Whiplash Film İncelemesi

Hayat değil mi bize bir aferin sözünü bile çok gören, sürekli beklediğim tempo bu değil, daha iyi çalışmalısın diyen.

İnsan hedefleri için ne kadar fedakârlık yapabilir? Hayalinizi kuruduğunuz bir dünyaya ulaşmak için ne tür zorluklara göğüs gerebilirsiniz? Sizinle aynı hedefler için savaşmaya hazır olan insanlarla nasıl rekabet edebilirsiniz ve ne kadar acımasız olabilirsiniz?  Bu hafta gösterime giren film 5 dalda Oscar’a aday olan “Whiplash” yukarda sorguladığımız tüm sorulara cevap veriyor.

Filmin Başrol oyuncusu “Adrew” Karakteriyle Miles Teller, ve “Fletcher” karakteriyle daha önce “Oz” dizisinden ve Spider man’den hatırladığımız emektar oyuncu Jonathan Kimble Simmons , yönetmenlik koltuğunda ise genç yönetmen “Damien Chazelle” var. Yönetmenin daha 30 bile değilken bu denli bir sanat ağırlıklı ve gerilimlerle dolu bir filmi yapmaya cesaret etmesi kesinlikle övgüyü hak ediyor. Her sene olduğu gibi bu yılda, Oscar Ödüllerinde bir müzikal drama filmi aday olarak karşımıza çıkıyor, Whiplash bu türleri seven sinemaseverler için oldukça tatmin edici. Geçen yıl “Coen Kardeşlerin” yönettiği Oscar Isaac’ın başrol oyuncusu olduğu “Lewyn Davis” filminde olduğu gibi jazz severler bu filmde “Whiplash” ve “Caravan” gibi muhteşem parçaları dinleme şansı buluyorlar.

“Whiplash” müzikal dram türünde bir film gibi görünse de, içerisinde hırs, dram, aşk, ihanet gibi birden çok argümanları barındırıyor. Özellikle birçok aksiyon filminde görmediğimiz derece soluksuz izlenecek sahneler, sizi terletecek, sinirlerinizi harekete geçirecek diyaloglar var.

Film konservatuara yeni başlamış özgüven yoksunu bateri çalan 19 yaşındaki Andrew’ın, diktatör tarzı benimsemiş bir Jazz hocası olan Fletcher arasında geçen, idealleri için kimin daha fazla kötüleşebileceğini, bu kadar da olmaz dedirtecek cinsten sinir bozucu bir savaşı konu alıyor.

Yaptığım tanımlama kesinlikle abartı değil, çünkü Fletcher öğrencilerini asker gibi yetiştiriyor, asla bir şeyi ikinci kez söylemiyor, asla kusursuz olmayan bir şeye değer vermiyor, asla bir şeyi takdir etmiyor,  bu yüzden Andrew çok iyi bir davulcu olabilmek için değil, hocasının takdirini kazanabilmek için, herkes ile savaşıyor.  Bu savaşta Fletcher sertliği hayat felsefesi haline getirmesi sayesinde ve ağzı bozukluğun öğrencilerine pozitif bir etki yapacağını düşünmesi sebebiyle, Andrew’un da sürekli çatışmaya hazır bir duruş sergilemesi, karşısında duracak kişi hocası bile olsa, ezmek için her şeyini feda etmeye hazır  olması, iki aşırı zıt karakterin birbirini nakavt etme çabası haline dönüştürüyor. Bu yüzden de Andrew’ın ne parmaklarından kan gelircesine çaldığı davullar, nede orkestranın konserine yetişmek için geçirdiği trafik kazası, hocası Fletcher’ı memnun ediyor.

Filmin en dikkat çekici özelliği, Fletcher’ın bir müzik hocasından çok, hayatın ta kendisi olma rolünü üstlenmesi, yani eğer hayat size gülerse mutlu olursunuz ancak hayatın size gülmesi için bazen en iyi olmanız bile yeterli olmaya bilir, sürekli karşılık beklemeden çalışmanız gerekebilir. Bu yüzden de Flecther’a göre Aferin demek bu dünyada söylenmiş en zararlı söz. Öğrencilerini motive etme tarzı, bizim uyguladığımız yöntemler gibi değil, ancak bu yönetimler eminim ki birçoğumuzun hayatında neredeyse her alanında karşısına çıkan yöntemler. Örnek olarak, askerde disiplinli bir Komutan, lisede ki Tarih hocası, futbol takımındaki çalıştırıcı, ya da amirimiz veya patronumuz, belki sevgilimiz ya da eşimiz verilebilir. Hayatınızdaki başarılarınızı kimsenin takdir ettiği yok değil mi? Çünkü bu beklenti bizim motivasyonumuzu bozuyor, çünkü hayatımızın her alanında aferin yok, hep daha iyi olmak adına yarışmak var,  ne yaparsanız yapın sanki Fletcher kulağınıza eğilip şöyle fısıldıyor “Hayır! İstediğim tempoda değil, daha iyi çalış”

Whiplash bana göre bu yıl “Boyhood” filmi olmasaydı, kesinlikle en iyi senaryo dalında Oscar Heykelciğini alabilirdi. Whiplash belki en iyi film Oscar’ını alamayacak olsa da, sinemaseverlerden özellikle Filmin 19 günde çekilmesi, yönetmenin daha 28 yaşında olması, oyuncuların özellikle J.K. Simmons’un Oscar’lık kusursuz oyunculuğu ve davul gibi zor bir enstrümanı profesyonel seviyede çalan Miles Teller’in göstermiş olduğu harika performansı, bu yılın en iddialı filmleri arasında olmasını sağlıyor, filme puanım 10 üzerinden 7.9.

M.Said Çakallı

Whiplash Türkçe Film Fragmanı

Yorum Yaz