Açlık Oyunları / The Hunger Games Filmine Genel Bakış

Açlık Oyunları / Hunger Games Filmine Genel Bakış

Savaş. Korkunç bir savaş. Dullar…Yetimler.  Annesi olmayan bir çocuk.  Ülkemizi ayağa kaldıran işte bu oldu.
13 Bölge onları besleyen..seven..koruyan ülkeye karşı ayaklandı.
Geriye hiçbir şey kalmayana kadar, kardeş kardeşi katletti.
Sonrasında barış geldi…Çetin mücadele…Galip… Küllerinden birisi doğdu. Ve yeni bir dönem başladı.
Fakat özgürlüğün bir bedeli vardı…Vatan hainleri yenilmişti, bir daha böylesine bir ihanete uğramayacağımıza ulus olarak yemin etmiştik…
Sonrasında bir karar verilmişti, her yıl Panem’in farklı bölgeleri, onur, cesaret ve özveri ile savaşmak adına bir kız bir de erkek çocuğu önerecekti.
Tek bir galip zenginliğe boğulacak, cömertliğimizin ve bağışlayıcılığıızın simgesi olarak hizmet edecektir.
İşte böyle hatırlarız geçmişimizi
İşte böyle koruruz geleceğimizi.


FİLMİN KONUSU

Her yıl, bir zamanlar Kuzey Amerika olan bu yıkıntıda, Panem ulusunun hükümet binasında 12 bölgeden genç bir erkek ve kız çocuğu Açlık Oyunları’ında yarışmak üzere zorla gönderilir. Eskiden kalma ama hala devam etmekte olan devletin bir gözdağı taktiği, çarpık bir ceza. Açlık Oyunları, ulusal olarak yayınlanan ve “Oyuncular”dan biri hayatta kalana kadar dövüştükleri  bir etkinlik.

Onaltı yaşındaki Katniss Everdeen, küçük yaştaki kardeşinin yerine gönüllü olup oyuna katılıyor ve eski bir galip olan sarhoş  Haymitch Abernathy’ın eğitmenliğinde, keskin içgüdülerine güvenmesi öğütlenerek; ömürleri boyunca oyunlara hazırlanan çok iyi eğitimli Oyuncularla rakip olmaya zorlanıyor. Bir gün evine, 12.Bölgeye dönebilecek olursa da, Katniss yarışta insanlığı, hayatlsevgiyi aynı teraziye koymasını gerektirecek imkansız seçimler yapmak zorunda kalacak.

AÇLIK OYUNLARI’nı Gary Ross yönetiyor. Senaristler Gary Ross, Suzanne Collins ve Billy Ray. Nina Jacobson’ın Color Force’u  ortaklığında yapımcı Jon Kilik ile yapıldı. Suzanne Collins’in çok satan romanı, içlemenin ilkinden uyarlandı  – eğitsel olarak satışa çıkıp yalnızca Amerika’da 26 milyon satan ilk yayın olma özelliğiyle – dünyada da büyük bir kitleye ulaştı.  Eylül 2008’de  yayınlandığından bu yana 180  hafta üzerinde üstüste ve The New York Times bestseller listesine girdiğinden bu yana 3 yıldır ardarda listede başı çekip, USA Today ve Publishers Weekly’nin çok satanlar listesinde kaldı.

 

YAPIM HAKKINDA

“Korkudan daha güçlü ola tek şey umuttur.”
— Başkan Coriolanus Snow, THE HUNGER GAMES

Önceleri Kuzey Amerika olarak bilinen yıkıntılarda, yıllık Açlık Oyunları başlamak üzeredir ve 16 yaşındaki yarışmacı Katniss Everdeen korkusuz rakiplerini yenme şansı yakalamaktan çok uzaktadır. Panem ulusunun çoğu gibi, Katniss de 12 esir bölgeden birinde yaşamaktadır, bölge gizli ve gizemli bir hükümet binasından yönetilmektedir. Yıllarca süren kaos ve savaşın ardından insanlar haşin ve bir o kadar da yitik bir diktatörlükle bastırılmaktadırlar.  Her yıl Hasat Günü’nde bölgeler kurayla ya da gönüllü olacak bir erkek ve kız seçerek, kendilerini temsil edecek kişiyi Capitol’ün çarpık eğlence anlayışındaki bu etkinliğe gönderirler. Capitol böylece gücünü kanıtlayıp kontrol uygularken, aç halka tutunacak bir umut dalı da vermiş olur. Açlık Oyunları bundan ibarettir – Tribute’ler olarak bilinen 24 ergen savaşçı yoğun bir gladyatör yarışının ortasına atılır ve içlerinden biri hayatta kalıncaya kadar süren yarışmalar TV’den canlı yayınlanır…ve Katniss yarışmaya dahil olduğu anda bunun artık geri dönüşü olmayacaktır.

O gün Bölge 12’de beklenmeyen şey olur – Katniss’in hayatı boyunca büyütüp baktığı küçük kardeşi Primrose oyunlara seçilir. Tüm cesurluğu ve özverisiyle Katniss kardeşi yerine gönülllü olur ve kaderini sonlandırabilecek bu yarışa girer. O ve yeni oyun ortağı, fırıncının oğlu Peeta Mellark gözaltına alınıp Capitol’a sürülür, süslü makyajlarla ve ağır bir eğitimle karşı karşıya bırakılırlar. Daha varlıklı bölgelerden gelen ve hayat boyu yarışlar için eğitilen acımasız “Career Tributes”larla karşı karşıya getirilirler. İlerleyen günlerde, eski galip, şimdilerin ayyaşı Haymitch Abernathy’nin eğitmenliğinde, Katniss içgüdülerini keskinleştirecek, okçuluk kabiliyetlerini geliştirecek ve geliştirmekte olduğu gücüne odaklanacak ve aynı zamanda görevi de olan şeyin gerçekleşmesini umut edecektir: ne olursa olsun hayatta kal.

Oyunlara sürpriz bir yarışmacı olarak ormanlık alanda katıldığında, Katniss bunu bir şöhret, talih gibi görmektense, bir yaşam mücadelesi olarak görmektedir. O kazanacak olursa, meydan okuyan ve yürek parçalayıcı seçimler yapmak zorunda kalacak ve insanlığı, hayatla sevgiyi aynı teraziye koymasını gerektirecek imkansız seçimler yapmak zorunda kalacak.

AÇLIK OYUNLARI  ekibi Yönetmen Gary Ross,senaryo Ross ve Suzanne Collins ve Billy Ray, yapımcı Nina Jacobson’ın  Color Force işbirliğiyle  yapımcı Jon Kilik.  Yürütücü yapımcılar Robin Bissell, Collins ve Louise Rosner-Meyer.  Oyuncular Jennifer Lawrence, Josh Hutcherson, Liam Hemsworth, Woody Harrelson, Elizabeth Banks, Lenny Kravitz, Wes Bentley, Toby Jones, Alexander Ludwig, Isabelle Fuhrman, Amandla Sternberg, Stanley Tucci ile ve Donald Sutherland.

Kamera arkası ekip; Oscar®-adayı görüntü yönetmeni Tom Stern (THE CHANGELING, MILLION DOLLAR BABY); kurgu Stephen Mirrione ve Oscar® sahibi (TRAFFIC ile) ve Juliette Welfling(THE DIVING BELL AND THE BUTTERFLY ile Oscar®adayı olan) ; prodüksiyon amiri Philip Messina (OCEAN’S TWELVE, OCEAN’S THIRTEEN); 3 kezOscar®-adayı olan kostüm tasarımcısı Judianna Makovsky (SEABISCUIT, HARRY POTTER AND THE SORCERER’S STONE, PLEASANTVILLE)  ve kompozitör T Bone Burnett (CRAZY HEART ile Oscar® kazanan) ve 8 kez Oscar® adayı olan James Newton Howard.

 

AÇLIK OYUNLARI FENOMENİ

16 yaşındaki Katniss Everdeen’in gerçekliğine hoşgeldiniz. O hayatta kalmak zorunda, hayatta kalmayı denemek zorunda –keskin zekasıyla ve yalnız başına – yüksek teknolojiye sahip ve apokaliptik, gösterişli ve ilkel, huzursuz edici derecede tehlikeli ve ve bugünkü dünyamıza göstrge bir ayna bir gelecek dünyasında. Tamamen Katniss’in kişisel bakış açısından aktarılan AÇLIK OYUNLARI, bir madencinin kızının karanlık bir geleceğinin, piyon olduğu ölümcül TV yarışmasından duygulu, fedakar bir kahraman olmasına ve uğruna savaşması, koruması gereken ailesinden daha fazla insan olduğunu farketmesine dönüşmesini anlatıyor.

Katniss ile karşı karşıya gelen birkaçı, henüz ergen yaşlardaki birinin yaşayabileeceği en ağır baskılar altında, onun kendindeki gücü buluşunu, çözüşünü ve yürekliliğini ortaya koymasını büyük bir zevkle takip ediyorlar. Bu Lionsgate Entertainment’taki yürütücü yapımcıların gözünde de aynıydı. Onlara göre Katniss’in serüveni, Suzanne Collins’in sayfalarından AÇLIK OYUNLARI’nda büyük bir güzellik ve güçle fışkırıyordu ve bunun ekrana aktarılması gerektiğini hemen hissettiler.

Yapımcı Nina Jacobson romanın haklarını 2009’da aldı ve bu kendini filme adamış bir izleyiciye uzanmanın yalnızca başlangıcıydı. Jacobson projeyi Lionsgate’in yürütücü yapımcısı Joe Drake ve Alli Shearmur’a götürdü ve ilk andan Katniss ve onun yolculuğuna kapıldılar. Daha ilk baştan kitapların başarısı filme yansımıştı. Milyonlar, Collins’in bu kara gelecekte geçen taze hikayesini filmcilerin hayata nasıl geçireceğini, kitaptaki hikayeyi bu denli gerçekçi kılan bu cesur kadın kahramanın hikayesini merak ediyorlardı.

Sonunda Lionsgate ve Jacobson bir ekip oluşturdu; başta görsel cesareti ile meşhur yönetmen Gary Ross geliyordu ve o da Katniss’in okundan ve geçirdiği değişimin milyonlarca okuyucuya bu denli dokunmasından etkileniyordu. Filme uyarlanışındaki esas görsel olarak da Katniss’in aklına ve sonunda kalbine girmekti; Collins’in kelimelerle yaptığı gibi. Böylece film yalnızca Katniss’in Oyun’daki diğerleriyle yarışını değil, Collins’in Katniss’in bu hayati değişim gerektiren serüvenindeki derin temayı da yansıtacaktı; özveri, talihsiz bir aşk ve günümüz toplumunun nereye yönlenmesi gerektiği sorgusu.

Katniss’in dünyasını yaratırken, antik Yunan mitlerinden Theseus’tan (canavar Minotaur ile savaşması için her 9 yılda bir kızlardan ve erkeklerden oluşan genç bir topluluğu gönderir) ilham almış. TV’deki yapay bir gerçeklik içerisindeki ayakta kalma deneyimleri ve savaşından eşit esinlenmiş halde, bu eğlence malzemesi ve gerçek terörün toplumun geleceğine neler getireceğini merak etmektedir. Bu iki şey aynı zamanda Katniss Everdeen’in doğuşuna sebep oldu. Onun Panem Capitol’ündeki deneyimleri bir bilimkurgu gerilimin nefes kesen tüm öğelerini taşırken bir yandan da güç, adaletsizlik ve kendini koruma gibi şeylerle boğuşan, bir yandan da aşkı, özgürlüğü ve kendi kimliğini keşfeden bir kızın hikayesini anlatıyor.

Eski bir TV çocuk yazarı ve 2 çocuk annesi olan Collins, Katniss’in dünyasını o kadar kişisel yansıtıyor ki, okuyanlar Katniss’in yerinde olsalar ne hissedeceklerse aynısını hissediyorlar. Çnce kardeşini, ailesini ve kendisini kurtarma güdüsüyle ilerlerken, sonraları Panem’deki karanlığa bir fark getirebileceğini de anlar.

 

Collins Katniss’i bu riskli yola çıkarmaktan çekinmiyor çünkü gençlerin de hayatlarında bu sorularla uğraştığını biliyor. Kitap serisinin önsözünde Collins şöyle diyor:  “Gelecekte geçen bir hikaye olsa da, AÇLIK OYUNLARI kimlerin bizler uğruna savaştığı gibi modern savaş durumları üzerine, nasıl planlandıklarını irdeliyor.” Bunu Katniss’in büyümesini ve cesur, prensipli ve inatçı derecede azimli birine dönüşmesini anlatarak da yapıyor.

AÇLIK OYUNLAR’ının başarısı, okuyucuların Katniss ile özdeşleşebilmelerinden geldi. Kitap kısa sürede elden ele dolaşır oldu ve büyük bir kitleye yayıldı. Yazar Stephen King, Katniss için “yay ve oklu Annie Oakley,”olarak andı.  The Atlantic Monthly onun için “son zaman popular kültüründe en önemli dişil karakter” dedi. Ve The New York Times Collins’i “akıllarda kalacak karmaşık ve mükemmel kahramanıyla ikna edici seviyede detaylı bir dünya yaratmış” sözleriyle yüceltti. ALACAKARANLIK serisinin yazarı Stephanie Myer şöyle diyor; “Hikaye beni günler, gecelerce ayakta tutu ve bitirdiğimde dahi yattığım yerden kitabı düşünüyordum”

Kitap ve yapılmakta olan filmle ilgili fısıltı gazetesi yayıldıkça, popularitesi bir çığ gibi büyüdü. Filmin yapımı başladığında, kitap yaklaşık 8 milyon baskıdaydı ve yapım sona erdiğinde 12 milyon, daha da sonrasında 26 milyona ulaşmıştı. İlk roman 180 hafta ardarda ve 3yıl kadar The New York Times çoksatanlar listesinde kaldı. Collins de bu esnada serinindevamı iki kitap daha yazdı; Catching Fire ve Mockingjay.

KATNISS’İN GÖZÜNDEN PANEM
Gary Ross, AÇLIK OYUNLARI’nın ve Katniss Everdeen’in etkisini önce kendi çocuklarında gördü.  “İnsanların AÇLIK OYUNLARI için çılgına döndüğünü duymuştum ve çocuklarıma sorduğumda birden delicesine anlatmaya başlayıp saatlerce bundan bahsettiler” diyor. “Onların bu heyecanı çok etkileyiciydi, yukarı çıktım ve ben de okumaya başladım, tüm gece boyunca okudum ve ‘bu filmi yapmalıyım’ dedim.  Bu denli dürtüsel gelişti.”

Hemen ardından Ross AÇLIK OYUNLARI’nın kalbinde yatan ve insanları çeken o şeyin ne olduğunu buldu. “En başından beri bununla ilgili nettim. Hikayenin altında çok güçlü bir şey yattığından emindim. Duygusal olarak da çok etkileyici bir hikayeydi ve geleceğe dair ürpertici bir vizyon sunuyordu. Ama sanıyorum ki, kitabın bu kadar elden ele dolaşmasındaki sebep kahramanımız Katniss Everdeen ve onun kendi kişiliğini buluşu. Yalnızca kendisi için savaşmak isteyen bir insan olarak yola çıkıp, Oyunlar esnasında hayatta kalmaktan daha büyük ve önemli bir şeyler olduğunu farkeder. Kalbi buna yönelir ve kendinden daha büyük bir amaç için fedakarlıkta bulunmaya karar verir.”

“Esas olan kendinizi Katniss’in yerine koymanız. SEABISCUIT’te izleyenleri aynı yarışa sürüklemek istemiştim. AÇLIK OYUNLARI’nda izleyici Katniss’in beyninin içinde olmalıydı.  O ne biliyorsa siz de biliyorsunuz. Daha fazlasını değil. Bu deneyimde 100%  onunlasınız. Bu açıdan da filmin çok subjektif bir stili olması gerekiyordu. Hızlı, doğrudan ve direkt olarak Katniss’in tüm zamanıyla paralel olmalıydı.”

 

Katniss’in hayatta kalma çabasını ve daha da fazlasını arayış serüvenini hayata geçirmek zor  bir süreç olsa da, Ross’un düşsel olarak detaylı ve daha önce ekranda görülmemiş türden işleri başarmakta iyi bir geçmişi vardı. Bu Oscar ®- adayı senaryosu BIG’le (bir çocuğun yetişkine dönüşme hikayesi) başladı ve iki gencin 1950’lerdeki bir sitcom’a taşındığı ve yazıp yönettiği PLEASANTVILLE, ve yazıp, yönetip, yapımcılığını da üstlendiği SEABISCUIT’ta izleyenleri bir yeraltı atyarışı hikayesi üzerinden Büyük Depresyon’un atmosferine taşımasıyla devam etti.

Ross artık Panem’i yaratmaya hazırdı – tamamen Katniss’in gözünden – o gözlerden uzak zorlayıcı Bölge’sinden, göz alıcı Capitol’e gelişini ve OYUNLAR’ın yer aldığı acımasız ormanı, attığı her adımı takip ediyordu. Önce kaynağa inerek, Suzanne Collins’le uyarlama için görüşerek başladı işe.  Onun Oyunlar ve Katniss’in can alıcı içselliğine iç görüsünü bütünüyle anlamak için. “Olay sırf
Suzanne’ın da dahil olması değildi. Beraber bir yazı ekibi olduk” diyorRoss.  “İnanılmaz ve enerjisi yüksek bir partnerlik oldu.  Bir yazarın yalnızca desteklemekle kalmayıp, onun da tamamıyla dahil olduğu bir film yazıyor olduğunuzu bilmek büyük bir nimet.”

Collins;  “Gary, yönetmenlik marifetlerini mükemmel biçimde yansıttığı bir taslak yazdı ve sonrasında beraber çalışmak için beni davet etti. Çok ani ve canlı bir yaratım bağlantımız oldu ve senaryo çekim aşamasına geldi.”

Collins, filmin özünde kitaba bağlı kalsa da kendine has bir deneyim yansıtacağının bilincindeydi. “Bir romanı iki saatlik bir filme uyarladığınızda herşeyi birebir yansıtmanız mümkün değil.” diyor.  “Tüm akrakterleri ekrana taşımanız imkansız. Mesela Madge’den vazgeçtik. Avox kızının arkaplanda yatan hikayesini attık ve Career ekibinin hikayesini biraz daralttık. Bunları geride bırakmak oldukça zordu ama yaptığımız değişimin hikayenin omurgasını bozduğunu düşünmüyorum. Sonrasında da birinci kişinin ağzından anlatılan kitabı tatmin edici bir dramatik yapıda nasıl aktaracağımız sorusu kaldı. Romanda Katniss’ten bir an dahi uzak kalmıyorsunuz ve onun düşündüğü ne varsa içindesiniz. Bu içsel dünyayı dramatize etmenin bir yolunu bulmalıydık.”

Ross ve  Collins bunun gibi düğümleri çözümlemeye çalışırken bir yandan da Katniss’in içinde bulunduğu vahşi ortamı da 13 yaş grubu izleyici için nasıl yumuşatacaklarını düşünüyorlardı ve bu yolda birbirlerinin yaratıcılığına güvendiler. “Gary  ile çalışmak büyük bir zevk. İnanılmaz yetenekli, işbirlikçi birisi ve kitaba da son derece saygılı.”

Projeye dahil herkes onların beraber çalışırkenki parıltısından etkilenmişti. “Suzanne, oyuncu seçimini, görseliği ve prodüksiyonu tamamen Gary ‘ye bırakmıştı.” diyor Jon Kilik.  “Gary kitaptaki tüm fütüristik fikir ve akıllıca yapılan tasarımı meydana taşırken, Suzanne ile yazdığı senaryoda ilişkiler, aile, hayatta kalma ve evini bulmaya çalışan bir kızın öyküsünü de önemle dahil etti.”

Ross’a göre senaryo uyarlaması Katniss’i Katniss yapan şeyle başlamalıydı; Panem – distopik bir gelecek – George Orwell’den Margaret Atwood’a kadar referanslar taşıyan ama Collins’in özellikle 16 yaşındaki birinin gözünden  ve günümüz Amerikan kültürü bağlantısıyla anlatılan bir yapıda. “Panem’in altyapısı belirli güçlerle de –küresel ısınma, kaynakların azalımı, soğuk savaşlar ve bu tarzda öğelerle içiçe aktarılmalıydı – Amerikan kültürünün bir zamanlarki halini yerle bir edip yerini baskıcı bir yönetime bırakan bir yapı. Bölgeler isyan ettiğinde Capitol, Açlık Oyunları’nı oluşturmuş ve bunu bir güç, baskı olarak, insanları hizada tutmak için kullanmış.” diye açıklıyor Ross.

Hem Ross hem de Collins, Oyunlar üzerinden bugünkü dünyamızdaki televizyon saplantısının uzantısı olarak Katniss ve arkadaşlarının içine girdiği ahlaki tehikenin altını çizmek istediler.  Oyunlar ne kadar kötü ve küçümseyici olursa, Panem halkı bundan hiç gocunmuyor çünkü kendilerini yarışan ve kazanan yerine koyup, onun yaşamının geçirdiği dönüşümle ilgileniyorlar.

“Oyunlar biraz Eski Roma temsili gibi olsa da, bugün gördüğümü TV reality show gerçekliğindeler” diyor Ross.  “İnsanlar Oyunlarla perçinleniyorlar çünkü hepimizin içinde kazanana bel bağlama güdüsü vardır. President Snow ‘Korkudan güçlü olan tek şey umuttur” dediğinde, umudun insanların yarışa bu denli bağlanmasını sağlayan şey oldğunu bildiği için söylüyor. Suzanne’ın kitapta dehasını gösteren şeylerden biri de bu – insanları kontrol etmenin tek yolunun onlara hükmetmek değil, onların da dahil olmasını sağlayacak bir yapı kurmaktan geçtiğini ortaya koyuyor. Capitol’ün Bölgeleri kontrol altında tutmak için yaptığı da tam olarak bu.”

Ross Capitol’ün fiziksel miarisini de kafasında canlandırmaya başladı, ki Katniss’e otoriter görünecek ve aynı zamanda o ve diğerleri mücadele verirken bundan keyif alacak ahlaki çöküşü de yansıtması gerekiyordu. Ross ve Collins şhrin bir tarihi olması, yalnızca kurgu bir yer olmaması konusunda hemfikirlerdi. “Capitol’ün geçmişini de hissedebileceğimiz bir his vermesini istedik. Brandenburg Gate’ten Red Square’e kadar gücün nerelerde yerleştiğine bakarsanız, açıklık alanların aralıklı ama devasa görünümlü binalarla kaplı olduğuna şahit olursunuz. Bizim düşündüğümüz de böyle bir şey oldu. Katniss için böylesi tam bir korku ve güç unsuru yaratıyordu.”

PANEM’DE KİM KİMDİR?

Bölge 12:

Katniss:  Açlık Oyunları’nda küçük kardeşi yerine yer almaya gönüllü olan ve kahraman haline gelen Yarışçı.
Gale:  Katniss Açlık Oyunları için gönüllü olup gidince kalbi kırılan arkadaşı; avcı, isyankar ve en iyi arkadaşı.
Peeta:  Bölge 12’nin erkek Yarışçısı; uzun süredir Katniss’e karşı gizli duygular beslemekte.

Katniss’in Açlık Oyunları Ekibi:

Haymitch: 50. Açlık Oyunları’nın galibi; şimdi ise Katniss ve Peeta’nın sarhoş eğitmeni.
Effie:  Katniss’in özenli koruması ve Oyunlar’ın basın ilişkileri yetkilisi.
Cinna:  Katniss’in Oyunlar için şahsi Stilisti; beklenmedik bir biçimde güvenilir bir destekçisi de oluyor.
Portia:  Peeta’nın Oyun Stilisti
Venia, Flavius ve Octavia:  Katniss’in Oyunlar için hazırlık ekibi.

Önemli Yarışçılar:

Marvel ve Glimmer:  Acımasız, tehlikeli derecede yetenekli Career Yarışçısı; 1. Bölge’den.
Cato ve Clove:  2. Bölge’den katılan, Oyunlardaki en korkusuz Career  Yarışçısı.
Foxface:  Bölge 5’ten kadın Yarışçı; stratejiyi gücün önüne çıkaran bir zekaya sahip.
Rue:  Oyunlar’ın Bölge 11’den en genç yarışçısı, Katniss’in en yakın arkadaşı oluyor.
Thresh:  11. Bölge’den erkek Yarışçı.

Hükümet Güçleri:

Başkan Snow:  Panem diktatörü; kendine özgü rahat bir gaddarlıkla yönetiyor.
Seneca Crane:  Asıl oyunkurucu; 74. Açlık Oyunları’nın yaratıcısı.
Caesar Flickerman: Oyunlar’ın resmi TV muhabiri.
Claudius Templesmith: Açlık Oyunları’nın kötü sunucusu.

OYUNLARIN TASARIMI

Görsel Tasarım
Filmin oyuncu ekibi Panem’deki yolculuklarına hazırlanırken, Gary Ross ve ekibi Suzanne Collin’in fütüristik dünyasını beyazperdeye tüm canlılığıyla aktarabilmek için çalışmaya başladılar. Ross’unfotografik konseptiyle başlayan süreç – Panem’i Katniss Everdeen’in gözünden görmek için – Oscar®-adayı görüntü yönetmeni Tom Stern (yakın zamanda Clint Eastwood’un J. EDGAR’ında da görüntü yönetmeni olan)’in çabasıyla devam etti.

“Ben ve Tom için en önemli şeylerden biri dolaysız yoldan ve ana kişinin bakış açısından katarabilmekti, kitapta da olduğu gibi” diyor Ross.  “Bu da her zaman istediğim türden ama önceki filmlerimde konu uygun olmadığı için yapamadığım  kişisel bir çekimle olabilecekti.”

Filmde her detayı gözetebilmek için köşetaşı olan yapım amiri Philip Messina, günümüz Kuzey Carolina’sını fütüristik 12. Bölge’ye dönüştürürken buldu kendine.

Messina kendisinin ve Ross’un film için belirlediği tarzı “retro-fütüristik.” olarak tanımlıyor. “Orta-çağ, Buhran dönemi Amerikası’nı alıp, uzak bir geleceğe uyarlamak ve yüksek teknoloji ekleyerek gerçekleşti. Kitap alternatif bir dünya öngörüyordu ve bu dünyada bir tarafta hayatta kalabilmek için çöplük eşeleyen insanlarla diğer tarafta uçan gemiler var. Biz de bu portreye sadık kalmaya çalıştık.”

Bir diğer insiyatif gerektiren proje de The Hob’un yaratımıydı  “The Hob, 12. bölgedeki market ve Pazar yeri; Uzlaşıcıların gözünü diktikleri bir yer. Phil ortaya inanılmaz bir market alanı yarattı, insanların ele geçirdikleri her tür hırdavatı sattıkları yer. Bölgedeki yoksunluğu ciddi anlamda canlandıran bir yer.” Burası Messina’nın Capitol için eski bir Philip Morris fabrikasında yaptığı tasarımla inanılmaz bir uyum sağladı.

Capitol için kullanılan renkler de biraz buzlu ve asit tonlar.  “Renk var fakat illa da sıcak tonlarda değiller.” diyor set dekoratörü Larry Dias “Renklerde sıcaklık yok.”

Messina Oyun Eğitim Merkezi’ni ağır bir eğitim ve korku kalesi gibi inşe etti.  “Eğitim merkezinin ürkütücü ve karanlık olması gerekiyordu, biraz Eski Roma ikonografisi yansıtırken, Amerikan da görünmeliydi” diyor. “Gary ile burayı düşünebileceğiniz en korkunç okul spor salonu olarak hayal ettik.” diye gülüyor Messina.  “Spor dersindeki korkuyu alıp bunu 10 katına katlamaktı düşündüğümüz”

Yeşil alanlar, arenanın ürkütücü orman kısmı, için Ross’un aklında çok net bir fikir vardı, “Arenanın büyük ağaçlarla dolu bir orman olmasını istedim” diyor yönetmen. “Yalnızca ince uzun ağaçlarla olmazdı. Çok doğal bir Amerikan ormanı gibi olmalıydı. Kuzey Carolina’da tam da böyle mükemmel yemyeşil orman bulma şansımız vardı.”

Mekan aynı zamanda Philip Messina’nın şimiye kadarki en etkileyici tasarımlarından birine de sahipti:’ Cornucopia’; Oyunlar başladığında Yarışçılar’ın silahlarını ve oyunda uğruna savaşacakları değerli eşyaları içeren devasa bir altın borozan.  “Cornucopia’nın nasıl görüneceği konusu biraz endişe vericiydi, ama sonuca bakınca filmde en sevdiğim parçalar buradan;– alanın ortasında devasa bir heykel”diyor Messina.  “Frank Gehry tasarımlarına ve birçok modern mimariye baktık. Baktığınızda sanki gökten düşmüş gibi görünüyor.”

Ross devam ediyor:  “Phil tam oalrak istediğim şeyi yarattı; çok büyük, metalik, heykelimsi ve sanki ormanı ortasından kesecekmiş gibi görünen bir bıçak ucu gibi.”

Oyuncular için de setteki bu elle tutulur hissiyat, daha iyi performanslara yol açtı. “Setin havası Katniss karakterini ortaya koymakta çok yardımcı oldu” diyor oyuncu Jennifer Lawrence.  “Daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim ve öekimlerin çoğunda kendimi bir nevi harikalar diyarında gibi hissettim.” 12. Bölge’deki evimden orman sahnelerine kadar herşey kitabı okuduğumda hayal ettiğimden de daha güzel olmuştu”

PANEM ve 74. AÇLIK OYUNLARI REHBERİ

Tarihçe:      Panem ulusu apokaliptik  bazı olayların ve Kuzey Amerika’daki hayatı bildiğimiz anlamıyla sona erdirecek bir savaşın arından küllerinden yeniden doğar.  Zamanla 13 bölge, medeniyetin kalıntıları arasında despot bir yönetimle hükmeden Capitol tarafından idare edilmeye başlanır. Açlık Oyunları’ndan yaklaşık 74 yıl kadar önce Panem “Karanlık Günler” olarak anılan ve bölgelerin Capitol’e karşı ayaklandığı bir savaştan geçer.  Capitol kontrolü yeniden ele geçirir ve 13. bölgeyi tamamıyla yokeder ve vatandaşların gözünü korkutabilmek için Açlık Oyunları’nı yaratır. Acımasız eğlence anlayışıyla, gençleri hizada tutar.

Capitol:      Daha önceleri Rocky Mountains olarak bilinen yerde, Capitol  hem Panem’in merkezi hükümet koltuğu hem de stil, moda ve zevkin yıkık bir simgesi olarak yer alır. Capitol’de yaşayanların kendine özgü yaşambiçimleri vardır ve çoğu, çevre bölgelerin içinde bulunduğu acımasız yaşam biçimden bihaberdir. Capitol aynı zamanda Panem’in diktatörü Başkan Coriolanus Snow’un da evidir.

Bölgeler:        Panem dışındaki 12 Bölge Capitol’ün ihtiyaçlarını karşılayacak herşeyin üretildiği sanayi bölgeleridir. Her biri kültür ve varlık olarak birbirinden ayrılsa da hepsi diktatörlüğün kontrolünde aynı baskıyla yönetilmektedir. Hiçbir Bölge vatandaşı Capitol’ü ziyaret edemez, Açlık Oyunları’nda yarışmak üzere seçilenler dışında. Bölge 1 lüks mallar üretir; Bölge2 mücevher madenciliği ve savunma bölgesidir; Bölge 3 elektrik üretir; Bölge 4 su ürünleriyle ilgilenir; Bölge 5 bilim ve araştırmaya hizmet eder; Bölge 6 ulaşımı geliştirir; Bölge 7’nin uzmanlığı ormancılıktır; Bölge8 tekstil merkezidir; Bölge 9 tarımdan sorumludur; Bölge 10 hayvancılıkla uğraşır; Bölge 11 sebze ve meyve üretimi yapar ve Bölge 12 Appalachian Dağları’nda yer alır, Capitol’e yakıt sağlamak adına kömür madenciliği bölgesidir.

Açlık Oyunları:  74 yıldır yapılan senelik bir yarışma. Yaşları 12-18 arasında 24 yarışmacının (Panem’in 12 bölgesinden birer kız ve erkek çocuğunu seçiliyor)  zorla katıldıkları içerikli arena yarışları. İçlerinden bir kişi hayatta kalana kadar mücadele vermeye zorunlular. Tamamı canlı yayınla veriliyor ve Panem ulusunun tamamının izleme zorunluluğu var.

Yarışçılar:      Yaşları 12-18 arasında ve Açlık Oyunları’na kura ile seçiliyorlar. Oyunlara bir başkası yerine gönüllü de katılınabiliyor – Katniss’in küçük kardeşi Primrose yerine katıldığı gibi.

Career Yarışçıları:     Oyunlara daha zengin bölgelerden katılan, hayatları boyunca bu uğurda eğitilen ve Oyunlara çok ileri derecede beceri ve güçle katılan yarışmacılar. Oyunlar’ı kazanmaktan daha büyük bir zafer olamayacağı bilgisiyle büyütülüyorlar.

Uzlaştırıcılar:  Panem’in polisi gibiler, yalnızca Capitol için çalışıyor ve 7/24 devriye geziyorlar

Eskortlar:      Havalı Capitol vatandaşları; Yarışçılara Oyunlarda eşlik edip onların avukatı, danışmanı ya da basın stratejisti olarak yer alıyorlar.

Hazırlık Ekibi:  Bir grup stilist, makyözdenoluşan ekip, yarışmacıların Oyunlar esnasında göz kamaştırıcı görünmesini sağlıyorlar.

Tracker Jackers:      Genetiği bozulmuş arılar, Captol’de bulunuyorlar ve ölümcül iğneleriyle biliniyorlar

Galipler:      Önceki Açlık Oyunlar’ında galip gelen ve korkunç bir bedelle de olsa sonrasında zenginliğe kavuşanlar. Bazı Galipler  – Haymitch Abernathy gibi –  farklı bölgelerden gelen yeni Yarışılar için Eğitmen olurlar.

Nightlock Meyvesi:      Katniss’e Açlık Oyunları’nın kurallarının üstesinden gelmese-ini sağlayacak gücü  veren zehirli br meyve.

5 thoughts on “Açlık Oyunları / The Hunger Games Filmine Genel Bakış

  1. Merhaba.Açlık oyunları filminin Kayseri Park a.v.m’de türkçe dublajlısı yok. Acaba Türkçe dublajlısı hiç bir yerde mi yok yoksa kayseri daha gelmedi mi diye soracaktım

  2. Şuanda Açlık Oyunları filmi tüm Türkiye’de Orjinal dilinde/Altyazılı olarak vizyona girmiştir. Şuan bildiğim kadarı ile dağıtımcı firma hiçbir sinemaya Türkçe Dublajlı olarak filmi gösterime sokmamıştır.

  3. Bu filmin kitaplarını okumuştum düşüncem hiç bir kitaptan uyarlama film başarılı olmuyor, kitabın verdiği etkiyi vermiyor… ama bu film gene biraz idare eder

  4. Beklediğim gibi çıkmasada genede izlenebilecek bir filmdi. Bu kadar ayrıntılı bir inceleme içinde teşekkürler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir