Keskin Nişancı (American Sniper) Film İncelemesi

Bush Yönetiminde 2003’te başlayan Irak savaşında 170 bin askerle katılan Amerikan ordusu savaşın sürdüğü 2009 yılına kadar toplam 5000’e yakın kayıp vermiştir, olayın can kaybı dışında maddi olarak maliyeti ise 800 milyar dolardır, toplam 6 yıl boyunca Irak tarafında ise resmi olarak kaç bin asker ve sivil öldüğü bilinmese de yaşanan insanlık dramına tüm ülkeler şahit olmuştur.

Bu hafta gösterime giren American Sniper, başrolünde Hangover’dan sonra yükselişe geçen geçen yıl “Umut Işığım” filmi ile en iyi yardımcı erkek oyuncu Oscar’ına adayolan Bradly Cooper oynamakta, yönetmenliğini ise efsane isim şimdiye kadar hem oyunculuk kariyeriyle hem de yönetmenlik adında 4 tane Oscar Ödülü olan “Clint Eastwood”  var. ve “American Sniper” Her sene olduğu gibi bu yılda Oscar ödüllerine aday olan bir savaş filmi olarak karşımıza çıkmakta, ve bu ödüllere 6 farklı kategoride aday gösterilmekte.

Filmde 30 yaşına gelmiş Chris’in kendi isteğiyle Amerikan ordusuna katılmasını, orduda efsaneleşerek resmi rakamlara göre 160 Iraklı askeri yada sivili “Sniper” silahıyla öldürülmesini, hatta resmi olmayan rakamlara göre öldürdüğü kişi sayısı 255 olduğu söyleniyor. Savaş sırasında Chris o kadar efsaneleşiyor ki, başına Irak’lı askerler tarafından 20.000 Amerikan doları ödül konuyor, ve ona “Ramadi Şeytanı” diyorlar. Askerlik döneminde 2 çocuğunun doğumunda da karısıyla beraber olmayışı bir yana, sürekli hayatta kalma korkusu, öldürmezsen hayatta kalamazsın felsefesi ve öldürülen arkadaşları sebebiyle savaş sonrası normal dünyaya alışabilmesi oldukça çetin ve bunalımlı geçiyor.

Irak üzerine yapılmış o kadar çok film var ki, The Tiger and the Snow (Kar ve Kaplan ) (2005), In the Valley of Elah (Tanrının Vadisinde) (2007), Grace Is Gone (2007), The Hurt Locker (Ölümcül Tuzak) (2008), Body of Lies (Yalanlar Üstüne) (2008). hangisini izlesek yeni bir kahraman figürü görüyoruz, muhtemelen bu konu hakkında daha çok filmlerle kaşılaşacağız. Bu filmler arasında favorim American Sniper, çünkü bu filmde, vatanseverlik vurgusu yapılmasına rağmen, bir halk kahramanı olan birisinin ülkesine dönünce, 25 yaşında ki birisi tarafından öldürülmesi gibi gerçekten yılan hikayesine dönmüş bir trajik olay var, aradan 2 yıl geçmesine rağmen henüz nedeni bile anlaşılamayan bir sebepten, üzerine enteresan komplo teorilerinin döndüğü sır dolu bir ölümle sonuçlanmış bir hikaye, bu sebeple Chris’in Iraktaki hayatından ziyade, döndüğünde yaşamış olduğu gizemli dünya bana göre Oscar’ı hak ediyor.

Bradley Cooper, Chris karakteriyle çok iyi bütünleşmiş, iyi bir oyuncu olduğunu biliyorduk ancak son iki yılda oynadığı filmlerin neden Oscar’a aday olduğunu artık daha iyi anlıyoruz.

Filmin özellikle dramatik boyutu, savaş sahneleri, Chris’in ailesi ile yaşadığı travma, karısının operasyonlar sırasında psikolojik gerilimler, fazlasıyla gerçekçi yapılmış. Bu kısmın bu kadar güzel olmasının nedeni yönetmenin üstün performansı ve tecrübesiyle alakalı olduğunu düşünüyorum, özellikle Chris’in neden ölüm makinesine dönüştüğü, ve 11 eylül saldırılarıyla bağdaştırmaları benim için oldukça dikkat çekici ayrıntılardı.

Oscar Ödüllerinin en iyi film kategorisinde en büyük favorisi olarak göze çarpıyor, filme puanım 10 üzerinden 7.6

M.Said Çakallı

Keskin Nişancı (American Sniper) Film Altyazılı Film Fragmanı

Yorum Yaz