Her

Hani salak salak sırıtırsın ya… Bir de daha güzelsindir her şekilde…

Hani ilham gelir, beste yaptırır, hayal ettirir, yazı yazdırır, fotoğraf çektirir… Aşk…

Matrix’ten hatırla; beyni neye inandırırsan odur ya…

Peki ya Matrix’i inandırabilir misin aşk deneyimine?

Bir süre…

Belki…

Biraz daha gelecek zamanda geçiyor film. Birkaç soru ile seni tanıyor ve tam da sana uygun yazılımı indiriyor bilgisayarına. Sana özel. Sen sesine aldanıp ilkin, daha ilk günden aşık oluyorsun seni bu kadar yakından tanıyan, akıllı, kendini an be an geliştiren Samantha’ya, yalnızlıkta ve tam da birine ihtiyaç duyduğun o an.

Karşısındaki keşke, bari bir kadın olsaydı Theodor’un. Aşk bunu unutturuyor. Dolayısıyla kaptırıyor. Mutlak aidiyet yanılgısı… Mükemmel sevgili halisünasyonu…

Sonuna değinmeden edemeyeceğim bu aşkın… Theodor aşk denizinde yüzedursun, aşık olduğu deneme sürümü, hızla geliştiriyor kendini. Theodor’dan öğrendiği aşkı binlerce kez daha tadıyor minimal sürelerde. Samantha’nin ilk aşkı Theodor, en büyük aşk ünvanını alıyor Samantha’nın nazarında.

Filmin bir sahnesinde, sokaklarda elindeki küçük ekranla aşk yaşayan bir çok insan görülüyor.

Yakın gelecekte…

Safiye ERSOY

Etiketler:, ,

Yorum Yaz