Açlık Oyunları Ateşi Yakalamak Filmine Genel Bakış

Tüm dünyada gişe rekorları kıran AÇLIK OYUNLARI filminin devamı olan AÇLIK OYUNLARI: ATEŞİ YAKALAMAK Vodafone FreeZone sponsorluğunda 22 Kasım’da seyircisiyle buluşmaya hazırlanıyor!

Açlık Oyunları: Ateşi Yakalamak, 2012’de muhteşem bir gişe başarısı yakalayan AÇLIK OYUNLARININ arkasından; dünya çapında bir fenomen haline gelen hikayeye yeni bir soluk yaratmaya geliyor. Büyük beğeni toplayan ilk film, izleyiciye ilgi çekici ve ütopik olmayan Panem kültürünü tanıttı. Her yıl on iki ezilen bölgenin bir kız bir erkek gencinin hayatta kalma savaşı için ışıltılı başkente göndermesini anlattı. Akademi ödüllü Jennifer Lawrence, Açlık Oyunları alanında imkânsız seçimler yapmaya zorlanan, 16 yaşındaki kadın kahraman Katniss’i büyük bir uyumla canlandırdı.

Açlık Oyunları: Ateşi Yakalamak filminin yönetmenliğini Francis Lawrence, senaryosunu Suzanne Collins’in “Ateşi Yakalamak” romanına dayanarak Simon Beaufoy ve Michael DeBruyn, yapımcılığını ise Nina Jacobson ve Jon Kilik üstleniyor.

Roman, sadece Birleşik Devletlerde 50 milyon kopyaya ulaşan 3 kitaplık serinin ikincisi.

Açlık Oyunları: Ateşi Yakalamak; Katniss Everdeen’in (Jennifer Lawrence) yoldaşı Peeta Mellark (Josh Hutcherson) ile birlikte 74.cü Açlık Oyunlarını kazanması ve eve sağ salim dönmesiyle başlar. Kazanmak, aslında ailelerini ve arkadaşlarını geride bırakıp, bütün bölgeleri tek tek gezmelerini gerektiren “Zafer Turu” yapmaları anlamına gelmektedir. Yol boyunca Katniss ayaklanmanın başlamak üzere olduğunu fark eder. Fakat başkent, hala büyük ölçüde Başkan Snow’un kontrolündedir. Snow ise her şeyden habersiz bütün Panem’i değiştirebilecek olan Açlık Oyunlarının 75. Yılı etkinliklerini hazırlamakla meşguldür.

BU YIL AÇLIK OYUNLARININ 75. YILI!

Katniss Everdeen için hedef, daha önce hiç bu kadar yüksek olmamıştı. Ezilen ulusunun bu utanç verici kanlı müsabakasını uzatmak için savaştığı zaman daha dün gibiydi. Şimdi ise yıllık Açlık Oyunları tekrar yaklaşıyor ve bu yıl bir daha arenaya dönebileceğini hayal bile edemeyen Katniss ve diğer bütün eski kazananların katılacağı bir “Üçüncü Çeyrek Asır Oyunları” olması nedeniyle daha da önemli.
Katniss’i hiç beklemediği şekilde tekrar Açlık Oyunları’na iten bu yeni öyküsü ile film, oyuncularına ve ekibine daha önce keşfedilmemiş duygusal ve teknik tecrübeler yaşattı. Katniss ve yoldaşı olan Peeta, Zafer Turu ile Panem’in bölgelerini gezer, sonrasında onları yok etmek amaçlı tasarlanan oyunlar için alıkonulurlar. Yapımcılar, Collins’in hikâyesine de bağlı kalarak hikâyeyi ve karakterleri daha da zorlama fırsatı yakaladılar.

“AÇLIK OYUNLARI: ATEŞİ YAKALAMAK”

Bu filmde, ilk filmde de olduğumuz gibi tutkulu olmak istedik ve yaratıcı riskler almaya devam ettik.” diyor yapımcı Nina Jacobson ve ekliyor “Nasıl Açlık Oyunlarının hakkını vermeye çalıştıysak, Ateşi Yakalamak filminin de öyle hakkını vermeye çalıştık.”

“Ateşi Yakalamak, Açlık Oyunlarından çok daha farklı bir hikâye. Katniss, daha büyük bir mücadeleye, değim yerindeyse, itiliyor. Ve biz sadece onun omuzlarındaki yükü değil, aynı zamanda diğerlerini nasıl önemsediğini de görüyoruz.” diye ekliyor Francis Lawrence.

Panem, Ateşi Yakalamaktaki olaylarla yavaş yavaş çatışmaya giden yolda ilerlerken, Katniss de bir zamanlar olduğu kararsız kız ile yakın bir gelecekte olacağı genç kadın arasındaki sınırda duruyor.

KATNISS ZOR DURUMDA

Açlık Oyunlarında olanlar, Katnis Everdeen’e fiziksel ve duygusal sınırlarını gösterdi. Tek isteğinin eve dönüp ailesi ve en yakın arkadaşı Gale Hawthorne’la birlikte olmak olduğunu da. Fakat olabilecek bütün her şeye dayansa bile Katniss için eve gitmek diye bir şey yoktur. Artık, hayatı başkentin kontrolünde, sevdikleri ise tehdit altında olan; anıların yalnız bırakmadığı bir kız, başka bir insandır. Daha da fazlası, istese de istemese de o şimdi tanınan bir yüzdür. Sadece başkentin “alevler içindeki kızı” değil, aynı zamanda bazıları için de ilham verici bir sembol haline gelmektedir.

Şimdi, 75nci yıl açlık oyunları için ikinci kez alı konulduğunda, her şey Katniss’i aklındaki bir yere götürür. Hiç olmadığı kadar bağımsız ve muhalif olarak Ateşi Yakalamaktaki bu macerası, kahraman olmanın ikilemli doğasına dönüşür: Güç ve Sorumluluk.

Lawrence, bir karakteri ilk defa beyaz perdeye aktarmayı sevdi. Ateşi

Yakalamakta ise zor zamanlarda bu hale gelen, bazen özverili, çoğunlukla açıkgöz olan bu genç kadını aldı; dayanıklılığın ve olgunluğun yeni bir seviyesine taşıdı.

“Katniss, hala hayran olduğum bir karakter, ama bu sefer onun için işler biraz değişiyor” diyor Lawrence ve ekliyor “İlk filmde Katniss, sadece ailesini kurtarmak isteyen kararsız bir kahramandı, şimdi ise omuzlarında daha ağır yükler var. Ona güvenen herkese karşı sorumluluk hissediyor. Bu konuda pek de iyi hissetmiyor, çünkü yaptığı anlaşma onu bu konuda zora sokacak gibi.” diyor Jennifer Lawrence.

Açlık Oyunları, cesur, esir edilmiş bölgeleri, ışıltılı başkenti, halkın gözünü boyamaya yarayan yayın organları ile özgün, ama bir o kadar da tanıdık gelen Panem dünyasına bir kapı açtı. Şimdi Ateşi Yakalamak, Panem’in ölçeğini genişletiyor. Şimdiye kadar gördüğümüzden daha fazlasını, mazlum bir ulusun henüz başlayan isyan hareketlerini açıklıyor. Bunların hepsini hayata geçirmek için gereken yaratıcılık ve özen ile yapımcılar, neden Collins’in hikâyesine bu kadar güçlü şekilde bağlı olunduğunu anlayabilecek, aynı zamanda beyaz perdeye kendi vizyonunu da aktarabilecek bir yönetmen aramaya başladılar. Tüm dünyanın hayranlık duyduğu yönetmen Francis Lawrence’la çalışmaya karar verdiler.

Fakat Lawrence için en büyük heyecan, Collins’in karakterlerinin, özellikle de Katniss’in en içten kaygılarını, dileklerini daha önce görülmemiş biçimde ortaya çıkartmasıydı. Katniss ve Peeta, üçüncü çeyrek oyunlarına önceki oyunlarından kazandıkları cesaret ve şüphecilikle gelirler. Fakat eğer bu oyundan da sağ çıkmak istiyorlarsa, bu kazanımlarını bir üst seviyeye ulaştırmak zorundadırlar. “Bu oyundaki bütün yarışanlar önceden kazananlar oldukları için öncekilerden daha zeki, daha yetenekli,” diyor Yönetmen Lawrence “Kime güvenip güvenemeyeceklerini anlamaya çalıştıkça, Katniss ve Peeta için ittifaklar daha da önemli bir konu olmaya başlıyor.”

Katniss, ulusun en büyük umudu olma yolundaki baskıları yalnız başına yönetmek zorunda. Lawrence’a göre Katniss’i bu kadar sevilen bir modern karakter yapan, “insanlar tarafından tanınma ve Panem’in bölgelerinde, kenar mahallelerdeki milyonlara umut olma konusundaki isteğidir. Ailesini korumak için Katniss’in bir takım ihtiyaçları var. Bunlar bencil olmayan, fakat kendisinden istenilenlerle çelişen türden ihtiyaçlardır. İnsanların onu tanımalarını, ona bakmalarını istemiyor, ama bu durumdan kaçamayacağını da fark ediyor. Onu bu kadar inandırıcı yapan şey hiçbir zaman birilerinin kahramanı olmak için yola çıkmıyor” diye yorumluyor.

Yorum Yaz