Türkiye’de Komedi Filmleri Neden Bu Kadar Çok İzleniyor?

Türk sinemasının geçmişine dönüp baktığımızda komedi filmlerinin hep ayrı bir yeri olduğunu görüyoruz halk olarak tutkuyla bağlıyız komedi filmlerine bu yüzden üst üste rekorların kırıldığı bu dönemde komedi filmlerine bu inanılmaz rağbete çok şaşırmıyorum.

Başlıkta sorduğum soru teker teker bizlere yöneltilse eminim birçoğumuz  ‘e canım günlük hayatta bunalan millet kendine eğlence arıyor millet sıkıntısını başka ne ile atsın’ gibi bir klişe cümleyle geçiştireceğiz bu ilgiyi sadece bu klasik cümle ile açıklamak biraz körlük olur. Son dönem Türk komedi filmlerinin en temelde çok izlenmesinin nedeni modern çağ’ın matematiğine göre çekiliyor olmalarıdır. Peki nedir bu matematik: “daima haz peşinde koş ve önüne gelen her şeyi hızla tüket !”  bunu komedi filmlerine “ izle-bol bol gül rahatla-salondan çık- ve unut” diye tercüme edebiliriz. Bu bahsettiğim modern çağ matematiği bizleri alelade insanlar yapıyor sanki aynı fabrika çıkışı tek tip insanlarmışız gibi farklılıklarımızı yutuyor, kafamızı yormak istemiyoruz bir şeylere  fikir üretmeden ,emek sarf etmeden,suya sabuna dokunmadan,banane arkadaş  modunda götürüyoruz hayatı çünkü çevremizdeki herkes böyle  çünkü bizlere aksi öğretilmedi ki !!!  Sevmediğimiz işlerde çalışıyoruz, günde 10-12 saat köle gibi çalışıyoruz, sevmediğimiz bölümlerde okuyoruz bunalım toplumu modunda tek tutunduğumuz yalancı dal  : “yav işte milletin gülmeye ihtiyacı var” lafı.   Yahu kendimi bildim bileli bizim milletin gülmeye ihtiyacı var bir bitmedi nasıl bir ihtiyaçsa! Görün artık asıl neden bu değildir. Tüketim çağına kendini kaptırmış insanın (ki birçoğumuz böyleyiz) en temel özelliği dediğim gibi basit’e (düz’e) olan meylidir bu meylediş gitgide bireyin beynini uyuşturur işte tam burada sadede gelirsem son dönem tv’deki birçok diziler, yarışma programları ve özellikle de komedi sinema filmleri bu modern çağ matematiğine hizmet etmektedir.

Buraya kadar yazdıklarım elbet yanlış anlaşılabilir bu yüzden şunu belirteyim ki ben bu filmler (Düğün Dernek, Recep İvedik, Patron Mutlu Son İstiyor, Sümela’nın Şifresi Temel, Hükümet Kadın vb.) çekilmesin demiyorum hiçbir önyargıda taşımıyorum birçok insanının yaptığı gibi üstten bakmayı da doğru bulmuyorum elbette ki çekilecek bu filmler sonuçta kitleler gidiyor bu filmlere göz ardı edilemez ben çekilmeli çekilmemeli derdinde değilim benim derdim temelde bu filmlerin neden bu kadar izlendiğidini naçizane analiz edebilmek. Konuya tekrar dönersem komedilerin çok izlenmesinin ikinci en önemli sebebi ise ülkemizde bir sinema kültürünün olmaması ve sinemaya sadece eğlence aracı olarak bakmamız. Toplum olarak yedinci sanat denen sinemanın kitleleri eğitmede ve topluma değer katmada ne denli önemli bir sanat dalı olduğunu hep göz ardı ediyoruz. Bunun birazda 90’lardan itibaren bilinçli yapıldığını düşünüyorum yaşları 30 ve üstü kuşak  iyi bilir ki  90 öncesi  komedi sineması  içinde hem komedi ruhunu barındıran hem de toplumsal taşlama örneği sunan,politik,yapıcı,anlamlı ve değer taşıyan komedi filmleriydi : düttürü dünya, züğürt ağa ,selamsız bandosu,değirmen, öğretmen, koltuk belası vb. … ve şuanda aklıma gelmeyen bir sürü film. 90’lardan sonra çağa ayak uyduran komedi filmleri apolitikleşti, içi boşaldı ve salt insanları eğlendirmeyi amaç edinen tavırda nitelik anlamında yerlerde sürünmeye başladı ve böylece sinemayı sırf eğlence aracı gören halk kitleleri ortaya çıktı.60-70-80’lerin derdi olan kuşaklarının yerini amaçsız x kuşağı aldı. Bunun kanıtını şöyle yapabilirim: son dönemde reis çelik “lal gece” adlı küçük gelinleri konu edinen eli yüzü düzgün bir film yaptı sokaktan on kişi çevirsek desek ki küçük yaşta evlendirilen kız çocukları hakkındaki tavrınız nedir hepsinin de lanet okuyacağından duyarlı davranacağından eminim. Ama aynı on kişiyi sinema salonunun önüne getirsek  bir salona lal gece’yi diğer salona “düğün dernek”  ya da “recep ivedik’i” koysak eminim ki tamamına yakını komedi filmini tercih edecektir çünkü sinema salonunun önünde dururken tek derdimiz eğlenmek,kafayı dağıtmak. Sinemayı sadece eğlence aracı olarak görmeyen,nitelikli,derdi olan filmlerin kol gezdiği bir Türkiye sineması dileğiyle…

ERDAL ÇAYLAK

Yorum Yaz