Tarantino’dan ABD’ye Mektup… The Hateful Eight (2016)

The Hateful Eight

Yazının henüz başındayken şunu direk ve net olarak şunu belirmeliyim ki; Bir Tarantino filminden ne bekliyorsanız bu filmde aşağı yukarı hepsini bulacaksınız. Filmimiz kelle avcısı,cellat Ruth’un(Kurt Russell) yakaladığı başına 10 bin dolar ödül konmuş azılı suçlu Daisy Domergue’yi(Jennifer Jason Leight) Red Rock kasabasına götürmek için yola çıkmasıyla başlıyor.Ruth yolda diğer kelle avcımız Binbaşı Warren(Samuel L. Jackson) ve Red Rock kasabasının yeni şerifi olduğunu iddaa eden Chris Mannixle(Walton Goggins) karşılaşıyor.Yola birlikte devam eden kahramanlarımız kar fırtınasından korunmak için Minnie’s adında bir hana sığınıyorlar.İşte ne geliyorsa başlarına burada geliyor.Hemen dudak bükmeyin The Hateful Eight(ki ben 8+1 diyorum) tek mekanda geçen iyi filmlerden(bknz. 12 Kıgzın Adam,Tabut)

Açıkçası filmin ilk yarısında Tarantino filmlerinin o kendine has diyalogları arasında boğuldum fakat bunun filmin tek mekanda geçmesinin verdiği dezavantajdan (ki bu ikinci yarı avantaja dönüşüyor) kaynaklanıyor.Bu ayrımda ilk yarının ikinci yarıya hizmet ettiğini düşünüyorum.Ta ki Binbaşı Warren’ın yaşlı generali tahrik edişi ve düellosuyla(ki filmin final sahnesi hariç en iyi sahnesi) birlikte filmimiz hareketlenmeye başlıyor ve olaylar birden çığrından çıkıyor.Süprizbozan vermemek adına burada durup filmin geneli hakkında konuşalım istiyorum.

The Hateful Eight Tarantinonun tek mekanda geçen ilk filmi,bu onu kısıtlamış mı bana kalırsa hayır.Ayrıca Trantinonun kendine has yenilikçi western tarzını bu filmle biraz daha oturttuğunu görüyoruz.Alışılagelmiş kalıplaşmış western tarzını yıkıp kendine has diyaloglarıyla harmanlamış.Bir western düşünün at üstünde koşturup etrafa ateş eden birileri yok ,uzun etekli latin kızları,ellerinden gitarı bırakmayan latin erkekleri yok,kimse bara girip kavga çıkartmıyor mesela.Ayrıca hiçbir western filminde bu kadar kan göremezsiniz.Bunun ötesinde o iki boyutlu,sığ umursamaz ama bir o kadar yiğit kovboylara da rastlayamazsınız.

The Hateful Eight

Gelelim filmin alt metnine yani derdine.Filmin anlatmaya çalıştığı,vermek istediği mesaj bana kalırsa Abraham Lincoln’ın mektubunda gizli.Başından sonuna Amerikanın kanayan yarası olan siyah-beyaz kavgası(ki bizdeki türk-kürt meselesine benziyor) yani ırkçılık bu filmin diyaloglarının,esprilerinin çoğunun çıkış noktası ve hikayemizin temelini oluşturuyor.Tarantinonun Zincirsizde de apaçık belli ettiği gibi bu konu hakkında anlatmak istediği bişeyler var.Bunu kendine has üslubuyla sert bir şekilde yapıyor.Tabi görmek istemeyenler aksiyon kısmına takılıp kalacaklardır.Bana göre bu konuda siyahi vatandaşlara haksızlık yapıldığını düşünüyor ki son iki filminde bunu çıkarmak pekte zor değil.Fakat her ne kadar filmlerini siyahiler üzerinden işlese de seslenmek istediği taraf solukbenizliler.

Yazının sonuna yaklaşırken diğer detaylarından bahsetmeden edemeyecem.Film Tarantinonun eskiye olan tutkusuyla 70mm Ultra Panavision la çekildi.Eski bir çeşit olan 70mm masraflı ama görüntü olarak atmosferi daha iyi yansıtabilen bir teknik.Dijitalleşen sektörün aksine Tarantino eskiyi yaşatmak adına bu yöntemi seçmiş ve hatta sektöre dijitalin tamamen hakim olmasıyla sinemayı bırakacağını söylemiştir.70mm ne demek ? derseniz kabaca perdeye yansıtılan görüntünün normale göre iki kat daha büyük olmasıdır.

Filmdeki oyunculuklara baktığımda pek laf edilecek bir şey bulamıyorum fakat Daisy karakterini oynayan Jennifer Jason Leight e ayrı bir parantez açmak gerek ki bence filmi sevdiren bir karakter ve oldukça başarılı bir oyunculuk gördüm.Oyuncu kadrosunda dikkatimi çekense daha çok gedikli oyuncuları tercih etmesi oldu.

Filmle ilgili hiç mi olumsuz bir şey yoktu bu kadar pozitif olma dersenizde müziklerini pek beğenmedim diyebilirim ki biraz uzun olan giriş sekansındaki müzik yordu beni.Ayrıca o masa ve bazı nesnelere vuran ışıklarda ayrıca dikkatimi çekti.Uzun lafın kısası eğer Tarantino seviyorsanız salondan eliniz boş bir şekilde çıkmayacağınıza inanıyorum.Tarantinoyu şimdi çok konuşuyoruz ilerde de çok yadediceğimizi düşünüyorum.The Hateful Eight gerek mizah anlayışı gerek atmosferiyle seyirciye ve özellikle Tarantino seyircisine istediklerini veren bir yapım.İzleyin,izlettirin efendim sinemalı günler…

Dipnot:Beni kan tutar diyen arkadaşlar Tarantino filmleri izleyebiliyorlar mı merak etmiyor değilim!

Adem Horoz

The Hateful Eight Film Fragmanı

Yorum Yaz