“The Thing” John Campbell’ın romanının sinemaya ikinci uyarlaması. Daha öncesinde John Carpenter’ın 1982 yapımı uyarlamasında Kurt Russell rol almış. Bu seferki uyarlamada ise ‘Son Durak 3’, ‘Halka 2’, ‘Zor Ölüm 4’ ve ‘Kahramanlar Okulu’ gibi filmlerden hatırladığımız Mary Elizabeth Winstead rol alıyor. Yönetmen koltuğunda ise Norveç’li Matthijs Van Heijningen Jr. ‘ ı görüyoruz.

Antartika’da bir grup araştırmacı bir ‘şey’ bulur ve hikayemiz burada başlar. Buz kalıbının içinde incelemek için üstlerine götürdüklerinde Şey’in buz kalıbını kırıp dirileceği akıllarına gelmemiş olsa gerek. Temas kurduğu canlıların hücrelerini kopyalayıp benzeterek onların kılığına giren Şey, film boyunca bizi kimin Şey olduğu konusunda şüpheye düşürerek heyecanı belli bir seviyede tutmayı başarıyor. Bu şüpheden kaynaklanan heyecan ve dinamizm daha öncesinde ‘Fakülte’ ve ‘İstila’ filmlerinde gördüğümüz herkesin her an her şey olabileceği hissi bu filmde de mevcut. Ancak fikrin orjinalliği itibariyle senaryosu daha önceye ait olması sebebiyle ‘Şey’ takipçi değil, bu kulvarda takip edilen konumunda.

Bu onulmaz şüphenin yanında verilen Hollywood’a has bilimsellik de filme ayrı bir güzellik katıyor. Kate’nin tespitleri bu minvalde oldukça doyurucu. Şey’in hücreleri kopyalaması, organik olmayan bir şeyi üretememesi ve bunların anlaşılmasını sağlayan olaylar oldukça güzel oturtulmuş. Hikaye bilimsel zemine dayandırılarak, bilimkurgunun yer yer dozunu kaçırdığı aşırı fantastiklikten de böylece sıyrılmış. Ancak tüm bu olumluluklara rağmen finalde klasik Hollywood esintilerinden de kurtulamadığımızı söylemek gerek.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir