Tür: Dram
Yönetmen: Pavel Chukhraj
Senaryo: Pavel Chukhraj
Görüntü Yönetmeni: Igor Klebanov
Müzik: Eduard Artemyev
Yapım: 2004, Rusya-Ukrayna, 105 dk

Film 1960’ların Sovyetlerinde geçer. Bir Sovyet generali olan General Serov, kızı Vera ve generalin şoförü olarak göreve başlayan Viktor etrafında dönen filmin yönetmenliğini Pavel Chukhraj üstlenmiş. Filmin adını Türkçe olarak Vera’nın Şoförü olarak çevirseler de ben buna katılamayacağım. Filmin adının İngilizce çevirisi A Driver for Vera’dır ki burada “drive” fiili Vera’ya nispet edilmiştir. A driver of Vera değil de A driver for Vera denmesi Vera’nın bir araç gibi sürülmeye ihtiyacı olmasındandır, sığınmaya ve yönetilmeye olan ihtiyacı. Filmin gidişatında da bu durum rahatlıkla anlaşılır. Bu kanaati ben de oluşturan bir diğer nokta da Viktor’un Vera’nın değil General’in şoförü olarak göreve başlamasıdır. Yani Viktor Vera’nın değil General’in şoförüdür ama hikaye içinde Vera’yı hayata uçuran kaptan pilot olmayı başarmıştır.

Vera annesiz büyümüştür ve asker olması dolayısıyla otoriter olan babası ile yaşamaktadır. Hayattan umutsuz ve umursuz bir biçimde içki ve sigara bağımlılıklarıyla harmanladığı buhranını, erkeklerle ve partilerle susturmaya çalışsa da sakatlığı ve annesizliği içindeki volkanı söndüremez. Bazen babasına inat hayatı boşverirken bazen de kendisine rağmen hayata tutunmaya çalışır. Bu şartlarda karşısına çıkan babasının şoförü Viktor Vera’yı görür görmez filmde de bir sır şeklinde saklı bir ilgiyle ona yönelir. Ancak bu ilgisinin hakikati ancak Viktor’un gönlünde gizli kalmıştır. Chukhraj bunu seyirciyle paylaşmaz, muhayyileye bırakır. Bu açıdan da mükemmel bir yöntem kullanan yönetmen adeta gerçek hayatı yaşatmıştır seyirciye. Viktor’u bilemezsiniz ve nasıl görürseniz öyle değerlendirirsiniz. Ben Viktor’u menfi değerlendirdiğim gibi filmi de bir aşk filmi gibi değil tam bir drama olarak değerlendireceğim.

General Serov ülkenin değişen şartlarından ötürü günah keçisi ilan edilme aşamasında olmakla beraber bunlara karşı direnirken, bir yandan da kızı Vera’yı ve geleceğini düşünmektedir. Şartların aleyhine geliştiğini düşünse de belli etmeyen Serov (yönetmen aynı harika yöntemi burada da kullanmış, generalin şartlar hakkındaki tasavvurunu seyircinin muhayyilesine bırakmıştır.) ismini gizlediği birinden hamile olan kızına bir an önce bir hayat kurmak istemektedir. Bu şartlarda gördüğü Viktor’u önce şoförü yapar ve ardından da damadı yapmak ister. Viktor, Vera’nın sakat olması sebebiyle tereddütler yaşasa da bir yandan Vera ile yakınlaşırken bir yandan da Vera ile evlenmenin getirilerini de hesap eder. Moskova’daki subay okuluna gönderilmek, generalin damadı olmak ve orduda çabuk yükselmek. Bu hırsı sebebiyle de Geneal Serov’a dahi ihanet eder ve onun aleyhine KGB’ye muhbirlik yapar, zaman zaman vicdanı sızlamasına rağmen yapar. Ve yönetmenin seyirciye bıraktığı Viktor yorumuma gelirsek, Viktor benim için menfi bir karakterdir. Vera’dan ara ara hoşlanmakla beraber onunla evlenmesinin asıl amacı generalin kızı olması ve orduda yükselme isteğidir. Aslında içten içe Vera’nın sakatlığını kabullenememekte ve bu durumdan korkmaktadır. Bunu da salt dişi kadını temsil eden Linda ile aniden beraber olmasından çıkarabilirsiniz. Çünkü Vera dişi değil anne yada kız kardeş olabilir ancak Viktor için. Dişi kusursuzdur, dişi olarak görülmeyen de kusur görülür ve bu yüzden de kusuru olan, kusuru göze değen dişi olamaz. Viktor’unda kadında aradığı öncelikle dişiliktir.

Filmin sonu bir dramaya yakışır biçimde biter. Filmde dikkat edilmesi gereken üç nokta vardır ki kısa diyaloglar ve az kelimeler sinema sanatı ile ne kadar çok şey anlatır bir kez daha ortaya çıkarır.

1.Generalin İfade Verirken Diyaloğu

–        5 yıldır hiç kimse bu gemiyi umursamıyordu? Ne değişti?

–        Zaman değişti. Ülke ve parti kendilerini yeniliyor.

Burada devletteki dönüşümü özetleyen bir diyaloğa şahit oluyoruz. General görevdeyken bir geminin batırılmasından mesul tutulmuş ve bu soruşturmayla daha bir çok gedikler aranarak günah keçisi ilan edilmek istenmiştir. Devlet zamanın gerektirdiklerini yaparken geçmiş zamanın gerektirip şimdinin reddettiklerinin hesabını da o işi yapanlardan biri yada birkaçına keserek kendi bekasını devamlı kılar ki şahısların ezilmesine rağmen sistem yürüsün. Mürettebat telef olsa da yeni mürettebat alıp gemiyi yürütmelidr.

2. Terayağlı Patatesi Püresi ve Çocukluk

Vera yine buhranlı anlarından birindedir. Eve gelir ve ortalığı yıkıp dökmeye başlar. Eline bir bıçak alır. Kendine zarar verme noktasına gelmiştir artık. Kendinden geçmiş onu durdurmaya çalışan babasını dinlememektedir ki babasının ona yaptığı bir teklife kadar:

Terayağlı patates püresi ister misin Vera? Çocukluğunda sevdiğin gibi? Tıpkı çocukluğundaki gibi.  İmkan olsa hepimizin dönmek isteyebileceği çocukluğu hatırlatan bir imgedir tereyağlı patates püresi. Vera’yı çocukluğuna, saflığına ve kirlenmemişliğe götüren bir imge.

 

3.Erken Doğum

Vera çektiği acılar sebebiyle erken doğum yapar. Bir kriz sonrası gelen doğum sancısı bize annenin içindeki acıların gücünü gösterir. Acıların kuvveti o kadar büyüktür ki çocuğu bünyesinden koparır ki bir evladı annesinden hem de anne tarafından gelen bir istekle koparılması ne kadar güç bir şeydir. Yahut da acıların şiddetine dayanamayan bebeğin artık anneden kopmak istemesini gösterir.

Sessizliği dinleyebileceğiniz, hayal edebileceğiniz ve hayata dair çok şey bulabileceğiniz bir film Vera’nın Şoförü. Vera gibi aciz kaldığımız zamanlarda şoförümüzü dışarıda değil içerde aramak bir insan için en doğru yol olacaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir