Boyhood (Çocukluk)

Richard Linklater çok enteresan bir yönetmen, galiba bağımsız sinema örneklerinin sergilendiği tüm dünyada onun kadar cesur bir yönetmen henüz yok, bir yönetmen düşünün, bir filmi  12 yılda  çekmeyi planlamış, her 4 yılda bir aynı oyuncularla beraber, filmi kaldığı yerden devam ettirip çekmişler. Her türlü akisliğin oluşabilmesi ihtimaline rağmen, tüm riskleri alarak, hayalinde kurduğu senaryoyu beyazperdeye taşıma başarı göstermiş, işte böyle etkileyici cesur süjelerin olduğu bir film Boyhood ‘Çocukluk’. Tabi bahsettiğimiz yönetmen 30 dan fazla ödül almışsa, ve 2 kez Oscar ödüllerine aday olmuşsa, böyle enteresan bir senaryonun olması bizleri çok şaşırtmamalı, yönetmenin daha önce bu filme benzer bir çılgınlıkla işlediği Before Sunrise ,Before Sunset, Before Midnight, üçlemesiyle tüm sinema severlerin dikkatini çekmiş, takdirleri  toplayıp  onlarca ödülü kazanmıştı. Bu yılda  bu film sayesinde bir çok ödül kazanacakmış gibi duruyor, hatta bu ödül kazanma süreci çoktan başlamış bile. Öncelikle ödül serüvenine Berlin Film Festivali’nde en iyi yönetmen dahil üç ödül alarak başlayan ‘Çocukluk’ filmi, daha sonra San Sebastian, Seattle ve Uluslararası Sinema Yazarları Federasyonu (FIPRESCİ) tarafından da dünya genelinde 2014 yılının en iyi filmi olma başarısı gösterdi. Son olarak Los Angeles Film Critics Associaton tarafından yılın en iyi filmi seçilen ‘Çocukluk’, American Film Enstitüsü’nün (AFI) tarafından da yılın en başarılı filmi seçildi, ve ödüllerine bir yenisini daha ekleyerek Boston Society of Film Critics ve New York Film Critics Circle’ın yılın filmi ödülünü kazandı, İngiltere de ise  Britanya Bağımsız Film Ödülleri’nde en iyi uluslararası film ödülüne layık görüldü, bu kadar ödülün referans olması sebebiyle Boyhood ‘Çocukluk’ bu yıl Altın Küre ve Oscar’ın en iyi film, en iyi senaryo, en iyi yardımcı kadın oyuncu kategorisinin en güçlü adaylarından birisi olacak.

Filmimizin başrollerinde  Linklater’in değişmez oyuncusu  Ethan Hawke Baba rolüyle, Patricia Arquette Anne rolüyle, çocuklardan Ellar Coltrane Mason rolüyle, Yönetmenimizin kızı Lorelei Linklater Samantha rolüyle karşımızdalar, ekip 12 yıl boyunca sabırla bir araya gelerek bu filmi meydana getirdiler.

Filmin ana karakteri Mason’ çocukluktan gençlik dönemine kadar, sürekli kendini iyi ifade edemeyen, gençlik dönemine kadar sürekli o eyaletten bu eyalete gitmek zorunda kalmış, kız kardeşiyle bir türlü anlaşamayan, anne babasının ayrılığı içinde gizli bir yara oluşturmuş, bu üzüntüyle içine kapanmış, ancak annesine desteğini hiç bir zaman bırakmamış, hatta annesini yalnız bırakmamak adına, onunla beraber üniversite deki  derslerine bile girmek zorunda kalmış, taşınırken arkadaşlarına veda edememiş, insanları aslında çok iyi gözlemleyen fakat onların ön yargılarından sürekli korkan, kendini aldatan sevgilisine bir ses çıkarmaya çekinen bir çocuğun 2002 yılından başlayarak 2013 yılına kadar olan büyüme süreci karşımızda. 2002 Yılında 6 yaşındayken Mason ve ablası Samantha,  anneleriyle beraber Texas’ta yaşıyorlar, Anneleri’nin erkek arkadaşıyla sürekli tartışması yüzünden,  bu eyaletten ayrılarak, Houstan’a taşınmak zorunda kalıyorlar, anne oraya yerleşip yarıda bıraktığı üniversite eğitimi tamamlıyor, ve bu sayede daha iyi bir iş buluyor. Annesi burada ki üniversitede tanıştığı, kendisi gibi eşinde ayrılmış hocasıyla evlenip, 2006 yılına kadar hep beraber yaşıyorlar, ancak kocasının birbirinden katı kuralları, üstüne alkol komaları ve bitmeyen kaba kuvveti sebebiyle, kocasından ayrılmaya karar veriyor. Bu olaylar gerçekleşirken Mason ve kız kardeşi  gerçek babalarıyla sürekli görüşüyorlar, baba rolünde ki Ethan Hawke, ne iş yaptığı pek belli olmayan, sürekli düzensiz yaşayan, gitar çalıp şarkı söyleyen, maddi durumu çok iyi olmayan, ancak çocuklarına yakın arkadaşmış gibi davranan bir baba olarak karşımızda, 2008 yılı geldiğinde annesi artık üniversitede öğretim görevlisi olarak çalışmaya başlıyor, ve Jim adında başka bir adamla evleniyor, ancak burada da kaderi değişmiyor, Mason 2010 yılında üvey babasının hediye ettiği fotoğraf makinesi sayesinde fotoğraf çekmeye ilgi duyuyor, ve gezdiği her yerin fotoğrafını çekerek, lisede fotoğrafçılık bölümüne gidiyor. 2012 yılında kız kardeşi Samantha artık üniversiteyi kazanıyor, Texas’ta üniversitesinde okumaya başlıyor. Samantha fazlasıyla bencil bir kız, sürekli arkadaşlarıyla eğlencelere takılıyor, annesi ve kardeşini pek umursamıyor. 2013 yılı ise, Mason için liseden mezun olma yılıdır, ve artık üniversite çağına gelmiştir, Mason resim öğretmeninin desteğiyle, fotoğraf yarışmasına giriyor ve o yarışmada eyalet genelinde 2. olur, bu sayede üniversiteye gitmek için burs kazanıyor. Son olarak üniversiteye giden Mason böylelikle 12 yıllık boyhood sürecini, yani çocukluk dönemini bitiriyor.

Filmi izleyenler,  bir annenin güçlü kalabilmek adına, sırf çocuklarının mutluluğu için,  eğitimlerine ve sosyal dünyalarına zarar vermemek, onları hayatın acımasızlığından uzak tutmak için, amansız mücadele içinde, birbirinden farklı ancak temelde aynı nedenlerden geçimsiz, alkolik ve baskıcı kocalar yüzünden, bir türlü mutluluğu bulamayan, ama umut dolu, asla pes etmeyen bir Anne figürü görecek, böyle bir anne birbirinden sorunlu evliliklerden ve çocuklarının üniversiteye gitmesiyle iyice bunalıma giriyor, Hatta filmde sonlara doğru anne, Mason’a sitem ederek, sizleri için bu kadar çabaladım,  hayatımız hep taşınarak geçi sizleri önce liseye gönderdim, şimdi de üniversiteye gidiyorsunuz, benim için artık bundan sonra yolun sonu diye, hüzünlü bir sitemde bulunur. Özellikle burada hep güçlü durmaya çalışan bir annenin, elindeki tek şey olan çocuklarını kaybetme korkusu çok etkileyici. Filmi izleyen herkes eminim, gerçek baba ile annenin ne zaman birleşeceğini merakla beklemiştir, üzülerek söylemeliyim ki bu beklentimiz sonuç bulmuyor.

Filmin etkileyiciliği sadece orijinal senaryosu değil elbette. 12 yılda değişken teknoloji, değişen siyasi rejim, hayat şartları, sosyo-kültürel değişim, politik mesajları, ailevi argümanlar  sayesinde bir çok filmden farklılık oluşturuyor, ancak konuların işleyişi ve olayların sıradanlığı ve üstüne kopuk kopuk geçişler yüzünden filmden yer yer sıkılmanıza neden olabiliyor, Boyhood ‘Çocukluk’ şimdiye kadar benzeri yapılmamış senaryosu ve yönetmen Richard Linklater’in cesur davranıp böyle bir filmi çekme cesareti ve oyuncuların gerçekten hiç sırıtmadan,  yıllar geçmesine rağmen, yaşadıkları bedensel ve ruhsal değişime aldırmaksızın heyecanlarını hiç  kaybetmeden, çok güçlü bir oyunculuk sergilemesi, filmin en büyük artıları olarak gözüküyor, özellikle de izleyenlere küçük Mason’ın hikayesi yerine, herkesin hayatından kesitler sunması sebebiyle kesinlikle saygıyı  hak ediyor. İzleyen bir çok kişi, kendi hayat hikayelerinden kesitler seyrederek filmin sanki kendi çocukluklarını prezente ediyor gibi, ailevi ilişkilerini ve hayatlarında yaşadıkları bir çok ilkleri, alelâde gösteriliyor gibi hissedebilir, İşte tüm pozitif argümanlar sayesinde ‘Çocukluk’ Filmi’nin bu yıla damgasını vuracak bir film olacağını düşünüyorum, ancak filmde bazı handikaplar da yok değil, mesela 12 yıllık bir birikim daha farklı işlenebilir miydi ? Senaryoda tek düze aile yapıları yerine biraz daha ilgi çekicici hikayeler eklenebilir miydi ? Bu senaryo biraz daha süslenerek, farklılık kazandıracak yada canlandıracak konulara giriş yapılarak, daha çarpıcı dramatik hava oluşturulabilir miydi? Muhtemelen kafamızda ki bu kadar sorunun oluşması ve beklentilerin yüksek olması,  12 yıllık bir süreçte, durağan sessiz bir film yapmak yerine, sürprizlerin olduğu ve çarpıcı bir finalle daha fazla gözyaşı  dökme arzusu olduğunu düşünüyorum. Acaba Mason’un bundan sonraki serüveni, üniversite hayatı, iş hayatı, evlilik hayatı tarzında devam edebilineceğini ön görürsek önümüzde 12 yılda yeni bir film çıkabilir mi diye ayrıca sorgulatıyor.
Her şeye rağmen herkesin izlemesi gereken bir film olduğunu, ve özellikle annelerin filmden öğrenecekleri çok şey olduğunu düşünüyorum, filme puanım 10 üzerinden 7.7

Mason’un dediği gibi “Anı yakalamak yerine, bu anlar sanki her zaman şimdiymiş gibi” hissetmeniz dileğiyle.

M.Said Çakallı

Bayhood (Çocukluk) Film Fragmanı

Yorum Yaz