Anna Karenina

Hazin bir sonla bitiyor bu film. Boşuna mutlu son beklemeyin. Bunu niye yazıyorum. Film iki haftadır vizyonda ve bence sonu söylenebilir bu vakitte, hani bunu da Rus edebiyatına adım atmamışlar için belirtiyorum. Ama kesinlikle takılacağınız şey sonu değil. Hatta hatırınızda bile kalmıyor. Bu kötü haberdi. Size bir de iyi haberim var. Al Pacino’nun oynadığı Kadın Kokusu filminin, daha ben yazarken aklınıza gelen dans sahnesi gibi Kont ile Anna’nın şehvet dolu dans sahnesini bir ömür hatırlayacaksınız. Şimdiden hayırlı olsun. Vals eşliğinde aşkınızla dip dibe geldiğinizde salon, özenle giyinmiş güzel insanlarla döşelidir. Sonra hepsi yok olur. Sadece mekanın varlığı kalır…
Ahlaklı, sadık, evli ve bir çocuk annesi Anna Karenina, henüz üçüncü sahnede, ‘Bence aşkta keşke yaşasaydım yerine, iyi ki yaşamışım demeli’ diyen arkadaşına ‘bilmiyorum’ dediğinde, yakışıklı ve başarılı Kont Vronsky’yi görmemişti. Gördüğünden itibaren ise Anna ve sizin hissettiğiniz şu oluyor; Rusya’nın o dondurucu soğuğu, muhteşem bir fon oluşturmuş bu filme ve öyle dengelemiş ki kurguyu, ne hararet yapıyorsunuz ne üşüyorsunuz film boyunca.
Anna Karenina filmini mutlaka seyredin çünkü bir başyapıt niteliğinde. En önemli olan şey yani konu hazırdı evet. Sırada senaryonun yazılması, oyunculara karar verilmesi, bütçe hesaplanması, hazırlıkların tamamlanıp çekime başlanması vardı. Her şey aslında sıradan iken, bir dahinin sihirli sopası değmişti işte esere. Şimdi her şey daha güzel olacaktı.
Son dönemde adına 3 boyutlu denen bir teknoloji ile pohpohlanıyor özellikle fantastik filmler. Ben henüz 3. boyutu göremedim bu teknolojilerde. Ama Anna Karenina’yı seyrederken sinema salonundan çıkıyor kendinizi bir canlı perfermansın önünde buluyorsunuz. Baloların yapıldığı salonun ahşap kokusunu hissediyorsunuz. Ve kontun sözlüsü Kitty ile birlikte, siz de azap çekiyorsunuz unutulmaz dans sahnesinde. Anna Karenina filmi, 3 boyutlu teknolojiyi değil ancak sanatın iki katmanını aynı anda sunuyor izleyiciye. Hem sinema seyrediyorsunuz hem de çoğu zaman şehrinize uğrama ihtimali düşük, muhteşem bir tiyatro eseri.
Ve Anna intihar eder.
Safiye Ersoy
