Hızlı ve Öfkeli 7 (Furios 7) Film İncelemesi

Eğer bir gün hız yaptığım için ölürsem ağlamayın. Çünkü ben o an gülümsüyordum. Paul Walker…

Hızlı ve Öfkeli 7

Dünyada şu ana kadar 3 milyar dolar hâsılat kazanarak, en çok kazanan film serileri listesinde üst sıralarda yer alan “Fast and Furious” serisinin tüm Dünyada heyecanla beklenen yedinci bölümü “3 Nisan tarihi” itibariyle gösterime girdi, ben filmi o kadar orijinal dilince izlemek istesem de, ne yazık ki Türkçe dublajlı olarak izleme şansı buldum, Sinema salonu için geç bir seans seçmeme rağmen son zamanlarda görülmemiş bir yoğunluğa şahit oldum.

“Furious 7” Bu yılın en çok beklenen filmlerinden birisi olması nedeniyle, film daha iki günde yılın en iyi hâsılat kazanan filmleri arasına girmeyi başararak, kendi alanında büyük bir rekor kırmak üzere. Bu kadar yoğun ilginin, filmin aksiyon severlerin dışında, daha 1 yıl önce büyük bir talihsizlik sonucunda kaybettiğimiz Paul Walker’ın son filmi olması nedeniyle farklı birçok kesimden ilgi görmüş durumda.

Filmin oyuncu kadrosunda yok yok. Her filmde duruşu ve konuşmalarıyla ve yapılı fiziği ilgi odağı olmuş  Vin Diesel (Dominic), son seride Han’ı öldürerek karşımıza çıkan aksiyon filmlerinin vazgeçilmez oyuncusu “Jason Statham” Shaw karakteriyle, yuh artık denilecek inanılmaz bir kas yığını haline gelmiş The Rock Lakablı Dwayne Johnson, Hobbs karakteriyle  ve arkadaki komik romantik heycanlı, öfkeli bir okadar kızgı ekibimiz  Michelle Rodriguez, Tyrese Gibson,Ludacris, Tyrese Gibson tekbaşına başrol oyuncu olacak özellikteki oyuncalara, birde ünlü oyuncu Kurt Russell eklenmiş. Unutmadan tabi ki Paul Walker da filmde ve capcanlı.

Daha henüz çekimleri başlamışken kaybettiğimiz Walker’ın nasıl bir uygulamayla beyazperdeye aktarılacağı tartışılırken, filmi izledikten sonra Brian Occonor’un sanki hiç aramızdan ayrılmamış gibi rahat tavırları, eminim hepinizin aklından acaba bu bir oyun mu? Filmin promosyon amaçlı yaptığı ticari gayeler taşıyan koca bir yalandan ibaret reklam mı? Sorusunu hepinizin aklına getirmiştir. Ancak hemen söyleyeyim, film geçen yıl gösterime girmesi gerekirken, yaşanan üzücü olay neticesinde 1 yıl tehirli olarak gösterime girmesi, filmin post prodüksiyon aşamasında tekrar tekrar gözden geçirilmesi filme özellikle Paul’lu sahnelerin bilgisayar yardımı ile CGI desteği sayesinde bir çok sahneyi ustalıkla üstesinden gelinmesi neticesinde filmin oluşturulduğunu söylemekte fayda var.

Filmimizin konusu her zamanki gibi, çok ama çok sıradan. Konusu “ Dünyayı Tanırının gözü adındaki bir GBRS sistemi sayesinde, istenilen kişiye rahatlıkla ulaşabilen, hem kamera hem ses algısı sayesinde her türlü örgütün elemanına ulaşmanın mümkün olacağı bir sistemi,  kötülerin eline geçmeden, bir grup teröristle karşı Amerikan Federalleri için bu GPRS sistemini ele geçirmek ve ülkelerine hizmet etmek.

Furious 7’de inanılmaz bir tempo hâkim, izlerken aksiyon sahnelerinin yuh! Denilecek kadar fazla olması sebebiyle bana biraz “Cehennem Meleklerini,” “Görevimiz Tehlike Hayalet Protokol’ü” andırsa da, filmin başta yönetmeni olmak üzere, tüm prodüksiyonda ve yapımda büyük emek harcandığı aşikar, ayrıca yer yer esprili dilinin olması da filme acayip keyif katmış.

Bana göre filmin asıl kahramanı Yönetmenlik koltuğunda bütün dünyanın büyük saygı duyduğu “Saw, Dead Slience, Death Sentence, Insidious, Conjuring” gibi birbirinden başarılı filmlere imza atmış, Malezya’lı Yönetmen James Wan. Filme o kadar çok güç katmış ki, belki de bu kadar moral bozukluğundan sonra böyle bir başarının gelebilmesi yönetmenin büyük ustalığı.  Ah keşke senaryo için de aynı şeyleri söyle bilseydim,
Film müzikleriyle, çılgın ötesi aksiyon sahneleriyle, tüm oyuncuların özellikle Paul Walker’ın emekleriyle, yönetmenliğiyle bu yılın en iyi aksiyon filmleri arasında olmaya aday bir film olmuş.

Filme puanım 10 üzerinden 8,5. Evet Kabul ediyorum biraz torpilli ama olsun o kadar. Herkesi gözyaşlarına boğan o son kare için az bile.
…..For Paul…..

 

M.Said Çakallı

Yorum Yaz