Mucize Film İncelemesi

Ülkemizde şuana kadar çektiği filmlerle tam 10 milyon insana ulaşma başarısı gösteren yönetmen, oyuncu, müzisyen kimlikli Mahsun Kırmızıgül’ün, ” önceki filmlerine göre daha zor bir film ve daha çok emek harcadığını iddia ettiği son filmi “Mucize”. Kırmızıgül daha önce denenmemiş bir tarzda, İzmir’den Kars’a birbirinden orijinal kamera çekim tekniklerinin ve Cennet ülkemizin harika beldelerinin sergilendiği bu filme, çok emek harcayıp tam 3 ayda çekimlerini bitirmiş. Bu filmi başı dik duran, dünyaya kalp gözü ile bakabilen engellilere ve öğretmenlere adamış, 1 Ocakta gösterime giren film, birçok sinema sitesine göre bu yılın en iyi yapımları arasında gösteriliyor!

Filmde İzmir de öğretmenlik yapan bir öğretmenin, zorunlu doğu görevi sebebiyle Palu’ya mecburi hizmetle gitmesini konu alıyor, Muallim ( Talat Bulut) köye gittiğinde karşılaştığı manzara içler acısı, köye öğretmen olarak atanmasına rağmen, köyde ne okul var, ne elektrik, ne de su. Özellikle 27 Mayıs Darbesiyle Adnan Menderes’in idam edildiği döneme denk gelmesi sebebiyle, ülkede kaos hakim, ve siyaset çok karışık. öğretmen, devletten beklediği desteği alamayınca, köylülerle beraber hatta eşkıyaların bile yardımı sayesinde, köye okul yaptırıyor, köydeki çocuklara okuma yazma öğretiyor. Bu arada ismi Aziz olan (Mert Turak)  konuşamayan, yürümekte zorluk çeken bir engelli ile tanışıyor. her köyde olduğu gibi  konuşamayan ve garip davrananı deli zanneden köyün çocukları ve köylü, Aziz’i tartaklayıp dalga geçiyorlar. Ancak Öğretmen onu okula alıp, okuma yazma öğretmeye çalışıyor ve sevgisini vererek, onun köyde konuşmasına, yazmasına yardımcı oluyor. Öğretmenin Aziz ile ilişlileri köylü için bir mucize, çünkü Azizin deli olduğunu düşünüyorlar, ancak öğretmenin çabalarıyla bir şeylerin değiştiğini görmeleri üzerine çok şaşırıyorlar.  Aziz’in muhtar babası oğlunun bu haline çok üzülse de elinden bir şey gelmiyor, bu arada köyün kendine has kız isteme merasimi ile, bekarlar sürekli evleniyor. Aziz’in babası Muhtar, şehirde karşılaştığı birisinin silahla vurulmasını engel olarak, bir kişinin hayatını kurtarıyor, yardım ettiği adam can borcunu ödemek için, kızı Mizgin’i Muhtar’a vermek istiyor, Muhtarda ” benim bir oğlum var ancak sakattır” diyor, adamda fragmanlarda sürekli gördüğümüz şu sözü söylerek “kalbi sakat olmasın” diyor ve kızı Aziz’e veriyor. Mizgin hem güzel hem iyi kalpli bir kız olmasına rağmen, köy halkı engelli Aziz’in bu kadar güzel bir kızla evlenmesine akıl sır erdiremeyerek, kıskançlık yapıyorlar.

Film benim için özellikle giriş kısmıyla büyük merak uyandırdı, yeni bir dünyaya giren bir muallim, korkulan eşkıyalar, okulsuz bir köy, birbirinden komik tiplemeler, enteresan kız isteme yöntemleri, köyde deli gibi gezinen birisi, köyün coğrafik olarak harika manzaraları, filme çok sağlam giriş yapılmasını sağladı. Ancak  daha sonra film ilerledikçe uzun bir süre durağanlaşıp sürekli kendini tekrar eden bir hale gelmesi, sürekli olmadık yerlerde dramatikleşen havayla beraber, alttan müziklerin ritminin artması, galiba duygusallaşıyor havası estirse de, bir türlü dramatikleşen bir havaya sokamayışı, filmden çok şey beklemem gerektiğini hissettirdi, nitekim vermek istediği mesajı ancak sonunda bizlere ifade etse de, 2 saat 10 dakika boyunca biz izleyenlere can çekiştirdi durdu.

Mahsun Kırmızıgül filmlerinde yürek burkan argümanları fazlasıyla görmek mümkün, hayatın gerçekleri adı altında özellikle insan olmanın fundemantali açısından gözümüzün içerisine sokulan engelli bir adamın ızdıraplarını, biz seyirciler elbette ki görmezden gelemeyiz, nitekim Beyaz Melek’te yaşlı amcaları fırça ile temizletecek, Güneşi Gördüm’ de minik bir bebeği çamaşır makinesinde yıkatacak, hatta Newyork’ta 5 minarede iyi kalpli bir adamı kan davasında öldürtecek kadar duygusal manipülasyonların bolca bilincimize pompalandığını görmek beni gözlerimi doldurmak yerine, filmde bulmak istediğim havadan uzaklaştırdı. Aynı zamanda bu manipülasyonlara örnek olarak Yılmaz Erdoğan’ın Kelebeğin rüyasında iç cızırtıcı hikayelerin saklandığı, toplumuzun asla tepkisiz kalamayacağı seyirci etkileme kurnazlığını anımsattırdı, sonuçta hayatını görev aşkı için yarıda bırakıp her türlü fedakarlığı yapan bir öğretmen ile, hayatta herkes tarafından hor görüşmüş engelli bir adamın dünyası, bir çok izleyicinin oldukça beğenisini kazanacak, gözpınarları kuruyuncaya kadar ağlatacak, Dünyada her yönetmenin bir tarzı olduğu gibi, Mahsun’un da tarzı bu şekilde!

Film gerçek hayat hikayesi adı altında, oturmamış bir senaryoyu, senaristin kendi yorumlarını katarak yeni bir re-make haline sokup, oyuncuların yöresel şiveye adapte olamamaları ile de bitse de kurtulsam havasına sokarak odaklanma sorunu çekmeme, hatta belli noktalardan sonra kopma noktasına gelmeme neden oldu. Aslında şunu görmek isterdim filmden, her bir karakterin bir hikayesi olabilirdi, çok uzun süre Aziz’in sıkıcı dünyasında dolanmak yerine!  Belki bu şekilde eleştirdiğim için bu yazıyı okuyan birçok kişi bana tepki gösterecek, beni filmden anlamıyor, ruhunu kaybetmiş bir zavallı olarak görecekler, ama üzülerek söylüyorum, film beni hiç etkilemedi, hele çarpıcı bir final beklerken, bu arada bu final gerçekten öğretmene büyük haksızlık! Bu film güzel bir kadına Aşık olmayı vurgulamak yerine, gerçekten fedakarlığa Aşık olmayı resmedecek bir film olmalıydı. Zaten filmin ortalarına doğru yazmayı düşündüğüm incelme kesinlikle bu değildi. Ben tamamen Kader üzerine bir şeyler yazmayı düşünüyordum, ancak sağ olsun yönetmen ve senarist, filmi hiç tahmin etmediğim bir dünyaya sürükledi ve enteresan bir yerde sıkıştırdı böylece fazlasıyla sıradan bir final izlettirdi.
2015′ e güzel bir film incelmesiyle, yüksek puanladığım bir filmle başlamak isterdim, ancak olmadı, yılın ilk hayal kırıklığını yaşamış oldum. Yinede Mahsun Kırmızıgül’ü cesaretinden, yapmış olduğu harika Soundtrackler’den dolayı takdir ediyorum. Filmlerine özellikle teknoloji anlamında büyük emekler harcıyor, nitekim filmin ses ve efektleri Türkiye de daha önce denenmemiş teknolojileri barındırıyor. Filmin teknolojik ve müzikal kısmı oldukça iyi ancak senaryo, oyunculuk ve işleniş oldukça kötü.

Filme puanım 10 üzerinden 5.5

Bazı insanların kalplerinin üzerinde gözleri vardır. O gözle bakarlar dünyaya…

M.Said Çakallı

Mucize Film Fragmanı

1 Yorum var

  1. Murat 15 Ocak 2015

Yorum Yaz