Miracle in Cell No.7 (7. Hücredeki Mucize)

7. Hücrede ki mucize

Kore sineması diğer sinema sektörlerine kıyasla oldukça farklı bir dünyaya sahip olmasına rağmen ne yazık ki, Old Boy ( İhtiyar Delikanlı) ve Geowful ( Yaratık) dışında uluslar arası sinema sektöründe, maddi anlamda kayda değer bir başarısı yok, fakat kendi içinde bir çok Hollywood filminden çok daha iyi işler yapan hatta dünya çapında milyonlarca fanı olanı bir kitleye sahip.

Kabul ediyorum garip bir tanımlama oldu, ancak örnek verecek olursak,  ülkemizde dizileri ve müzikleri özellikle belli yaştaki fanların çok yakından takip ettiği biliniyor, yine Kore fanlarını oldukça mutlu edecek bu dünyaya yeni bir başyapıt olan “Miracle in Cell No.7” filmi eklendi, üzülerek söylemek gerekirse, bu film ülkemizde henüz gösterime girmedi, girmesi de mümkün gözükmüyor artık, çünkü sizinde bildiğiniz gibi ülkemizde sinema sektöründe birbirinden harika yapımlar var, bu muhteşem filmlerden sanırım vasat bir Kore filmine sıra gelmiyor!  bakmayın ironi yaptığıma, bu film ülkemizde ve dünyada gösterime giren birçok filmden daha başarılı ve konu itibariyle muhteşem mesajlar içeriyor. Komedi filmi yapmak oldukça zor, ancak hem komedi ve hem drama yapmak çok daha zor bir şey, genelde sinema sektöründe komedi filmleri, genelde bel altı esprilerle, drama ise belli duyguları sömürerek yapılan çalışmalarla karışımıza çıktı, ancak bu film bambaşka, filmin yönetmeni ve senaristi  Hwan-kyung Lee seyirciyle öyle bir bağ kurmuş ki  bir yerden sonra izleyicilere sanki kendi aileleri filmin içindeymiş gibi ketum duygular hissettiriyor.

Filmin başrol oyuncusu zihinsel engelli bir babayı oynayan, (Ryu Seung-Ryong), diğer oyuncu annesini kaybetmiş  küçük kız (So Won Kal. Film Kore tarihinde 12 milyon biletli izleyiciyle en çok izlenen 3. film olma özelliğine sahip. Bu zamana kadar en iyi film dahil, en iyi yönetmen, erkek ve kadın oyuncu kategorisinde birçok sinema ödüllerini de ki ödülleri silmiş süpürmüş.

7. Hücredeki mucize

Film aslında zihinsel olarak engeli olmasa da, Asperger hastası olmasından dolayı toplumda pek anlaşılamayan bir baba ile, babasının tam tersi, zeki, sevimli bir kızın , sürekli bir mağazada satın almak için baktıkları ancak satın almaya paralarının yetmediği bir okul çantasının hayatlarını 360 derece değiştirmesini konu alıyor,  bu çanta sarı renkli ve üzerinde Ay Savaşçısı adındaki çizgi film karakterleri var, babamız küçük kızı için bu hediyeyi almak istese de, başka birisi çıkıp kendi kızına alıyor, Baba ve kızımız satın alan kişinin yanına gidip lütfen bunu almayın, ben bunu kızım için alacaktım diyerek ikna etmeye çalışsallarda hakarete uğrayıp, üstüne dayak yiyerek geri dönüyorlar, daha sonra baba bu çantayı alan kızla karşılaşıyor, ve çantayı alan kız babaya istiyorsan başka bir yerde de bu çantadan var, gel seni oraya götüreyim diyor ancak talihsiz bir olay meydana geliyor, küçük kız ölüyor ve babada bu küçük kıza yardım etmeye çalışırken, garip davranışları yüzünden insanlar kız çocuğu öldürdüğünü hatta tecavüz ettiğini düşünüp, polise haber veriyor ve Baba cinayetten dolayı hapse düşüyor. Filmimiz bu saatten sonra inanılmaz bir hal almaya başlıyor, Babanın hapiste küçük bir kıza tecavüz eden ve onu öldüren imajı diğer mahkumlar ve gardiyanların  dikkatini çekiyor, sürekli ona eziyet edip ve dövmeye başlıyorlar, ancak bu süreç çok uzun sürmeyip babamızın kalbi küçük bir çocuk kadar saf ve temiz olmasından ve herkese iyilik yapmaya çalışmasından birde hücredeki arkadaşının hayatını kurtarmasıyla, ve müdürünü yangından kurtarmasıyla, herkesin ona bakış açısını değiştiriyor, ve  anlıyorlar ki bu saflıkta bir insan böyle vahşi bir cinayeti işleyemez, hücre arkadaşları babanın küçük bir kızı olduğunu öğreniyorlar ve onu mutlu etmek için harika bir sürpriz yapıyorlar, bir şekilde küçük kızını hapisteki hücresine getirmeyi başarıyorlar, bunu yaparken de komik ve bir o kadar keyifli anları herkesin izlemesini tavsiye ederim, çok keyifli. Nitekim kaderin acı bir tarafı daha var, ölen kızın babası savcı olmasından dolayı babanın bu cinayeti işlemediğine inanmak istemiyor, ne yapıp ne edip Babayı idam cezasına çarptırıyor. Filmimiz bu şekilde ilerliyor, devamını filmi izlemek isteyenlere bırakıyorum.

7. Hücredeki mucize

Filmimizin bize verdiği muazzam mesajlar var, babanın kızı için canını hiçe sayıp yaptığı fedakarlıklardan tutun da, kızı ile olan günlük muhabbetlerine kadar  hepsi birer başyapıt gibi karşımıza geçiyor. Birbirlerine olan sevgilerini ve sıcaklıklarını o kadar güzel yansıtmışlar ki, film demek imkansız bir hal alıyor, film daha önce birçok filmin başaramadığı dramatikliği iliklerimize kadar işlettiriyor, bazen tek bir bakış gözlerimizi doldururken, tek bir söz kahkaha atmamızı sağlıyor, yinede gözleriniz ağrıyana kadar ağlayacağınıza eminim, tabi bunda başrol oyuncusu (Ryu Seung-Ryong) emeği büyük, küçük kızımız da bir çok oscarlı oyunculara  taş çıkartacak performans sergiliyorlar. Bu filmde ki etkileyici havayı bozmayan diğer yan rol oyuncularının performanslarını da yabana atmamak lazım.

Bu film için son zamanlarda izleyeceğini harika bir başyapıt denebilir, o kadar iddialı ki, eminim ailecek tekrar tekrar izleyeceksiniz, filmde var olan mesajlar bize, insanlığımızın ölmediğini gösteren, tarifi imkansız, ruhumuzu kötülüklerden arındıracak ve ailemize olan o eşsiz sevgi ve aşk duygularını kat kat artıracak, onların varlığının aslında ne büyük bir nimet olduğunu bizlere hissettirecek. Bu film hala babası hayattayken onun kıymetini daha iyi anlaması gerekenlere armağan olsun, filme puanım normalde 10 üzerinden 9’du, Şefika isminde çok kıymetli bir arkadaşım var,şu sıralar biraz hüzünlü günler geçiyor, çünkü babası şuanda Cennette, onunla film hakkında konuşurken 0.1 puanda benim için ver demişti, isteğini kırmıyor ve 10 üzerinden 9.1 vererek  bu yılın en yüksek puanlamalarından birini veriyorum, umarım daha nice buna benzer filmler piyasaya çıkar. Birde son söz olarak, bu film babasının kıymetini bilmeyen birisine gönderiyorum! Umarım bu filmi bir gün izlersin, belki benim değerimi bilemedin, ancak onların kıymetini anlar ve onlardan daha değerli bir şeyin olmadığını görürsün. İlerleyen haftalarda eklemek istediğim Kore yapımı birkaç başyapıt daha var, o filmlerde görüşmek ümidiyle, Cinerum’dan ayrı kalmayın.

bir iki üç appa! appa! Gökyüzünde bir sarı uçurtma görürseniz hemen  bir dilek tutun…

M.Said Çakallı

 Miracle in Cell No.7 (7. Hucredeki Mucize ) Fragmanı

2 Yorum var

  1. rifat 05 Aralık 2014
  2. beyza özdemir 08 Aralık 2014

Yorum Yaz