Şener Şen, Yılmaz Güney, Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Abidin Dino, Menderes Samancılar, Yılmaz Duru ve daha nice sanatçı…Biraz dikkat ettiyseniz bu isimlerin ortak özelliğinin memleketleri olduğunu farketmişsinizdir. Bugünlerde bir başka ortak özellikleri daha oldu. Seyhan nehri kenarında eski Adana evlerinden birinin restore edilmesiyle hayat bulan  ‘Adana Sinema Müzesi’ne konuk olmuşlar.

23 Eylül’de açılan müze iki katlı bir yapıda. Müzeye girer girmez duvarlarda onlarca Adanalı sanatçı selamlıyor sizi.Yukarıda bir tarafta projeksiyon,film makinası yazarlara ait daktilolar…Adana  yazlık halk sinemasına ait fotoğraflar…Diğer taraftaki bölüme girmeden anlıyorsunuz orasının Yılmaz Güney’e ait olduğunu. Girişte cezaevinden yazdığı mektuplar var. Karşısında hayat hikayesi anlatılmış. Duvarlarda film afişleri, resimler, filmlerde kullandığı eşyalar.’Umut’ tan Cabbar ayakta karşılıyor sizi…

Bir başka bölümde Orhan Kemal ve Abidin Dino bir masada oturmuş sohbet ediyorlar. Duvarda yine birçok sanatçı bu sohbeti dinliyor. Hemen yan taraftan alkış sesleri geliyor. Çünkü ‘Altın Koza Film Festivali’ne ayrılmış burası da. Altın Koza ödüllerinden örnekler var. Festivalin ilk kez yapıldığı 1969’dan bugüne kadar geçen süredeki ödül gecelerine, oyunculara ait fotoğraflarla donatılmış duvarlar.

Ve duvardan duvara sinema kitaplarının, dergilerinin  olduğu son bölüm..Diğer bir deyişle zamanın nasıl akıp geçtiğini anlamayacağınız yer..

Ve ziyaretçi defteri…

Müzeden çıkınca  yakındaki kent kütüphanesini de ziyaret ederseniz Mehmet Baltacı Fotoğraf Ve Sinema Tarihi Müzesi ni de görme fırsatınız olur.

Çukurovanın toprağındaki bereketin sinemaya yansımasını görmek isteyenler, yolunuzun düşmesi dileğiyle…

Müzeden Kareler



Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir