Sonsuz Aşk (Endless Love) Ayrıntılı Film İnceleme

Sonsuz Aşk

14 Şubat’ta vizyona giren ve Shana Feste tarafından yönetilen bu romantik dramda Robet Patrick, Bruce Greenwood, Rhys Wakefield, Dayo Okeniyi, Emma Rigby ve Joely Richardson gibi isimler de rol alıyor.  Sizler için bu romantik – dram filmini ayrıntılı olarak inceledik. Yazımızda prodüksiyon notları hakkında kısa bilgilere ve yazının sonunda Türkçe altyazılı fragmanına ulaşabilirsiniz,

PRODÜKSİYON NOTLARI

Hiçbir şey bütün yoğunluğu, tutkusu ve vaadiyle ilk aşka eşlik eden heyecandan daha güçlü, umarsız ve şiddetli değildir. Shakespeare’in talihsiz aşıklarına kadar uzanan, modern hikayecilikte zamanı olmayan bir konudur. Ama ısrarla güncel olarak kalır çünkü her nesilden, herkes için bir geçiş töreni olarak görev yapar.

Bu Sevgililer Gününde genç bir çift aşk için bütün engellerle savaşacaklar.

Jade Butterfield ile David Elliot’ın anlık arzularıyla başlayan ve kendilerini ayırmaya çalışan ebeveynler yüzünden daha da kayıtsızlaşan bir aşk macerasını tutuşturan karizmatik bir erkekle ayrıcalıklı bir kızın hikayesini anlatan Sonsuz Aşk’ta ALEX PETTYFER (Magic Mike, I Am Number Four) ve GABRIELLA WILDE (The Three Musketeers, Carrie) rol alıyor. Sınıfsal sınırlarla ayrılmış olsalar da aralarındaki çekim gücü yadsınamaz ve engel olunamazdır.

Lise mezuniyetini takip eden aylarda, sınırsız bir geleceğe sahip olan korunmaya alınmış, genç bir kadın olan Jade, sorunlu bir geçmişi olan, işçi sınıfından David’den etkilenir, David de ona sırılsıklam aşık olur. İlişkileri Jade’in kontrolcü babasının kızını David’den uzaklaştırma çabalarıyla çatışır. Bu arada annesi, ilişkilerinin gelişmesini teşvik etmektedir ve babasını keskin bir şekilde uyarır. Unutulmaz yaz mevsimi boyunca iki genç aşık mantığa meydan okuyacak ve güçlü tutkularının geleceklerine birlikte karar vermesini sağlayacaklardır.

SHANA FESTE (Country Strong, The Greatest)’nin yönettiği romantik dramda deneyimli ve yeni oyunculardan oluşan bir kadro yer almaktadır. Baş rollerde Jade’in kızını gözünün önünden hiç ayırmayan, baskıcı babası Hugh rolünde BRUCE GREENWOOD (Star Trek, Flight); Jade’in bir şairin kalbine sahip, romantik ve idealist annesi Anne rolünde JOELY RICHARDSON (The Girl With the Dragon Tattoo, Vampire Academy) ve oğlunun kendisininki gibi bir hayat yaşamasını hiç istemeyen bir tamirci olan David’in babası Harry rolünde ROBERT PATRICK (Safe House, gelecek film Kill the Messenger) yer almaktadır.

Kendilerine eşlik eden genç yetenekler, Jade’in sevgi dolu ama asi ağabeyi Keith rolünde RHYS WAKEFIELD (The Purge, Sanctum); David’in olağanüstü asi arkadaşı Mace rolünde DAYO OKENIYI (The Hunger Games, The Spectacular Now); David’in kendisinden kolayca vazgeçmeyi reddeden ürkütücü eski kız arkadaşı Jenny rolünde EMMA RIGBY (The Counselor, televizyondaki Once Upon a Time in Wonderland)’dir.

Filmin yapımı için Bluegrass Films’den SCOTT STUBER (Ted, Safe House) ile New Regency’den yapımcı PAMELA ABDY (Identity Thief, 47 Ronin) bir araya gelmiş, kendilerine JOSH SCHWARTZ (TV’s Gossip Girl, The O.C.) ve Fake Empire’dan STEPHANIE SAVAGE (TV’s Gossip Girl, Hart of Dixie) katılmıştır.

Feste’nin Sonsuz Aşk için yönettiği kamera arkası ekibinin başında görüntü yönetmeni ANDREW DUNN (Precious, The Perks of Being a Wallflower), yapım tasarımcı olarak CLAY GRIFFITH (We Bought a Zoo, Sweet Home Alabama), kurguda MARYANN BRANDON (Star Trek, Super 8), kostüm tasarımcı olarak STACEY BATTAT (The Bling Ring, The Disappearance of Eleanor Rigby) ve besteci CHRISTOPHE BECK (The Hangover trilogy, The Muppets) yer almaktadır.

SCOTT SPENCER’ın romanından uyarlanan Sonsuz Aşk’ın senaryosu Shana Feste ve JOSHUA SAFRAN (Gossip Girl)’a aittir. Romantik dramnın sorumlu yönetmenleri J. MILES DALE (The Vow) ve TRACY FALCO (Lions for Lambs)dur.

PRODÜKSİYON HAKKINDA

Aşk için Savaş: Prodüksiyon Başlıyor

Scott Spencer’ın 1979 yılına ait, genç aşıkları konu alan çok satan romanından esinlenme ve bu temaları 21. yüzyıldaki genç sinemaseverlere ulaştırma fikri, daha önce de ideal bir işbirliğiyle ilgilenen Scott Stuber ile Pamela Abdy’den çıkmış. Bu güçlü bölge daha önce filmlerde çok daha büyük izleyiciler için araştırılmış olsa da “PG-13” izleyicileri için de uygun olan ve yoluna hiçbir şeyin çıkamayacağı kadar yoğun bir aşkı incelemek konusuyla ilgilenmişler.

Abdy filmin başlangıcını şöyle paylaşıyor; “Scott’la birlikte Sonsuz Aşk’ın filmini yapmayı konuşurken  gençlik janrının kral ve kraliçesi olan Josh Schwartz ile Stephanie Savage’a yönelmenin iyi bir fikir olduğunu düşündük. The O.C., Gossip Girl ve şimdi de The Carrie Diaries ile O nesle hitap eden inanılmaz güzel, zeki işler yarattılar. O noktada geliştirme süreci başladı ve bir gençlik ilk aşk hikayesinin en iyi, en modern versiyonunu yapmak için çalıştık.”

Stuber, yapımcı dostlarının materyali geliştirme konusundaki yaklaşımlarını paylaşmış. Şöyle söylüyor; “İlk aşklarının inişleri ve çıkışlarıyla iki insanı incelemek için çok iyi bir yol olduğunu düşündüm. O duyguları ilk hissettiğinizde bir coşku vardır ve bu büyük aşk olduğunuz kişiyi büyütür. Ayrıca yanlış gittiğinde de büyük bir üzüntü vardır. Bir daha mümkün olmayacak düzeyde hissedersiniz çünkü sadece tek bir ilk vardır.”

Schwartz için zor olan filmin hem klasik sinema melodramına saygı duymasını hem de modern, güncel romantizmi hissettirmesini sağlamak olmuş. “Stephanie’yle uzun süre birlikte çalıştık. Klasik gençlik dramını severiz. Gençler hakkında bir hikaye anlatırken her şey çok yoğun ve ölüm kalım gibi gelir. Biz modern çağa ait, destansı ama yine de mantıklı, inanılır ve biraz da “Romeo ve Juliet” özelliğine sahip bir  hikaye yaratmak istedik.”

Yapımcılar klasik bir hikaye anlatımıyla Jade Butterfield ile David Elliot’larının ilk kez aşık olmanın yansımalarını ve güzel bir şekilde vazgeçmeyi keşfetmeleri gerektiğini düşünmüş. Hedef izleyicilerin bu dramda kendi ilk aşklarından çok şey göreceklerini ve deneyimleyeceklerini biliyorlarmış.

“Romantik filmleri ve aşk hikayelerini severim” diyor Savaga. “Josh’la birlikte yaptığımız TV dizilerinde çok görülen bir şey de herkesin bağ kurabileceği, gençlerin ilk kez aşık olmaları- kendilerini kaybetmeleri, iyi ve kötü kararlar vermeleri ve bir yolculuğa çıkmaları -temasıdır. Ya aşık olmuşsunuzdur ve kalbiniz kırılmıştır ya da aşık olmak istersiniz. Yaşınız ilerlediğinde bile sık sık o gençlik aşkını ve ilk aşık olduğunuz zamanı düşünürsünüz.”

Schwartz ve Savage, Sonsuz Aşk’ın senaryosunu Gossip Girl’in yazar ikilisinden biri olan ve yıllardır birlikte çalıştıkları Joshua Safran ile birlikte geliştirmiş. Fakat  Spencer’ın romanında bu filmdekinden daha çok siyasi ve karanlık öğeler olduğu için yapımcılar motivasyonu için minnettar olmuş ve karakterleri ve anlatımı konusunda özgür davranmışlar. Savage şöyle anlatıyor; “Josh zeki ve müthiş bir duygusal yazar. Sesini seviyoruz. Jade’in ailesinin yüceltilmiş dünyasını anlayacağını ve orijinal senaryoya oğullarının kaybından dolayı acı çekmiş ve iyileşememiş bir ailenin hikayesini katacağını biliyorduk. Ayrıca David’in nasıl yolun diğer tarafından gelen kavgacı çocuğun hayatlarına gelip Jade’in kalbini nasıl ateşe verdiğini izleyicinin anlamasına yardım edecekti.”

Yapımcılar, çekirdek ekibi organiz ettikten ve bir taslak görevi verdikten sonra yönetmenlik için Country Song’un Shana Feste’e yönelmişler.Schwartz’ın söylediği gibi: “Shana malzeme konusunda büyük bir hassasiyetle geldi. Karakter ve aşk hikayelerini çok iyi anlıyor. En önemlisi gençliğini çok iyi hatırlıyor ve hikayeyle ilgili bir çoğumuzu çeken birçok unsuru da değindi.”

Savage, yapımcının değerlendirmesine katılıyor. “Shana daha önce, özellikle genç oyunculardan muhteşem performanslı iki filmi yönetmişti. Shana’nın bu filmi yönetmesini sağlayabilirsek çok orijinal olacağını biliyorduk. Aşka ve filmin temasına olan inancı her sahnede; hafiflik, sıcaklık ve ümitlilikle her şeyin içinden nüfuz ederek  hissediliyordu.”

Feste projeye katıldıktan sonra senaryoyu kendi hassasiyetiyle uygun hale getirmiş. Abdy şöyle anlatıyor; “Shana için her karakter önemli. Her aşamayı düşünüyor ve senaryoyu karakterlerin ilişkilerini ve birbirlerine nasıl dolandıklarını çözerek yazıyor.”

Yazarlar Jade’i, karanlık geçmişe sahip tehlikeli bir genç olan David’e aşık olan, korunmuş ve deneyimsiz bir lise son öğrencisi olarak hayal etmiş. Babası gelişmekte olan tutkulu ilişkisine ve Jade’in kendisi için yanlış olduğuna emin olduğu bir erkekle keşfettiği yeni bulduğu özgürlüğe sert bir şekilde karşı çıkıyor. Kızının gelişimi ya da David’in artan varlığı ve kızı üzerindeki etkisi konusunda yapabileceği fazla bir şey yok. Aslında Jade’in David’e olan yoğun duyguları hem annesi hem de babasına evliliklerinde yavaş yavaş ölmüş olan şeyleri hatırlatıyor. Jade, masum geçmişine bilinçli bir şekilde veda ederken ikisini de sonsuza kadar değiştirecek olan bir uyanışı var.

Stuber, Feste’nin klasik bir masalı yansıtan malzemeye yaklaşımını duygu dolu bulmuş. Şöyle anlatıyor; “Jade’in ifade ediliş şekliyle o Rapunzel. Kanserden ölmüş bir ağabeyi var ve anne ve babasını kaçınılmaz bir şekilde helikopter ebeveyn yapmış. Çocuğunu kaybetmek herkesin başına gelebilecek en kötü olaydır ve bu kayıp kendini farklı yönlerden gösterir. Jade’in babasının durumunda onu kızının lisede gerçek bir insan olma yeteneğini sınırlayan baskıcı bir adama dönüştürmüş. O yıllarında kayıp ve David onu çıkarana kadar yaldızlı bir kafeste yaşamış bir kız. David onu gerçek haliyle görebiliyor.”

Feste, projeye ilgisini şöyle anlatıyor; “Bu filmi yönetmek istedim çünkü modern bir aşk hikayesi yapmak istedim. Aşık olmak ve benim için önemli olan– cesur olmak ve önceliği aşka vermek- temalarını incelemek fikrine hemen kapıldım. Bu mesajı bu kuşaktaki binlerce kişiye ulaştırmak inanılmaz bir fırsat.”

Yazar/yönetmen izleyicilere çiftimizi alkışlayacakları bir deneyim yaratmak istemiş. Amacı ilk aşkın yoğunluğunu ve tutkusunu ortaya çıkarmakmış ve bunu filmin her karesine koymaya kararlıymış. Yönetmen şunları söylüyor; “Bu hikaye için mutlu bir son istedim. Karakterlerimizin kazanmasını, aşkın kazanmasını istedim. Anlatmak istediğim hikaye bu: gerçek aşkın, ilk aşkın en güçlü olabilir.”

Şöyle devam ediyor; “Yazarken Romeo ve Juliet’i düşündüm. Ayrıca Ryan McGinley’nin fotoğrafçılığından etkilendim. Çalışmasındaki gençlerle bağlantı kapsayıcı, eğlenceli, genç ve seksiydi. Karakterlerin aşkının uzaktan resmedilmiş gibi görünmesini istemedim. Biz yaşıyormuşuz gibi hissedilmesini istedim. McGinley’nin fotoğrafları onun öznelerinin dünyasında olmanıza izin veriyorum. Ben de Jade ve David’i izlerken öyle hissetmek istedim. David, harika, zarif kızı ilk kez uyandıran, düşünen ama çekici bir çocuk.”

Kendini romantik olarak tarif eden yazar projeye olan ilgisinin nedeninin bir aşk hikayesini ilk kez beyaz perdede görme deneyimi olduğunu söylüyor. “İlk aşk hikayemi izlediğimde yaşadıklarımı istedim. O sinemadan çıkarken ‘Aşık olmak için sabırsızlanıyorum. Hayatımın erkeğiyle tanışmak ve bunları yaşamak için sabırsızlanıyorum.’ İzleyicilerdeki bütün kızların bu filmi izlediklerinde böyle düşünmelerini istiyorum.”

Abdy, Feste ve Safran’ın ilk aşkın özelliğini ve patlayıcılığını o kadar güzel yakalamalarından etkilenmiş. Şunları söylüyor; “Senaryo bize daha önce hiç hissetmedikleri bir şeyi hisseden Jade ve David’in bu aşkı, tutkuyu ve mutlu olma arzusunu verdi. Ama bu duyguyu anlamayan başka insanlar var. Bir zamanlar o duyguyu bir başkasıyla bulmuş olabilirler ama artık kaybetmişler. Bu yüzden David ve Jade’in cesur olup bunun için savaşmaları gerekiyor.” Yönetmenin duygularına katılan Abdy şöyle özetliyor; “Film aşkı yeninden kucaklamakla, hangi yaşta olursanız olun herkesin aşkı ve tutkuyu hissedebileceğiyle ilgili.”

Anlık Bağlantı: Kastı Oluşturmak

David ve Jade’in arasında olması gereken elektriği sağlayabilecek, yetenekli, genç oyuncuları bulmak film yapımcılarının önceliği olmuş. İdeal oyuncuları Alex Pettyfer ile Gabriella Wilde’da bulmuşlar. Schwartz: “Bir aşk hikayesinde bütün konu budur. Alex ile Gabriella’yı sahnede ilk gördüğümde herkes aralarındaki elektriğin farkındaydı. Orada olduğunu hissediyordunuz. İkisinin de çok güzel insanlar olduğu gerçeğinin ötesinde aralarındaki gerçek bağı hissediyordunuz.” Diyor.

Schwartz, yönetmenin yetenek konusundaki ustalığına hayran olmuş. “Shana, genç oyuncularla çalışmak, onları birbirine karşı açmak ve izleyicinin o aşk hikayesine girmesini sağlamak konusunda müthiş biri. Alex ile Gabriella ile çok fazla prova yaptı, aralarındaki bağı işlemelerine ve sadece birbirlerine değil, kameraya karşı da açılmalarına yardım etti. Bir oyuncu için açılmak çok zordur ve sabrı ve rehberliği olağanüstü performanslarla sonuçlandı.”

Feste, prova ve bağ kurma sürecinin bir parçası olarak Pettyfer ile Wilde’ın set dışında da birlikte çok zaman geçirdiklerini ve dans etmek ve yüksek sesli müzik dinlemek gibi birçok eğlenceli egzersiz yaptıklarını söylüyor. Film başladığında yönetmen genç oyuncularının yeteneklerinden ve sorumluluklarından etkilenmiş. Şunları söylüyor; “Birbirlerine çok fazla saygı gösteriyorlar. Bir aşk hikayesi çekerken diğer kişinin arkanızda olduğunu bilmek önemlidir.”

Genç aşık adayları karşılaştıklarında kültürel ve ekonomik durumlarının yanı sıra mizaçları da ç.ok farklıymış. Feste, David’i canlandıran başrol oyuncusunu alkışlanacak bir genç adam olarak methediyor. “Alex tam bir romantik. Onunla ilk karşılaştığımda beni etkileyen şey, bulmak istediği aşk konusunda konuşurken ne kadar açık olduğu oldu. 23 yaşındaki çoğu genç aşk hakkında açık konuşmaz! David, aşkı hak ettiğine inanıyor,  Alex de aşkı hak ettiğine inanıyor ve bu filme de yansıyor.”

Pettyfer, yönetmenin sürecini şöyle anlatıyor; “bazı ilginç provalar yaptık ve yardımı oldu. Shana bizi yönlendirdi. İnsanların bağ kurmasını istediği, çok ilginç bir yerden geliyor. Önemli olan sadece bireysel performanslar değil, işbirliği. Bana oynadığım kişiyle nasıl bağ kuracağım ve hikayede hangi yöne gideceğim konusunda yeni bir bakış açısı verdi.”

Stuber, yönetmeninin kamera önündeki çiftin birbirleriyle rahat olmaları konusuna verdiği önemin prodüksiyonun avantajlarından biri olduğunu ekliyor; “Bütün etkileşimleri de tam ve kesin bir inanılırlık var. Gabriella ve Alex doğal ve organikler; aralarında elektrik var ve aşıklar gibi hissediyorlar. Bu oyuncu olarak işlerine karşı istekleri nedeniyle olduğu gibi, Shana ve birlikte gitmeleri gereken yerler hakkında konuşabilmeleri için ayırdığı sayesinde olan bir durum. “

David, Jade’le bağ kurduğunda ailesinde bir kayıp yaşamış ve onu okulun sosyal hayatının dışında bırakan bir kız buluyor. Güzel ve akıllı bir kız olmasına rağmen girişken biri değil ve lisnin bir parçası olmamış. David, onu özgür bir ruh olduğunu görmesi için ve birinin kendisine aşık olabileceği konusunda cesaretlendirirken  Jade de ona kendisine inanması konusunda güven veriyor.

Film yapımcıları, İngiltere doğumlu Wilde’ın Jade’in özelliklerini taşıdığını görmüşler. Feste şöyle anlatıyor; “Jade’i muhteşem biri olarak resmettim ve Gabriella kesinlikle öyle biri. Ama Gabriella’nın güzelliğini taşıma şekli en güçlü özelliği. Ne kadar güzel olduğunun farkında değil. Provaya başlarken Gabriella’nın açıldığını gördüm. Jade’in karakterine yakın; insanların kendisi hakkında düşüncelerinin farkında ve oldukça utangaç. İçe dönük ve Jade’in de içe dönük olduğunu hayal etmiştim. Gabriella’yı Jade karakterinde görmek, aşkın kendisini değiştirmesine ve motive etmesine izin verirken izlemek keyifliydi. Bu filmdeki etkisi çok güçlü ve o zamanda Gabriella’nın ne kadar güzel olduğunu unutuyorsunuz ve ne kadar müthiş bir oyuncu olduğunu fark ediyorsunuz.”

Wilde, bize hikayenin ritminden söz ediyor; “David, Jade’i kendi sesine ve gençliğine uyandırıyor. Başta oldukça ciddi ve ağabeyi Chris’in ölümünden sonraki ailesine karşı bir suçluluk duygusunun yükünü taşıyor. Her zaman sorun çıkarmamaya çalışan biri ve o noktada David ona kendisi gibi olma ehliyetini veriyor. Filmde aşık olurken kendi sesini buluyor. Jade, baskı altında olmaktan aşk ve inandıkları için savaşmak üzere her şeyi bir kenara bırakma noktasına geçiyor.”

Wilde’ın davranış biçiminden etkilenen sadece Feste değilmiş. Pettyfer şöyle söylüyor; “Gabriella inanılmaz. İnsanı şaşırtan bir güzelliğe sahip. Süper model gibi görünüyor ama aynı zamanda gerçekçi ve aslında oldukça utangaç. En güzel kızla sessiz kızın karışımı. Jade için kusursuzdu.”

Yapım ekibi, Jade’in ebeveynlerinin seçiminde başarılı ve deneyimli oyunculara yönelmiş. Kızının kötü sonuçlar yaşamaması için onu korumak isteyen bir baba olan Hugh Butterfield rolü için  Bruce Greenwood ve Jade’in sempatik ve tek kızı gibi romantik annesi Anne Butterfield rolü için de Joely Richardson’ı seçmiş.

Star Trek Into Darkness ve Flight gibi filmlerde rol alan ödüllü oyuncu Greenwood, Jade’in tehditkar, iyi niyetli babasını canlandırıyor. Oyuncu rolü hakkında şunları söylüyor; “Karakterle ilgili ilgimi çeken en önemli özellik bir çocuğunu kaybettikten sonra her şeyden çok sevdiği çocuğunu özgür bırakmayı öğrenen bir baba olmasıydı. Zarar görmesine engel olmaya çalışmak ve aynı zamanda onu yönlendirmek onun için inanılmaz bir mücadele. Aşırı tepki vermeye başlıyor ve kızının isteklerine karşı sert olmaya başlıyor.”

Hugh, Atlanta’da başarılı bir cerrah ve Jade ile David arasında filizlenmekte olan ilişkiye sert bir şekilde karşı çıkıyor. Feste için izleyicinin karakterindeki sıcaklığı görmesi ve Hugh’nun klişe bir kötü karakter olarak görülmemesi önemli olmuş. Beyaz perdedeki kızı, Greenwood’un yeteneğini şöyle anlatıyor; “Bruce muhteşem bir oyuncu. Hugh’nın kötü biri olma tehlikesi var ama Bruce, Hugh’daki insanlığı korudu. Kötü bir karakter olsa da –yaptıkları ürkütücü ve yanlış- nereden geldiğini anlayabiliyorsunuz. Bunu çok güzel bir biçimde yaptı.

Yapımcı Schwartz, Greenwood’un performansını ve Hugh’ya inanılmaz bir insanlık katma yeteneğini övüyor. Şunları söylüyor; “Bruce’u beyaz perdede gördüğünüzde bir güç ve bütünlük hissediyorsunuz. Bu filmdeki düşman rolünde olmasını çok ilginç kılıyor. Hugh, kızını David’den uzak tutmak için izleyicilerin kabul etmeyeceği ama her zaman anlayabileceği aşırılıklar yapıyor.”

Feste, ebeveynleri grinin tonlarında görerek anladıklarını paylaşıyor. Hem Hugh hem de Harry çocuklarını ellerinden geldiğince koruyor. Yönetmen şöyle anlatıyor; “İkisinden biri David ve Jade’in aşkını anlıyor mu? Hiç sanmıyorum. Bence belki filmin sonuna doğru anlamaya başlıyorlar. Ondan korkuyorlar mı? Evet, tabii. Çünkü o yoğunluğu görmek ürkütücü. Çünkü çok yorucu. Anne, o aşktan korkmayan ama ona çekilen ve kutlamak isteyen tek karakter.”

Anne, yıllardır kitap yazmamış bir yazar. Hugh gibi büyük çocuklarının yasını tutmuş. Ama kocasının üzüntüsü onu uzaklaştırıyor. Evliliklerine tutunmaya çalışıyor. Stuber bu karakterin Jade ve David için neden bu kadar önemli olduğunu şöyle anlatıyor; “Anne’nin kendisini aldatan bir kocası var ve bunun farkında. Bir yalanı yaşıyor. Ama kim olduğu konusunda dürüst davranan ve kızına olan aşkında güvenilir olan bu genç adamı görmek Anne için çok önemli. Bu David’e vermemesi gereken bilgiyi verecek derecede saygı duyduğu bir şey.”

Richardson kendi rolü içi Feste’nin, Anne’i başkaları için bir sevgi temeli olarak görev yapan ve aynı zamanda baskıcı bir kocada kendini kaybetmiş affedici  bir karakter olarak oynamasına olanak veren yönetmenlik tarzından etkilenmiş. Richardson şunları söylüyor; “Shana çok titizdir, farklı düşünür, ne istediğin i çok iyi bilir. Oyuncu olarak kendini yönetmeye alışkın olabilirsin. Shana, sizi sahneye istediği şekilde getirmek için hayali senaryolar düşünür.”

Greenwood’un Hugh karakteri David’i hemen hor görürken, Richardson’ın Anne karakteri genç adamın ruhuna en başından itibaren çekildiğini hisseder. Richardson şöyle anlatıyor; “İyi biri olduğunu anlayan annelik içgüdüsüne sahip. Ama David’i sevmesinin en önemli nedeni David’İn kızına olan büyük aşkı. Bu da içini eritiyor.”
Savage, Anne ile Richardson’ın aşktan ilham alan gerçek hayattaki karakteriyle karşılaştırıyor. Şöyle söylüyor; “Joely zarif bir insandır. Anne çok dikkatli bir karakter. Ailesini bir arada tutan bağlayıcıdır ve Joely o küçük anları, bakışları, el hareketlerini oynamak konusunda çok iyi. Her zaman ailesine önem verir, herkesin duygusal olarak nerede olduğuyla ve ailesini nasıl bir arada tutacağıyla ilgilenir. Joely buna çok iyi bir şekilde uydu.”

Öte yandan David’in abası Harry, kendi tamirhanesinde çalışan bir oto tamircisidir ve uzun zamandır aşkı düşünmemiştir. Karısı birkaç yıl önce kendisini aldatmış ve o da kalbine kilit vurmuştur. İngiliz (Pettyfer, Wilde, Richardson) ve Kanadalı (Greenwood) rol arkadaşlarından farklı olarak deneyimli oyuncu Robert Patrick, Georgia’lıdır. Savage “Robert, güneyli kökleriyle bir doku ve tamamen farklı bir tat katıyor. Butterfieldlar çok kibar bir aile ve Harry David’in dünyasının diğer yönünü temsil ediyor.” diyor.

Patrick, karakterinin geçmişine biraz ışık tutuyor; “Harry oğlunu bildiği en iyi şekilde yetiştiriyor. Sevgi dolu bir ortam. Harry’le tanıştığınızda iyi ve ahlaklı biri olduğunu biliyorsunuz. Kirlenmeye alışkın biri ve oğlunu da öyle- kendini savunan ve olduğu gibi olan biri olarak yetiştirmiş.”

Oyuncu yeni oğluyla ilk karşılaşmasını şöyle anlatıyor; “Alex’le karşılaştığımda çok güzeldi. Hemen bir elektrik aldık. Hatta oğluma benziyor bile. Bu benim için komikti. Alex ve kendi oğlum o kadar benziyorlar ki David’in küçüklüğü için benim küçük oğlumun fotoğraflarını kullandık.”

Patrick’in hikayeye kattığı çeşitlilik ve enerjiyle rolü iyi kullanılmış. Pettyfer bunu çok hissetmiş: “İnanılmazdı. Robert sete geldi, onunda henüz tanışmamıştım. Çok profesyonel görünmek istiyordum ve heyecanlıydım: ‘Ben… ben Alex. Tanıştığıma çok memnun oldum. Oğlunuzu oynuyorum.’ dedim. Bana kocaman sarıldı ve şöyle dedi; ‘Millet bu benim oğlum.’ Onunla çalışmak çok heyecanlıydı.”

Ekip, iki baş rol oyuncusunu ve anne babalarını bir araya getirdikten sonra yıldızlarla dolu, başarılı bir yardımcı oyuncu kadrosu oluşturmak için çalışmaya başlamış. Jade’in geçmişinde, David’in de geçmiş çevresinde karanlık olduğu için filmi fazla ciddi yapma potansiyeli varmış. Yetenekli, genç oyuncular projeye mizah ve canlılık katmış.

Film yapımcıları, bütün kastın kamera arkasında da birbirlerini tanımaları ve birlikte zaman geçirmeleri için teşvik etmiş. Abdy şöyle söylüyor; “Kamera önündeki tüm ilişkileri geliştirmeye yardımcı olan provalarda arkadaş oldular ve birbirleri hakkındaki gerçekleri öğrendiler. Böylece filmin ardında bir hayat olduğunu hissediyorsunuz. Kendi kendilerine de gidip eğlenceli şeyler yapmaları için onları teşvik ettik. Karakterlere önem veren Shana bir yönetmen olarak bunların hepsini masaya getirdi. Çünkü o aynı zamanda yazar. Her genel durumla ve her karakterin hayatıyla çok ilgilidir.”

Avustralyali Rhys Wakefield, Jade’in kayıtsız, sevimli ve koruyucu ağabeyi Keith’i canlandırıyor. Wakefield şunları söylüyor; “Keith’in hoşuma giden yanı içinde, çok derinlerdeki acısı. Yanlış giden bir baba oğul ilişkisi geçmişi var. Bu filmdeki amacı Jade’e yolculuğunda yardım etmek ve David’i eve kabul etmek. Ebeveynle yabancı arasında bir köprü görevi görmek. David, Keith’i iyileştirmeyi de temsil ediyor. Aralarına geliyor, işleri karıştırıyor. Bu bütün ailenin ihtiyacı olan bir durum.”

Feste için Keith ile Jade’in ilişkisinin birbirlerine destek olmaya dayanması önemliymiş. Şunları söylüyor; “Rhys muhteşem bir oyuncu. Afacan ve harika bir gülümseyişi var. Rhys ve Gabriella biraraya geldikleri anda mükemmel olacağını biliyordum. Çünkü oyuncu olarak birbirlerini içtenlikle destekliyorlar. Rhys’ı seçtiğim için inanılmaz şanslı hissediyorum. Çünkü Keith’e çok şey katıyor. Cesaretli ol ve aşk için savaş mesajını kabul ettiğinde izleyiciden övgüler alacak.”

David’in en iyi arkadaşı Mace, Nijerya doğumlu, en iyi The Hunger Games filmiyle tanınan Dayo Okeniyi tarafından canlandırılıyor.  Feste şöyle anlatıyor; “Dayo inanılmaz karizmatik. Mace, David’in eski dünyasını temsil ediyor, liseye bir göz atıyor. Dayo, filme canlı, eğlenceli bir enerji getiren oyunculardan biri. Yaptığı rollerin çoğu doğaçlama. Doğaçlamalarına bayılıyorum. Çok zeki ve komik.”

Okeniyi, kendisini Mace rolüne neyin çektiğini açıklıyor; “Sonsuz Aşk’tan önce bilim kurgunun yoğunlukta olduğu, çok fazla ölüm ve yıkımın olduğu projeleri tamamlamıştım. İlk kez yoluma biraz çılgın tarafından olsa da gerçekçi bir karakter geldi. Rol için deneme yaparken Shana, filmin ışığı olması gerektiğini söyledi. Mace ne zaman ekrana çıksa Shana tazeleyici bir nefes ve yeniden onaylayan arkadaş olmalı. Aynı zamanda onun bir karikatür olmasını istemedi.”

David, Jade’le tanıştığında, ilk kez bir Amerikan sinema filminde rol alan İngiliz oyuncu Emma Rigby’nin  canlandırdığı Jenny’den yeni ayrılmış. Jenny ve Jade tamamen zıtlar. Jenny açık bir biçimde David’e karşı seksi ve flörtçü davranıyor. Bu da Jade’in neden tehdit edildiğini hissettiğini anlamamızı sağlıyor. David ile Jade’in ilişkileri gelişirken Jenny, pasif bir şekilde izlemeyi reddediyor. İntikam alma hareketi onları belki de sonsuza dek ayırma konusunda başarılı olur.

Festei Jade’in karakterini, Jenny ile karşılaştırarak incelemek istemiş. Aynı zamanda Jeny ile David arasında özgün bir ilişki olmasını da sağlamış. Yönetmen şunları söylüyor; “Emma’nın zor bir rolü var. Çünkü Jenny, nefret ettiğiniz kız. Yine de ‘Emma, bu beni çok üzüyor. Şu anda çok iyisin. Biraz daha azını yap. Çünkü senin için çok üzülüyor. David başkasını seçtiği için kırılmış görünüyorsun. Her zaman en güçlü bağa Jade ile David’in sahip olduğunu düşünmemiz gerekir.” Dediğim sahneler oldu. Ama Emma öyle güçlü bir oyuncu ki bazen elinizde olmadan onun için üzülüyorsunuz.

Tutkuyu Yakalamak:Tasarım ve Mekanlar
David ve Jade’in hikayesinin yolları filmin tasarımında yansıtılmış. Feste, yıldızlarla dolu bir kamera arkası ekibi kurmuş. Başta görüntü yönetmeni Andrew Dunn, yapım tasarımcı Clay Griffith ve kostüm tasarımcı Stacey Battat’ın bulunduğu ekip Feste’nin senaryo’daki vizyonun beyaz perdeye yansıtmasını sağlamış. Griffith için yapımın renklerinin ilhamı Dunn, Battat ve Feste ile otururken ve ortak isteklerini yansıtan fotoğrafları incelerken başlamış. Griffith şunları söylüyor; “Yönetmen, görüntü yönetmeni, kostüm tasarımcı ve yapım tasarımcısının oturup filmin görüntüsünü birlikte ortaya çıkarmasına sık rastlanmaz. Ama biz yaptık ve olağanüstüydü.”

Çünkü 37 çekim gününün 34’ünde bir çekim stüdyosunda değil Atlanta’da mekan çekiminde geçmiş ve renk paletini kontrol etmek çok daha zormuş. Ama Griffith, kostüm tasarımcı Battat ile birlikte çalışarak filmin görüntü özelliğini oluşturmuş. Kostüm tasarımcı, Jade’in karakterindeki genç kızlıktan kadınlığa geçişindeki tarz gelişmini şöyle anlatıyor; “Jade’in başında daha küçük bir kız gibi olmasını, sonra kadınlığa geçmesini istedik. Hala çocuk olduğu gerçeği elbisesinin altına Converse ayakkabı giyebileceği anlamına geliyor. Jade’in renk kombinasyonu benim ‘1920l34in renk paleti’ olarak adlandırdığım  yumuşak, soluk pembeler, şeftali tonları ve nane yeşilleriyle ara sıra babasına meydan okuduğu zamanlardaki kırmızılardır. David’i seçtiğinde kırmızı giyiyor.”

Buna karşılık David’in gardırobunun çok az değişen tavrını yansıtması önemliydi. Battat şöyle söylüyor; “David filmde istikrarlı bir güç. Bu yüzden gardırobu hep aynı kalıyor. Görünümü James Dean tarzında bir karakter gibi aynı kalıyor.”

Feste’nin önceliklerinden biri de film için romantik bir çekim bulabilmek olmuş. BAFTA ödüllü görüntü yönetmeni Andrew Dunn, karakterlerin Feste’nin vizyonunu yansıtması için kendilerine özgü alan yaratmış. “Başlangıçta Jade’in etrafına dar bir alan bıraktık. Kadın olmaya başladıkça kendi bakış akışını geliştiriyor ve hayattaki ve aşktaki yerini buldukça etrafında daha çok özgürlük alanı yarattık. Etrafına daha çok hakim oluyor ve alanı özgürleşiyor.” Diyor Dunn.

Feste için büyük bir öneme sahip bir şey de sevgiye açık bir ekibe sahip olmak olmuş. Dunn hakkında “O kadar cömert ve sakin ve o kadar verici ki bir aşk hikayesini çekmek için kusursuz olacağını biliyordum. Açık ve iyimser olması çok iyi. Bir sahnede ne istediğimi veya bir öpüşmenin nasıl olmasını istediğimi anlattığımda “Çok güzel” dedi ve bunu içten söylediğini biliyordum. Dahası oyuncuların duygularıyla çok özgür hissetmelerini sağladı.” diyor.

Dunn ile Feste arasındaki dostluk hissedilmiş. “Shana ile çalışmak benim için enerji veren, coşturucu bir deneyimdi. Oyuncularla çok iyi, hikayeyi çok iyi anlıyor ve hepsi yüreğinden geliyor. Shana çok motive edici. Aynı zamanda bir yazar ve karakterleri ve hikayeden ne almaya ç alıştığını çok iyi anlıyor. Bu da onunla bir yolculuğa çıkma ve o hikayeyi birlikte yarattığımız görüntüler, ışık, kamera konumu ve hareket ile anlatmak konusunda bana ilham verdi.”
Sonsuz Aşk’ın seti Mayıs-Haziran 2013’de neredeyse tamamen Atlanta içinde ve çevresinde geçmiş. Savage şunları söylüyor; “Josh ve be daha önce hiç Georgia’da çekim yapmamıştık. Bu oradaki ilk çalışmamızdı. Butterfield’ların evinin bulunduğu, güzel bir Atlanta semti olan Buckhead’denHarry’nin yeri için muhteşem, eski bir tamirhane bulduğumuz daha kentsel bir noktaya, şehrin dışında Jackson gölündeki olağanüstü göl evine kadar çekim yapılacak çok fazla yer vardı. Manzaraların çeşitliliğinden, muhteşem yerel ekibe ve iyi restoranlara kadar orada geçirdiğimiz zamandan gerçekten keyif aldık.”

Romantizmin Sesleri: Filmin Müziklerini Yapılandırmak

Romantik bir filmde, aşık olunan kişiyi kaybetmemek için verilen mücadelen ve bu yoğun duyguları kapsayan müzikten daha önemli çok az şey vardır. Feste, Jade ve David’in yaşadığı her ruh halini birleştirmek için yapımcı Schwartz’la çok yakın çalışmış. Şunları söylüyor; “Josh ve ben bu film için genç, eğlenceli bir film müziği istedik. Ama aynı zamanda bizi David ve Jade’in ilişkisinin iniş çıkışlarına ve yoğun gelişimlerine taşıyan müziği kullanmak da önemliydi.”

Feste filmin müziklerini bestelemesi için ödüllü sanatçı Christhope Beck’i istemiş. Beck, Pitch Perfect ve Crazy, Stupid, Love gibi sevilen gençlik filmlerinin bestelerini yapmış. Ayrıca gençlik dizisi Buffy the Vampire Slayer’ın müziğinin taslakları da kendisine aittir. Projeye olan ilgisi hakkında şunları söylüyor; “Sonsuz Aşk’ı eğlenceli yapan zorluk derecesiydi. Gençlik aşı yükseltici, operamsı bir macera değildir. Çok daha samimi bir deneyimdir. Bu yüzden müziklere yaklaşırken Shana’yla birlikte müzik fikirlerini hikayenin merkezindeki kişisel keşif ve iç gözleme uygun olacak ölçüde bir denge bulmamız ama yine de insanların ilk aşık olma deneyimlerini hatırladıklarında hissettikleri ölümsüzlüğü uyandırması gerekti.”

Filmin müziği için ülkeye sevilen bir ikili getirilmiş. İkiz kız kardeşler TEGAN ve SARA QUIN son 13 yılda “Walking with a Ghost” ve “Alligator” gibi şarkılarla dünya çapında istekli bir fan kitlesi oluşturmuştur. İkilinin hit singleları The White Stripes and Passion Pit gibi sanatçılar tarafından seslendirilmiştir. Gençlik heyecanları ve ilk kez aşık olmanın gücüne aşina olan Tegan ve Sara, The CW’nun 90210 dizisinde yer almıştır. Ancak SchwartzıIn ikiliye olan hayranlığı 2005’de Coachella’daki performanslarını izledikten sonra başlamıştır.

Schwartz film yapımcısının seçimi konusunda heyecanını ifade ediyor; “Gossip Girl ve The O.C.’den geldiğim için asıl izleycilere içtenlikle hitap eden müzisyenlerle ç alışmanın önemini biliyordum. Tegan ve Sara, müzik konusunda hedeflediğimiz tonu anladı ve bizi şaşırtacak derecede hayata geçirdiler.”

Beck, Tegan ve Sara’nın katkılarına ek olarak filmin müzik albümü usta müzik süpervizörü RANDALL POSTER tarafından bir araya getirilmiş.  Albümde FRANZ FERDINAND’ın “Right Action”, NONONO’nun “Pumpin Blood (The Jane Doze Remix)” ve CULT’ın “Go Outside” gibi eğlenceli şarkılarıyla, LORD HURON’ın “Ends of the Earth”, ECHOSMITH’in “Surround You” ve THE BIRD AND THE BEE’nin MATT BERNINGER’ın yer aldığı “All Our Endless Love” gibi romantik şarkılar da içeriyor.

Feste, Sonsuz Aik’ın müzik albümüne ve müziklerine hayat veren çok sayıda sanatçının katkıları için şunları söylüyor; “Bu filmdeki amacımız David ve Jade’n birbirlerine karşı olan duygularını uyumlu bir müzik albümünde akıcı bir şekilde bir araya getirmekti.   Randall ve Chirstophe’nin müthiş yeteneklerinden Tegan ve Sara’nın film şarkımız “Don’t Find Another Love”ı kaydetmesine kadar izleyicilerimizi kahramanlarımızın hissettiği duyguların, özellikle de sadakat, umut ve aşkın notalarına  taşıdığımızı biliyorum.”

Sonsuz Aşk Film Altyazılı Fragmanı

Yorum Yaz