Hayatımızdan Bir Parça ”Senaryo”

İlk olarak ne kaleme sarıldık ne de kurmaca öykülerin satırlarına… Hepimizin istediği sadece yaşamak adına uğraş vermekti. Belki bir o kadar uzak, alakasız hayatlar; belki de bir o kadar yakın birbirinin kopyası hayatlar… Unutmayalım ki ilk olarak yaşamak istedik öykü ya da efsane değildi amacımız.

Yaşam uğraşından yansıyanların izinde hayatımızdan kopan parçaları önce hikayelere daha sonra senaryo olarak yoğun kitleler önüne serdik. Önce yaşayıp deneyim edindiklerimizden yola çıkarak senaryonun yolculuğunu başlatmış olduk. İşte dar kalıplar ya da geniş ufuklarda yol alan senaryolar böyle doğuvermeye başladı. Önce yaşandı, sonra ayağa kalkıp hayatımızda ki anı defterine bir çentik attı, daha sonrada zihinlerde yer etmek adına kaleme sarılmış elden dökülen sözlerle senaryo haline geldi hayatımızdan kopan ufak kareler… İşte karşımız da yaşam denen yolun yolcusu senaryo…

Karşımıza bir film şeridinde, bazen bir tiyatro oyununda, belki de bir dizi de dahası da bilemeyeceğimiz alanlarda çıkıverdi. Ben buradayım diye seslendi bize. Evet senaryodan bahsediyorum. Şimdi içinizden bize nasıl sesleniyor diyorsunuz. İzlediğiniz ya da tanık olduğunuz kurguya dayalı bir film ya da tiyatro oyunun bazen içinize seslendi , bir şeyler harekete geçti duygu fırtınasına yakalandı, bazen de bir şeyleri kırdı döktü içinizde gözünüzden dökülen yaşlara sebep oldu. O hep sizin hayatlarınıza dokundu siz onu hissetmeseniz de.

Hayatımızdan bir parça olan senaryo , biz yaşam şeridinde yürüdükçe bizimle yürümeye devam edecek. Her gün daha da büyüyerek yeni yeni hayatlar tecrübe edinerek bize eşlik edecek. Unutmayalım ki senaryo ile insan hayatı karşılıklı etkileşim içinde. O bize bir şeyler hissettirebildiği gibi biz de ona bir şeyler hissettirebiliriz. İşte bir kez daha yaşam şeridinde yürürken sizlere senaryo ile yolculuğumuz burada sona erdiğini belirtmek zorundayım. Üzülmeyelim yolculuk bitmiş olabilir ama unutmayalım ki senaryo her zaman bizimle…

  Gökhan Kuloğlu

2 thoughts on “Hayatımızdan Bir Parça ”Senaryo”

  1. Senaryo yazmanın hayatı anlamadan gectıgini sanıyorum… Sunuda belirteyimki eski türk filmlerinin senaristlerinin yerini şuan dolduramıyoruz. Bikaç senarist hariç

  2. katılıyorum şuan ki senaristlerin bir çoğu doyurucu olmuyor belki basite kaçmalarından ya da hayatı iyi analiz edemediklerinden ama saygı çerçevesi içinde yine üreten ellere saygımız sonsuz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir