Masal ”Oz Büyücüsü” Yaaa!

‘Kudretli ve Muhteşem Oz’, kendi halinde, dar bir çevrede, sahtekar ve düzenbaz bir şekilde yaşamını sürdüredursun, birinin, onun için sıkı bir planı vardır. Gök gürler, şiddetli bir fırtına peydah olur ve hepimizin küçüklükten bildiği o masaldaki hortum, Oz’u, kendisi ile aynı ismi taşıyan cennet diyara götürür. ‘Müziğin dahileri’ demiştim çok sesli müzik bestecileri için. Doğadan esinlenilen bu oluşumun, harmoni ve senkronu muhteşemdir. Oz diyarına adımını atar atmaz doğa melodisini çalmaya başlıyor. O sahne ile karşı karıya gelince, bu filme gelmeye değdi diyorsunuz.
Çocuk filmi diye nitelendirilen bu filmlerin hiçbirini kaçırmamak lazım aslında, hepimizin çocukluğuna inmek gerekmiyor mu sanki? Zorlanmayacak olmanız da cabası… Neredeyse kör göze parmak şeklinde sunulan mesajlar, gözümüze sokuyor çocukluk ve gençlik hasarlarımızı, ki biz deneyimlerimizden bile ders almaya vakit bulamayan, zamanı hoyratça ve sanal bir dünyada harcayan bir nesil değil miyiz? Kimse bunu ön göremedi. Uzaya çıkmak bile hayal edilirken, kimse böylesi asosyal bir toplum hayal edemedi. İyi ki acıkıyoruz. Yoksa evdekilerle nerede karşılaşıp, yüzyüze bakardık.
Oz, gördüğü her güzele mavi boncuk dağıtadursun, haksızlığa dayanamayan, kırık kalpler için dünyaların yakıldığı bir toplumun varlığını düşünememişti. Gerçekten de yüksek bir duygu olan aşk, insana çok şey yaptırabilir. Şimdi için söylemiyorum. Şimdi öfkeyle oturursunuz bilgisayarınız başına, kafanızı kolayca uyuşturabilirisiniz. Hafızanızı kısa bir zamanda silip yeni veriler yükleyebilirsiniz. Toplumsal hafıza için bile sorun yok. Görüntülerin üzeri hızlı bir şekilde örtülüyor. Bir gün içerisinde koca bir çöp kamyonu, kaç sefer yapıp, üzerini örtüyor olan bitenin.
Mutlu son… İyi cadı, aşk acısından ötürü, kötü bir cadıya dönüşüyor ve saldırıyor kalbini kırana. Hıncını alamıyor sonunda, çünkü Oz, pratik zeka. Bunun da üstesinden gelip, ona güvenen Oz halkını kurtarıyor. İyilerin yüzü güleç, mutluluk melodileri ile bitiyor masal. Oz… ‘Muhteşem ve Kudretli ve Sahtekar ve Düzenbaz’
Safiye Ersoy
