ’da Tek Yüzük kaybolunca kullanmıştır. Yüzüğün güçleri, Galadriel’in Aynası ile ilişkilendirilebilir.

Dördüncü Çağ’ın başlarında, Elrond, Gandalf ve Yüzük Taşiyicıları Bilbo ve Frodo Baggins ile Orta Dünya’dan ayrılmıştır. Tek Yüzük’ü reddetmesi ona dönme hakkını vermiştir. O vakitte yedi bin yıldan daha yaşlıdır.

Eowyn : Eowyn, Eski Rohan Kralı Thengel’in oğlu kral Theoden’in kız kardeşi Theodwyn’in, ve kocası eski Rohan orduları komutanı Eomund’un kızıdır. Yüzük Savaşı sırasındaki Rohan orduları komutanı ve Rohan’ın üç numaralı yöneticisi Eomund oğlu Eomer’in kız kardeşidir.
Eowyn’in yüzü çok zarif, uzun saçları altından bir nehir gibidir.İnce ve uzundur fakat çelik gibi sert,güçlü bir görünümü vardır;kralların kızıdır.
Kralın oğlu Theodred’in ölümüne ve kralın Saruman tarafından aklının zehirlenişine şahit olmuştur. Daha sonra Ak Gandalf gelip Saruman’ı yenmiş ve Kralı kurtarmıştır. Kral Theoden, halkını Saruman’ın ordusundan korumak için Miğfer Dibi’ne sığındırınca Eowyn, bir kız olduğu için savaşmasına izin verilmemiş ve mağaralarda kadınlarla çocukları korumuştur. Savaş kazanıldıktan sonra büyük kayıplar verilmiş,(Örnek:Kralın Başyardımcısı Hama’nın ölümü) halk çok zor durumda kalmıştır.Eowyn, Aragorn’a aşık olmuş fakat duygularını gizlemiştir.

Sauron bütün ordularını toplayıp Gondor’a saldırmaya hazırlandığında Theoden, ordularını toplayıp yardıma gitmiştir. Theoden, aslında Edoras’ı yönetmeyi Eowyn’e bırakmıştır ama Eowyn gizlice ordunun içine karışmış ve Saklımiğfer adını alarak savaşa gitmiştir.Çünkü Eowyn kadın olmasına rağmen belki de Rohan’ın en iyi savaşçısıdır. Yüzük Kardeşliği’nde olan ve Rohan ordusuna katılan buçukluk Merry’nin de savaşa gitmesi yasaklanmış ve Edoras’ta kalması söylenmiştir.Ama Eowyn savaşa giderken onu da yanına almıştır.

Savaş sırasında Saklımiğfer, kral Théoden’in düşüşüne tanık olmuş, dokuzların en güçlü ve en kudretlisi olan Nazgul efendisi Büyücü-Kral ile çarpışmıştır.Büyücü-kral, Saklımiğfer’i öldürecekken Merry, Saklımiğfer’in Eowyn olduğunu anlamış, Büyücü-kral’ı birlikte öldürmüşlerdir. Eomer, savaş meydanına gelip Théoden ile vedalaştıktan sonra Eowyn’i görmüş fakat çok ağır yaralı olduğundan dolayı öldüğünü sanmıştır.Eowyn, zarif Dol Amroth Prensi İmrahil tarafından bulunmuş; İmrahil, Eowyn’in yaşadığını anlayarak Şifaevleri’ne götürülmesini emretmiştir.Eowyn, Şifaevleri’nde Aragorn(Kral Elessar) tarafından Athelas bitkisiyle iyileştirilmiştir.Fakat Aragorn, Eowyn’in Eomer’e daha bağlı olduğunu söyleyerek Eowyn’in ellerini Eomer’e bırakmıştır.

Eowyn, Şifaevleri’nde Gondor Vekilharcı Faramir ile tanışmış ve Aragorn’u görünce mutlu olmayacağından ve Faramir’i yalnız bırakmak istemediğinden dolayı Kutlamalar’a katılmamıştır. Eowyn ve Faramir evlenme kararı almış fakat Eowyn, ağabeyi Eomer’e yardım etmek amacıyla Rohan’a gitmiştir.Kral Théoden’in cenazesinde Eowyn ve Faramir evleneceklerini duyurdular.

Eomer : Rohan orduları komutanı Eomund ve Kral Theoden’in kız kardeşi olan Theodwyn’in oğludur. Eomer’in Eowyn adlı kendisinden dört yaş küçük kız kardeşi vardır.

Daha 26 yaşındayken, Rohirrimlerin 3. komutanı oldu ve Rohan’lı binicileri komuta etti. Gençlik yılları, Rohan için çok zor geçen yıllardı. Rohan insanları, kuzeyden gelen Ork’lar tarafından tehdit ediliyordu.Bu süre içerisinde, kralın sözde danışmanı Galmod oğlu Grima, Saruman’ın casusu olarak, kralı tamamen etkisi altına almıştı.

3. çağda, 25 Şubat 3019’da, Fords of Isen adı verilen çarpışmada, Kral Theoden’in oğlu ve varisi Theodred’in Saruman’ın güçleri tarafından öldürülmesi, Eomer’i kralın doğal varisi haline getirdi. Bundan 5 gün sonra, Eomer’in Riddermark bölgesinde 3 yabancıya rastlaması, Rohan’ın kaderini değiştirecekti. Bu 3 yabancı, Aragorn, Legolas ve Gimli’ydi. Eomer’in, ümitlerini kaybetmiş 3 kahramana yardımcı olması, Rohan’ın gelecekteki zaferinin habercisi oldu. Eomer yaptığı yardım yüzünden tutuklandı.

Birkaç gün sonra, Gandalf, Edoras’a gelerek Kral Theoden’i, kendisini saran büyüden kurtararak uyandırdı. Rohirrimler savaşa hazırlandı, Fords of Isen’in 2. savaşında da yenilmelerine rağmen, Battle of Hornburg’da Fangorn’lu Entlerin lideri Ağaçsakal (Treebeard) ve entler yardımıyla yardımıyla Saruman’ın ordularını bozguna uğrattılar.

Eomer, Kral Theoden’le beraber Minas Tirith’e yardıma giderek Pelennor çayırlarında Sauron’un ordularına karşı savaştı. Bu süre içerisinde Eowyn, Edoras’ı yönetmek yerine Minas Trith’e geldi ve Buçukluk Merry yardımıyla Cadı-Kral’ı (Witch-King) öldürdü.

Theoden’in savaş sırasında ölmesiyle, Eomer Rohan kralı oldu. Kendini Minas Trith surlarından atan Gondor Vekilharç Hükümdarı Denethor’un ölmesiyle kral olan Aragorn ile birlikte yüzük taşıyıcısının Mordor’daki yollarını açmak için Kara Kapılar’a Rohirrim’le birlikte at sürdü. Burada ölümüne savaştı ve yüzük taşıyıcısının yüzüğü Hüküm Dağı’un alev çatlaklarına atmasıyla tüm kötülük yok oldu.

Eomer, kral olduğunda 28 yaşındaydı. Rohirrim’i 65 yıl yönetti. Gondor’la büyük bir dostluk ve ittifak içinde yaşadı. Hükümdarlığı sırasındaki bolluk ve barış ortamı nedeniyle ona “Eadig” (Blessed=kutsanmış) adı verildi. Dol Amroth Prensi İmrahil’in kızı Lothiriel ile evliliğinden Elfwine isimli bir oğlu oldu.

Bilbo Baggins : Bilbo Baggins Orta Dünyada Gollum’dan yüzüğü alan kişidir.Bir hobbitdir. Yüzük ona uzun bir yaşam vermiştir. Bilbo’nun 111. doğum gününde yüzüğün varlığını Gandalf farketmiştir ve yüzüğü Bilbo’dan alıp Frodo’ya yok etmesi için vermiştir. Bilbo daha sonra elf ülkesi Ayrıkvadi’ye gidip kitabını tamamlamıştır.
bir rivayete göre kitabın esas yazarının romandaki ismidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir