THE TRUMAN SHOW

The Truman Show bayanlar baylar hepiniz hoş geldiniz.
Doğumunuzdan itibaren aslında bir tv şovunun starı olarak yaşadığınızı ama bundan haberdar olmadığınızı bir düşünün. Tüm dünya sizi izlerken bundan habersiz olan tek kişinin siz olduğunu. Hayatınızdaki herkesin aslında birer figüran,baktığınız gökyüzünün maket, güneşin ise spot lamba olduğunu düşünün. Yaşadığınız dünyanın sadece bir film setinden ibaret olduğunu.
İşte böylesine yaratıcı ve bir o kadar da ürpertici bir film The Truman Show. Truman’ın film boyunca psikolojisine tanık olmaktan ulan ya ben olsaydım onun yerinde diye düşünmekten kendinizi alamıyorsunuz. Filmin sonunda biraz da olsa paranoyaya bağlamayan yoktur diye düşünüyorum. Çünkü bu filmi izleyip bazı şeyleri sorgulamamak imkansız.Verilmek istenilen mesaj açık ve net, sizde bunu tüyleriniz diken ola ola anlıyorsunuz.
Hayatınızın sizin iradeniz dışında şekillendirildiğini, aslında elinizden tüm gerçekliğin alındığını düşünmek bile dayanılmaz bir hal alıyor. Sizin dışınızda hiçbir şeyin gerçek olmadığını anlamak, hayatınızın başka birinin ellerinde sadece bir kurgudan ibaret olması ve sizin bundan habersiz yıllar boyu yaşamanız, neyin gerçek neyin yalan olduğunu ayırt edemeyecek hale gelmeniz…
“Dünyanın gerçekliğini bize sunulan haliyle kabul ederiz.”
diyerek her şeyi özetliyor aslında christoph abimiz.
Böylesine etkileyici böylesine unutulmaz bir film. Henüz izlememiş olmak size bir şey kaybettirmez belki ama bilip de hala izlememek size çok şey kaybettirir diyerek bitiriyorum dostlar. Ve olur ya belki sizi göremem; iyi günler iyi akşamlar ve iyi geceler.
